Ana içeriğe geç
Sözlük

bişe ile cümle

bişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Me Io ensenó mi maestro de esgrima.
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Mijn omheining leraar onderrichtte hem aan mij.
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Mùj uèitel šermu mì to nauèil.
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Profesorul meu de scrimă m-a învăţat.
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Temu se reče Podganja kost. Moj učitelj sabljanja me ga je naučil.
Benim eskirim hocamdan benim öğrendiğim bişey.Μου το έμαθε ο δάσκαλος της ξιφασκίας.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Ah, toda vez que vejo esse cara verde com dois pontinhos ... ...isso não é nada bom."
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.En bien, à chaque fois que je vois ce bonhomme vert avec deux points dessus, ce n'est clairement pas salutaire
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Hű, akárhányszor ezekbe a kétpöttyös zöld izékbe botlok az nem tesz túl jót nekem.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Když jsou tu tyto malé zelené potvory s dvěma tečkami, není to pro mě dobré.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Oh, elke keer dat er zo'n klein groen kereltje met 2 stippen langskomt, is dat niet zo'n goede zaak.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.O, immer wenn ich diesen grünen Kerl mit 2 Punkten bekomme, ist das nichts was ich gerne in der Nähe hätte.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.O, κάθε φορά που μπορώ να βρω το μικρό πράσινο φίλε με 2 τελείες, Αυτό δεν είναι καλό να έχουν περίπου.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Questi iniziano a pensare:
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil."Zawsze, kiedy spotkam jednego z tych zielonych gości z dwoma kropkami, dzieje się coś złego.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.Вона усвідомлює: Хм, щоразу, коли сюди потрапляють ці малі з 2 цятками, через них тут багато клопоту.
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.ואיך אפשר לזהות אותן, אבל בואו נאמר שמערכת החיסון שלנו מזהה אותן כך:
Ben ne zaman bu iki noktalı yeşil şeyi alsam bu ortalıkta olması iyi bişey değil.「あ、この2つの点がある緑のヤツ。 近くに置いとくと、いつもまずいことになるんだよな。 よし。それじゃあ、こいつらが免疫系やDNAとかに侵入する前に、なんとかして破壊してしまおう。」という感じ。
Beta? Bunun gibi bişey.- <i>Beta?</i> - Một cái gì đó như thế.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Bạn biết đấy, một cái gì đó về bạn nhắc tôi về bạn.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Ştii, e ceva la tine care-mi aduce aminte de tine.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Veš, nekaj na tebi me spominja na tebe.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Víš, nìco na tobì mi tì pøipomíná.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Weet u, iets herinnert mij over u van u.
Biliyor musun? Senin hakkında bişey bana seni hatırlatıyor.Ξέρεις, κάτι από σένα μου θυμίζει...εσένα.
Biliyorum. Gördünüz mü...Aklında başka bişey vardır demiştim.알아.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.Berikutnya kalau Anda bertemu orang Arab Saudi, lihat baik-baik, mereka agak sedikit miring.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.다음에 사우디인을 만나시면, 유심히 지켜보세요, 그들의 고개는 조금 꺽여있을 겁니다.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.Następnym razem kiedy spotkacie Saudyjczyka, przyjrzyjcie się, są trochę przekrzywieni.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.בפעם הבאה שתפגשו סעודי, תתבוננו בו היטב. הם קצת נוטים הצידה.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.المرة المقبلة عندما ترون سعوديا , انظروا عن قرب , ستجدونه مائلا قليلا.
Bir dahaki sefere bir Sudi gördüğünüzde yakından bakın. Onlar az bişey eğik dururlar.「アブダル 大丈夫?」 「まぁ
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Detta är f(x) = -6. Och grafen ser ut ungefär så här.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:f(x) = -6입니다
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Lidt ligesom - det er f af x er lig minus 6. Og grafen vil slags gøre noget som dette.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Minimum fce je Y rovno mínus 6. A graf bude vypadat asi takto.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Một chút như--đây là f của x bằng trừ 6. Và đồ thị loại sẽ làm một cái gì đó như thế này.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Ten punkt to f(x) równa się minus 6. A wykres wygląda mniej więcej tak.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Trochu ako -- toto je f (x) rovna sa minus 6. Graf by vyzeral asi takto.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Um pouco como -- Este é f(x) igual a -6. E o gráfico faria algo do seguinte tipo
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Un poco como - este es f(x) igual a -6. Y la gráfica realizará algo como esto.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:Un po' tipo --- questo e' f(x) = -6 e il grafico fa tipo qualcosa di simile.
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:قليلاً ما تشبه --هذا f(x) = -6 والتمثيل البياني سوف يبدو هكذا تقريباً
Birde - bu f'in x'i, -6 ya eşittir. grafiği şöyle bişey olur:グラフが種のこのような何かを行います。 34 00時 01分:
Bişey beni çok güçlü hakkında düşündüyor.Algo en Io que creo fervientemente.
Bişey beni çok güçlü hakkında düşündüyor.Ceva la care ţin foarte mult.
Bişey beni çok güçlü hakkında düşündüyor.Là một cái gì đó tôi cảm thấy rất mạnh mẽ về.
Bişey beni çok güçlü hakkında düşündüyor.Nekaj v kar sem bil prepričana.
Bişey beni çok güçlü hakkında düşündüyor.Ήταν κάτι που δεν μου άρεσε.
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Apasă pe lucruri şi se zgâiesc la monitoare."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Cliccano sugli oggetti e guardano schermi."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Dolgokra kattintgatnak és képernyőket bámulnak."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar.""Estão a clicar em coisas e a olhar para ecrãs."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Hacen clic en unas cosas y luego miran fijamente las pantallas".
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Họ đang nhấp chuột vào những thứ linh tinh và nhìn chằm chằm vào màn hình."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Ils cliquent sur des trucs et fixent des écrans. "
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Klikają i gapią się w ekran.
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Klikají na věci a zírají na obrazovky."
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."Klikajo na stvari in stmijo v zaslone".
Bişeylere tıklıyorlar ve ekranlara bakıyorlar."사람들은 화면을 보면서 뭔가를 클릭하고 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod