bi ile cümle
bi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kayalığın tepesinden bağırırsan sesinin yankısını duyabilirsin.If you shout from the top of a cliff, you can hear the echo of your voice.
Bazı ilaçlar bize zarar verir.Some medicine does us harm.
Biraz öksürük ilacı ve aspirin almalısın.You should buy some cough medicine and aspirin.
Dışarı çıkmadan önce kapıyı kilitlemeden bırakmak onun dikkatsizliğiydi.It was careless of her to leave the door unlocked when she went out.
Yabancı işçilere karşı bir önyargım yok.I don't have a prejudice against foreign workers.
Biz yabancı turistlere vergi muafiyeti ayrıcalığı veriyoruz.We give foreign tourists the privilege of tax exemption.
Bir grup yabancı Edo'ya geldi, yani Tokyo.A group of foreigners arrived in Edo, i.e. Tokyo.
Bir yabancı ile arkadaş olmak ilginçtir.It is interesting to make friends with a foreigner.
Bir dili öğrenmenin en iyi yolu, o dilin konuşulduğu ülkeye gitmektir.The best way to learn a foreign language is to go to the country where it is spoken.
Bir yabancı dili iyi konuşmak zaman alır.To speak a foreign language well takes time.
Yabancı bir dil öğrenmek kolay değildir.It is not easy to learn a foreign language.
Yabancı bir lisan öğrenmek çok fazla pratik gerektirir.It takes a great deal of practice to master a foreign language.
Çok az sayıda insan bir yabancı dili mükemmel şekilde konuşabilir.Few people can speak a foreign language perfectly.
Bir yabancı bir dili öğrenmek için en iyi yol nedir?What is the best way to learn a foreign language?
Yabancı bir dil öğrenmek zordur.It's difficult to learn a foreign language.
Bir yabancı dil öğrenirken sözlükleri iyi kullanmalıyız.We should make good use of dictionaries when studying a foreign language.
Bir yabancı dil öğrenmek eğlencelidir.Learning a foreign language is fun.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.It takes years to master a foreign language.
Sana, yabancı dil öğrenmede yeni bir yaklaşım göstereceğim.I will show you a new approach to foreign language learning.
Bir yabancı dil öğrenmek hiçbir şekilde kolay değildir.It's by no means easy to master a foreign language.
Yabancı bir dilde derdini anlatmak zor değil mi?Isn't it difficult to make yourself understood in a foreign language?
Birkaç yabancı dil konuşabilmek çok iyi.It is so good to be able to speak a number of foreign languages.
Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.The best way to know a foreign country is to go there yourself.
Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.The good way to know a foreign country is to go there.
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visiting a foreign country must be expensive.
Hiç yabancı biran var mı?Do you have any imported beer?
Yabancı bir ülkeye girmek için bir pasaporta ihtiyacın var.You need a passport to enter a foreign country.
Yurt dışında yaşamak bir yabancı dili öğrenmek için en iyi yoldur.Living abroad is the best way to learn a foreign language.
Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.In a foreign country most of us go through culture shock.
Bir grup yabancı öğrenci, Akira'nın lisesini ziyaret etti.A group of foreign students visited Akira's high school.
Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
Cerrah beni bir organ nakli operasyonu geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an organ transplant operation.
Cerrah bir organ nakli geçirmesi için onu ikna etti.The surgeon persuaded him to undergo an organ transplant.
Cerrah beni bir ameliyat geçirmem için ikna etti.The surgeon persuaded me to undergo an operation.
Dışarıda bir kez derin bir rahatlama nefesi verdim.Once outside, I gave a deep sigh of relief.
Dışarıda çok sert bir soğuk vardı.It was piercingly cold outside.
Dışarısı soğuk olduğu için bir yağmurluk giymelisin.You should put on a raincoat because it's cold outside.
Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.I have a spare key to my house hidden outside.
Dışarıda bir masaya oturabilir miyiz?Could we have a table outside?
Lütfen bizi dışarıda akşam yemeği yemeye davet edin.Please invite us out to dinner.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Öncüler birçok tehlike ile karşılaştılar.The pioneers met with many dangers.
Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.The opening of the country had a great influence on Japanese civilization.
Açılış konuşması tek başına bir saat sürdü.The opening address alone lasted one hour.
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
Rahatsızlık için bizi affet.Excuse us for the inconvenience.
En küçük bir fikrim yok.I don't have the slightest idea.
Herkes onun iyi bir insan olduğunu söylüyor.Everyone says that he's a good man.
Hepinizle birlikte iyi vakit geçirdiğimi asla unutmayacağım.I'll never forget having a good time with you all.
Haydi binin!All aboard!
Herkes yasadışı yabancılar karşı düşmanca bir tavır aldı.Everybody took a hostile attitude toward illegal aliens.
Herkes onu harika bir şarkıcı olarak saydı.Everyone regarded him as a great singer.
Herkes bana bir lider olarak baktı.Everyone looked on me as a leader.
Hepiniz gerçek hikayeyi biliyorsunuzdur.All of you are familiar with the truth of the story.
Bir kül tablasına ihtiyacım var.I need an ashtray.
Balina yakalamak için bir çaçabalığı atın.Throw a sprat to catch a whale.
Okyanus akıntılarında bir değişiklik oldu mu?Has a change in ocean currents occurred?
Deniz kenarı, çocukların oynamaları için ideal bir noktadır.The seaside is an ideal spot for the children to play.