bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yazacak bir şeyin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if you have something to write with.
Başka bir şey düşünüyor gibi görünüyorsunuz.You seem to be thinking of something else.
Herhangi bir kulübe üyemisin?Do you belong to any clubs?
Sen bir korkak değilsin.You are not a coward.
Öncelikle sigarayı bırakmalısınız.First, you have to stop smoking.
Yüzme bilmiyorsun, değil mi?You can't swim, can you?
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.I think you'll have very little difficulty in getting a driver's license.
Güçlü bir iraden var.You are strong-minded.
Güvenli bir mekândasın.You are in a safe place.
Sen kötü bir örnek oldun.You've set a bad example.
Bir yağmurluk giysen iyi olur.You had better put on a raincoat.
Sen gerçekten sıkı bir işçisin.You're really a hard worker.
İyi bir mizah duygusuna sahipsin.You have a good sense of humor.
Artık sadece bir çocuk değilsin.You are no longer a mere child.
Daha iyi bilmelisin.You should know better.
Sen bundan daha iyi bir yere aitsin.You belong in a better place than this.
Artık büyüdün, bir çocuk gibi davranmamalısın.Now that you are grown up, you must not behave like a child.
Sen şimdi bir yetişkinsin.You are now an adult.
Biraz daha erken gelmeliydin.You should have come a little earlier.
Biraz daha erken kalkmalısın.You must get up a little earlier.
Burada biraz daha kalsan iyi olur.You had better stay here a little longer.
Henüz ev ödevini yapmayı bitirdin mi?Have you finished doing your homework yet?
Sen artık bir çocuk değilsin.You are not a child any more.
Gitmenin zamanı geldi de geçiyor bile.It's high time you got going.
O kitabı okumayı henüz bitirdin mi?Have you finished reading that book yet?
Henüz işi bitirdin mi?Have you finished the work yet?
Bunu bilmek için yeterince yaşlısın.You are old enough to know this.
Sanki sana bir şey olmamış gibi görünüyorsun.You look as though nothing has happened to you.
Aptalca davranışına bir son vermelisin.You must put an end to your foolish behavior.
Aptalca davranışına bir son vermen gerekiyor.You must put an end to your foolish behavior.
Aptalca bir hata yapmışsın gibi görünüyor.It appears that you have made a foolish mistake.
Sen sevimli bir çocuksun.You're such a cute boy.
Bir şey istiyor musunuz?Do you want anything?
Ne tür bir iş yapmak istediğinizi düşünmelisiniz.You must consider what kind of work you want to do.
Sen Tom'un bir arkadaşısın, değil mi?You're a friend of Tom's, eh?
Herhangi bir yerde evinizdeymiş gibi hisseder misiniz?Do you feel at home anywhere?
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Böyle iyi bir bahaneyi nasıl buldunuz?How did you come up with such a good excuse?
Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?How did you come up with such a good excuse?
Niçin böyle bir şey söyledin?Why did you say such a thing?
Almanca bilmiyorsun, değil mi?You don't know German, do you?
Sigarayı bırakmalısın.You should give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmalısın.You must give up smoking.
Yapmak zorunda olduğun tek şey bize katılmak.All you have to do is to join us.
Böyle bir hatayı tekrarlamasan iyi olur.You had better not repeat such an error.
Böyle bir şey hakkında üzülmene gerek yok.You don't need to worry about such a thing.
Böyle bir şey yapmamalısın.You shouldn't do such a thing.
Öyle davranılmayacağını bilecek yaştasın.You are old enough to know better than to act like that.
Böyle bir şey yapmamalıydın.You ought not to have done such a thing.
Onu bitirdin mi?Have you finished it?
Bir tanesine sahip misin?Do you have one?
Bunu daha önce yapmalıydın. Şimdi yapılacak bir şey yok.You should have done it earlier. It cannot be helped now.
Onu ne zaman bitirdin?When did you finish it?
Sebebi biliyor musunuz?Do you know the reason?
Senin yaşında daha iyi bilmelisin.You ought to know better at your age.
Kızın nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where the girl lives?
Romanı okumayı bitirdin mi?Have you finished reading the novel?
Bana bunun için bir özür borçlusun.You owe me an apology for that.
Uzun bir süre önce bana söylemeliydin.You should have told me a long time ago.
Bir kerelik gidebilirsin.You may go at once.