bil ile cümle

bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O sıkıntıyla karşılassa bile gülümsemeyi sürdürür.She carries on smiling even in the face of adversity.
Bay Yoshida Fransız tarihini çok iyi bilir.Mr Yoshida is at home in French history.
İlk parlamentonun ne zaman ortaya çıktığını biliyor musun?Do you know when the first parliament came into being?
Sorun Mike'ın gerçeği bilip bilmediğidir.The question is whether Mike knew the fact or not.
Taş kalpliler bile gözyaşlarına boğulabilirler.Even the hard-hearted can be moved to tears.
Kişisel bir bilgisayarı nasıl kullanacağınızı biliyor musunuz?Do you know how to use a personal computer?
Ne zaman varacağınızı bize bildirin.Let us know when you'll arrive.
Yeni bilgisayarların hakkında biraz bilgi istiyorum.I'd like some information about your new computers.
Nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you feel.
Japonya'ya geri dönüş biletin var mı?Do you have a return ticket to Japan?
Açık bilet alalım.Let's get an open ticket.
Bilinenler bilinmeyenlerden ayrılmalı.The known must be separated from the unknown.
Zaten bildiğiniz gibi.As you already know.
Hakkında hiçbir şey bilmediğim Geometri çok sıkıcı bir konu gibi görünüyor.Geometry, about which I know nothing, seems like a very dull subject.
Bunun hakkında mutlu olduğunuzu biliyorum. Neden göstermiyorsun?I know you're happy about it. Why don't you just show it?
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.Billy often hits his face against windows.
Bir bilgi sayacı var mı?Is there an information counter?
Ben teşekkürlerimi nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.I don't know how to express my thanks.
Tüm faturalar bilgisayarlar tarafından düzenlenir.The bills are all done by computers.
Bazı bilim adamlarına göre, büyük deprem şimdi her an olabilir.According to some scholars, a major earthquake could occur at any moment now.
Ne kadar çok öğrenirsek, ne kadar az bildiğimizi o kadar çok farkederiz.The more we learn, the more we realize how little we know.
Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
İndirimli biletler alalım.Let's get discount tickets.
Her gidiş yeri için gidiş dönüş bileti aşağıdaki gibi.Round-trip fares to each destination are as follows.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Hepiniz gerçek hikayeyi biliyorsunuzdur.All of you are familiar with the truth of the story.
Bariyerde biletini göster.Show your ticket at the barrier.
Sohbetin hayattaki en büyük zevklerinden biri olduğunu biliyor musun?Do you know that conversation is one of the greatest pleasures in life?
Yakında toplantının saat ve tarihini size bildireceğiz.We will let you know the time and date of the meeting soon.
Toplantının neden ertelendiğini bilmiyorum.I don't know why the meeting was postponed.
Biz sorunları çözmek ve bilgiyi düzenlemek için bilgisayarlar kullanırız.We use computers to solve problems and to put information in order.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.Even now, we still doubt that he is the real murderer.
İlginç bir bilgiye sahibiz.We got an interesting piece of information.
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Bütün günümüzü alsa bile işi bitireceğiz.We'll finish the work even if it takes us all day.
Bildiğimiz kadar, o suçlu.Insofar as we know, he is guilty.
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
Yangının nedeni bilinmemektedir.The cause of the fire is not known.
Yangının nedeni biliniyordu.The cause of the fire was known.
Ateşin kökeni bilinmemektedir.The origin of the fire is unknown.
Nehri yüzerek geçmenin düşüncesi bile beni titretmeye yetti.The mere idea of swimming across the river made me tremble.
Kabukiyi biliyor musunuz?Do you know kabuki?
O da çok şarkı biliyordu.She knew a lot of songs, too.
Bilimsel bilgi 16.yüzyıldan beri büyük ölçüde ilerledi.Scientific knowledge has greatly advanced since the 16th century.
Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.Scientific truth is a creation of the human mind.
Bilim adamları gerçeği biliyor gibi görünüyor.Scientists seem to have known the truth.
Bilimciler gezegenler arasındaki uzaklıkları kolayca hesaplayabilir.Scientists can easily compute the distance between planets.
Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.Scientists have come up with many explanations for why the sky is blue.
Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.The scientist insisted on proceeding with the research.
Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Bilim adamı olmaya kararlıyım.I am determined to be a scientist.
Bilim adamları dünyanın gıda teminini arttırmak için yeni yöntemler bulacaklar.Scientists will come up with new methods of increasing the world's food supply.
Bilim adamları keşfe önemli gözüyle bakıyor.Scientists regard the discovery as important.
Bilimciler bu soruların yanıtlarını bulmaya başladılar.Scientists began to find answers to these questions.
Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar.Scientists are working hard to put an end to AIDS.
Duygusal olmak bir bilim adamı için iyi değil.It is not good for a scientist to get emotional.
Dikkatsizce uygulandığı zaman bilim tehlikeli olabilir.Science can be dangerous when applied carelessly.
Bilim, dikkatli gözleme dayanmaktadır.Science is based on careful observation.
Bilim hayatımızda yaklaşık olarak birçok değişiklik getirmiştir.Science has brought about many changes in our lives.

İlgili Sayfalar