bi ile cümle

bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Benim bir kalp pilim var.I've got a pacemaker.
Bir web sayfası ziyaretçilerinin %90'ından daha fazlası arama motorlarındandır.More than 90 percent of visits to a web page are from search engines.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu bilmen için şans var mı?Any chance you know where I put my keys?
Bunun plastik olduğunu biliyordum ama ahşap gibi tadı vardı.I knew it was plastic but it tasted like wood.
Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.A known mistake is better than an unknown truth.
Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.Life is not an exact science, it is an art.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.Only those who risk going too far will know how far one can go.
Ne yaptığımızı bilseydik buna araştırma denmezdi, değil mi?If we knew what we were doing, it wouldn't be called research, would it?
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Ummak bir strateji değildir.Hope is not a strategy.
Yanınızda bir kaleminiz var mı?Do you have a pen on you?
Bu gerçek bir pazarlık.It's a good deal.
O kıdemli bir elemandır.He's an old timer.
Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logic is a systematic method of coming to the wrong conclusion with confidence.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.No news is good news.
Senden bir şey beklemiyorum.I don't expect anything from you.
Onun o kadar çok içtiğini bilmiyordum.I didn't know he drank so much.
İyi bitti.It's well done.
O iyi bir kişidir.He's a good person.
O iyi bir insan.He's a good person.
Lanet olası bir ruh yoktu.There was not a bloody soul.
Biz aynı kumaştan kesilmişiz.We are cut from the same cloth.
Mali, Sahraaltı Afrika'daki en fakir ülkelerden biridir.Mali is one of the poorest countries in Subsaharan Africa.
Niçin bizimle birlikte gelmiyorsun?Why aren't you coming with us?
Biz arkadaşları düşünmeliyiz.We must think about friends.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Biz trenle gittik.We left by train.
Onu benim için yapıp yapmadığını bilmiyorum.I don't know if he would have done it for me.
Kabul edeceğini biliyordum.I knew he would accept.
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Bu bıçak benim için çok yararlıydı.This knife was very useful to me.
Bir bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
Bahşiş bıraktın mı?Did you leave a tip?
Hatta sebebini bile bilmiyorlar.They don't even know why.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" "Ben olurum.""Can somebody help me?" "I will."
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
Onun bahçesi bir sanat eseridir.Her garden is a work of art.
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.I'd rather be a bird than a fish.
Bu akşam çok yemek yiyeceğiz, bu yüzden umarım bir diyette değilsin.We're going to eat a lot tonight so I hope you're not on a diet.
Böyle bir şeyi ne cüretle bana söylersin?How dare you say such a thing to me?
Sana küçük bir şey getirdim.I brought you a little something.
Nara, sakin ve güzel bir şehir.Nara is a quiet and beautiful city.
Ben bir parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
Ben pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Beni birkaç dakikalığına dinleyecek misiniz?Will you listen to me for a few minutes?
Beni birkaç dakikalığına dinleyecek misin?Will you listen to me for a few minutes?
O kız arkadaşı ile birlikte yaşıyor.He's moving in with his girlfriend.
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.I couldn't say when exactly in my life it occurred to me that I would be a pilot someday.
Bir bayana yaşının sorulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
Bir bayana yaşını sormayacak kadar mantıklı olmalısın.You should know better than to ask a lady her age.
İşleri yarım bırakmamalısın.You shouldn't do things by halves.
Hiç bir uçakta seyahat ettin mi?Have you ever traveled in a plane?
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Bir sır tutabilir misin?Can you keep a secret?

İlgili Sayfalar