bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kompozisyonun tüm dil bilgisi hatalarından uzak.Your composition is free from all grammatical mistakes.
Denemenin birkaç hatası var fakat bir bütün olarak çok iyi.Your essay has some mistakes, but as a whole it is very good.
Kompozisyonunun birkaç hatası var.Your composition has a few mistakes.
İstediğin herhangi bir kişiyi davet edebilirsin.You may invite any person you like.
Ne demek istediğinizi biliyorum.I know what you mean.
Neyi kastettiğini biliyorum.I know what you mean.
Söylediğini bir miktar kabul ediyorum.I accept what you say to some extent.
Senin kararın bir tartışmaya açık.Your decision is open to some debate.
Çorabında büyük bir delik var.There is a big hole in your stocking.
Şikâyetlerini dinlemekten bıktım.I'm sick of listening to your complaints.
Sizi ilgilendiren herhangi bir kitap okuyabilirsiniz.You can read any book that interests you.
Bir at üzerinde para yatırmak akıllıca değil.It is not wise to put your money on a horse.
İşbirliğin olmasaydı, işi zamanında bitiremezdim.Had it not been for your cooperation, I could not have finished the work in time.
Ne sorduğunu biliyor musun?Do you know what you're asking?
Masanı olduğu gibi bırak.Leave your desk as it is.
Evinizin bir krokisini yapın.Make a sketch of your house.
Sigaranla ceketimde bir delik açtın.You burnt a hole in my coat with your cigarette.
Fikrin iyi bir fikir gibi geliyor.Your idea sounds like a good one.
Senin bencilliğinden bıktım.I'm annoyed at your selfishness.
Denemende birkaç yazım hatası var.There are several spelling errors in your essay.
Radyonu bisikletim için bana verir misin?Will you give me your radio for my bicycle?
Senin eylemlerinle ilgili ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to make of your actions.
Zamanın bitti.Your time is up.
Sana istediğin bir şeyi vereceğim.I'll give you anything that you want.
Senin için bir model uçak yapacağım.I'll make a model plane for you.
Ben senin için herhangi bir şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything for you.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Yakanda bir leke var.Your collar has a stain on it.
Biz senin hasta annenden dolayı geldik.We came on account of your sick mother.
Kız kardeşin sanki bir prenses kadar asil görünüyor.Your sister looks as noble as if she were a princess.
Bitmek bilmeyen yakınmalarından bıktım.I'm tired of your everlasting grumbles.
Tişörtün birazdan kurur.Your T-shirt will dry soon.
Sana söyleyecek bir şeyim var.I have something to tell you.
Sana söyleyeceğim bir şey var.I have something to tell you.
Sana iyi bir doktor bulacağım.I will find you a good doctor.
Sana bir model uçak yapacağım.I'll make you a model plane.
Sizin için ondan bir mesajım var.I have a message for you from her.
Senin tarafından bir köle gibi davranılmayı reddediyorum.I refuse to be treated like a slave by you.
Ben sana yeni bir takım yapacağım.I'll make you a new suit.
Sana biraz tavsiye vereyim.Let me give you a bit of advice.
Bir arabayı nasıl süreceğini sana öğreteceğim.I'll teach you how to drive a car.
Seni görmek her zaman büyük bir zevktir.To see you is always a great pleasure.
Benimle birlikte gelmeni istiyorum.I would like you to come with me.
Onu size bırakıyorum.I'm leaving it to you.
Parlak bir geleceğin var.You have a bright future.
Şikâyet etmekten başka yapacak bir şeyin yok.You've got nothing to complain of.
Bir elin yağda, bir elin balda olacak.You shall want for nothing.
Senin iyi bir eğitim avantajın var.You have the advantage of a good education.
Sizin için açık bırakılmış birkaç üst düzey pozisyon var.There are few high-ranking positions left open for you.
Bir kez daha deneme hakkın var.You are entitled to try once again.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Ben sizin bu konuda her şeyi bildiğinizi umuyorum.I expect you know all about it.
Siz bir ödül alacaksınız.You shall have a reward.
Sen oldukça bir profesyonel gibi gitar çalıyorsun, değil mi?You play the guitar quite like a professional, don't you?
Size verecek hoş bir hediyem var.I have a nice present to give you.
Böyle bir şey olacak son kişi olduğunuzu düşündüm.I thought you'd be the last person to do such a thing.
Senin yanında, Ben bu oyunda sadece bir acemiyim.Beside you, I'm only a beginner at this game.
O, tam senin gibi, iyi bir golfçü.He, just like you, is a good golfer.
O senden daha fazla bir aptal değil.He is no more a fool than you are.
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.