bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Narita'ya varışımız bir saat ertelendi.Our arrival at Narita was delayed by an hour.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız bize yardımcı olup olmayacağınıza bağlıdır.Our success depends upon whether you will help us or not.
Dünyamız evrenin sadece küçük bir parçası.Our world is only one small part of the universe.
Yeni okul binamız inşaat halinde.Our new school building is under construction.
Bizim yeni İngilizce öğretmenimiz üniversiteden yeni mezun.Our new English teacher is fresh from college.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
İşimiz bitmek üzere.Our work is almost over.
İşimiz neredeyse bitti.Our work is almost over.
Fabrikamızın birçok makineye gereksinimi var.Our factory needs a lot of machinery.
Biz bu yeni koşullara planımızı adapte etmeliyiz.We must adapt our plan to these new circumstances.
Planımızın bir sürü avantajı var.Our plan has lots of advantages.
Planımızın birçok ek avantajı vardır.Our plan has many additional advantages.
Bizim okulumuz parka çok yakındır.Our school is very close to the park.
Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.It took quite a while to sort out all our luggage.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Bizim takım oyunu kazandı.Our team won the game.
Bizim takımımız beş puan ilerdedir.Our team is five points ahead.
Bizim takım ilerliyor.Our team is gaining ground.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Bizim sınıf boyut olarak büyümüştür.Our class has increased in size.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Zengin bir tarihsel mirasımız var.We have a rich historical heritage.
Hafif bir düşünce farkımız vardı.We had a slight difference of opinion.
Bizimle burada kal.Stay here with us.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Biz doğal olarak heyecanlandık.We naturally got excited.
Üçümüz arasında birkaç yüz dönümlük bir alanımız var.We own a few hundred acres between the three of us.
Firmamızın uzun, uzun bir geçmişi var.Our company has a long, long history.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Firmamızın yurt dışından birçok müşterisi var.Our company has many clients from abroad.
Biz Brezilya'dan kahve ithal ederiz.We import coffee from Brazil.
Okulumuz yeni bir öğretim yöntemi benimsemiştir.Our school has adopted a new teaching method.
Ev gibi bir şey yoktur.There is nothing like home.
Ailemize bir katılım bekliyoruz.We are expecting an addition to our family.
Evimin arkasında bir mutfak bahçesi var.There is a kitchen garden behind my house.
Evimin önünde ufak bir bahçe var.There is a small garden in front of my house.
Evimin önünde küçük bir bahçe var.There is a small garden in front of my house.
Bizim aile bütçesi borçludur.Our family budget is in the red.
Keşke bir bahçemiz olsaydı!If only we had a garden!
Biz evcil hayvan olarak İskoç çoban köpeği besliyoruz.We keep a collie as a pet.
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Bizim takımda olman konusunda heyecanlıyız.We are excited about having you on our team.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Bir yılanı sadece görmek onu hasta ediyor.The mere sight of a snake makes her sick.
Bir sivrisinek sürüsü onu takip etti.A swarm of mosquitoes followed him.
Bir sürü sivrisinek ısırıklarım var.I got a lot of mosquito bites.
Bir sivrisinek az önce beni ısırdı.A mosquito just bit me.
Hiç ciddi bir hastalık geçirdiniz mi?Have you ever had any serious illness?
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.He who makes no mistakes makes nothing.
Bildirecek bir şeyiniz var mı?Do you have anything to declare?
Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?May I leave my belongings on the bus?
Yük bir sürücünün tek başına taşıyamayacağı kadar çok ağırdı.The load was too heavy for a driver to carry alone.
Hazırlanmayı henüz bitirdin mi?Have you finished packing yet?
Bir vazoyu suyla doldurdum.I filled a vase with water.
Vazoda birkaç güzel gül var.There are some beautiful roses in the vase.
Bahçedeki güllerin tatlı bir kokusu var.The roses in the garden smell sweet.