bil ile cümle
bil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bize bildirin.Please let us know.
Umurunda olmadığını biliyorum.I know you don't care.
Ben onu daha iyi yapabileceğini biliyorum.I know you can make it better.
Yapabileceğini biliyorum.I know you can make it.
Başarabileceğini biliyorum.I know you can make it.
O kadar hızlı konuşuyorsun ki söylediğin bir kelimeyi bile anlayamıyorum.You talk so fast I can't understand a word you say.
Yeterli param olsaydı, bu bilgisayarı almıştım.Had I had enough money, I would have bought that computer.
Buluşmamız uygun olduğunda lütfen bana bildirir misin?Would you please let me know when it would be convenient for us to meet?
Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.I know you're working part-time.
Şaşırtıcı bir şekilde, soğuk günlerde bile yüzer.Surprisingly, he swims even on cold days.
Amcamız bize sinema biletleri aldı.Our uncle bought us movie tickets.
Ellie o şairi seviyor. O, onun şiirlerinin çoğunu ezbere biliyor.Ellie loves that poet. She knows many of his poems by heart.
Evan sadece küçük bir çocuk. Ne yapacağını nasıl bilmeli?Evan is just a little boy. How should he know what to do?
Pekala, evet, fakat herhangi birinin bilmesini istemiyorum.Well, yes, but I don't want anyone to know.
Bay Williams'ın Vietnam Savaşı'nda savaştığını bilmiyordum.I didn't know that Mr. Williams fought in the Vietnam War.
İnternet dünyanın her bölümünün koşullarını bilmek için çok faydalıdır.The Internet is very useful for knowing the circumstances of each part of the world.
Aslında, o bile onu seviyordu.In fact, he even loved her.
Onu ne zaman gönderebileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know when you can send it out.
Ne zaman deprem olacağını kimse bilmez.Nobody knows when the earthquake will occur.
Lütfen Kobe'ye ne zaman geleceğini bana bildir.Please let me know when you will come to Kobe.
Ne zaman bana sonucu bildirebilirsin?When can you let me know the result?
İstediğin zaman bu bilgisayarı kullanabilirsin.You can use this computer any time.
Bu binanın ne zaman yapıldığını bilmiyorum.I wonder when this building was constructed.
Konser biletini ne zaman aldın?When did you get the concert ticket?
Onun hakkında hiçbir şey bilmiyorum.I know nothing about it.
Seni ziyarete gelmeye ne zaman fırsat bulacağımı bilmiyorum.I don't know when I'll get around to visiting you.
En zeki öğrenci bile problemi çözemedi.Even the brightest student couldn't solve the problem.
Sansar kötü kokusuyla bilinir.The weasel is noted for its bad smell.
Her şey iyi gitse bile bunu cumartesiden önce bitiremeyiz.We cannot finish it before Saturday even if everything goes well.
Senin yaşında bunun yapılmayacağını bilmelisin.At your age you should know better.
İyi bir restoran biliyor musun?Do you know a good restaurant?
Hayır, bilmiyorum.No, I don't know.
Andy'yi arıyordum. Nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Andy'yi arıyordum. Onun nerede olduğunu biliyor musunuz?I was looking for Andy. Do you know where he is?
Belirli bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bilmek istiyorsanız bu sözlüğe bakın.If you want to know how a certain word is used, look it up in this dictionary.
Bir ulusu bilmek istiyorsan onun tarihini öğrenmelisin.If you are to know a nation, you must learn its history.
Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.A scholar made an excellent speech about human rights.
Alice, kitabı nerede bulacağını bilmediğinden, onun nerede olduğunu annesine sordu.Alice, not knowing where to find the book, asked her mother where it was.
Lütfen programı bana daha önce bildirin.Please let me know the schedule beforehand.
Amerika'ya gidiyorsan,İngilizce bilgini tazele.If you are going to America, brush up your English.
Amerika'ya gelmeye karar verirsen, lütfen en kısa sürede bana bildir.If you decide to come to America, please let me know as soon as possible.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
ABD'de din özgürlüğü Haklar Bildirisinin teminatlarından biridir.In the U.S., freedom of religion is one of the guarantees of the Bill of Rights.
Apollo programı uzay hakkındaki bilgimizi büyük ölçüde ilerletti.The Apollo program greatly advanced our knowledge of space.
Hitachi ve NEC gibi rakipler bir araya geldiğinde zamanların değiştiğini biliyorsunuz.You know times have changed when rivals like Hitachi and NEC get together.
O mağazada dizüstü bilgisayar satıyorlar mı?Do they sell notebooks at that store?
Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.I can't endure that noise a moment longer.
Onun bir kız arkadaşı olup olmadığını biliyor musun?Do you know if he has a girlfriend?
O adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who that man is.
Adamın kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who the man is.
O kazanın saat kaçta olduğunu biliyor musun?Do you know what time that accident happened?
Bu zor insanlarla nasıl geçineceğimi bilmiyorum.I don't know how to get along with those difficult people.
O bilgin büyük bir bilimsel keşif yaptı.That scholar made a great scientific discovery.
O, kimin dizüstü bilgisayarıdır?Whose notebook is that?
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
Okulunuzun 8.30'da başlaması ve 3.30'da bitmesini bilmek şaşırtıcı.It's surprising to know that your school starts at 8:30 and ends at 3:30.
Beyzbol biliyor musun?Do you know baseball?
Onun ne demek istediğini biliyor olmalısın.You must have known what she meant.
Onun adını tesadüfen biliyor musun?Do you happen to know his name?
Onun erkek kardeşini biliyor musunuz?Do you know his brother?