Ana içeriğe geç
Sözlük

biçimlenme ile cümle

biçimlenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşler biçimlenmeye başlıyor.Things are starting to take shape.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.It's like that initial stage is over -- oneness: infancy, unformed, primitive.
Gerçek olan durum, ayrı olmak. Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.What is real is separateness, and at some point in early babyhood, the idea of self starts to form.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silClear all contents and formatting of the current cell
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Volgens Rawls levert dit rechtvaardige beslissingen op met een rechtvaardige verdeling van welvaart.
Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür.Poznaje strukturę i moralność wspólnoty, w której żyje.
Süperkıtaların biçimlenmesi ve ardından ayrışmaları Yeryüzü tarihinde döngüsel olarak tekrar etmektedir.A szuperkontinensek kialakulása és szétszakadása ciklikusan ismétlődik a Föld történetében.
Atlantik Okyanusu tek bir biçimlenme içinde oluşmadı.Μεσογείων δεν ήταν ενιαία.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silAlle inhoud en opmaak van de huidige cel wissen
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silApagar todo o conteúdo e formatação da célula actual
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silDen Inhalt und die Formatierung der aktuellen Zelle löschen
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silEffacer tout le contenu et le formatage de la cellule courante
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silElimina tutti i contenuti e le formattazioni di questa cella
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silIzbriši vso vsebino in oblikovanje trenutne celice.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silLimpia el contenido y formato de la celda actual
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silPoista sisältö ja muotoilu nykyisestä solusta.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silRydder alt indhold og formatering af denne celle
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silSmazat veškerý obsah a formátování současné buňky
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silȘterge comentariu
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silTa bort allt innehåll och all formatering i den aktuella cellen
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silTörli az aktuális cella tartalmát és formázását.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silUsuń całą zawartość i formatowanie bieżącej komórki
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silZmazať obsah a formát aktuálnej bunky.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silΚαθαρισμός όλων των περιεχομένων και μορφοποίησης του τρέχοντος κελιού
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silВилучити увесь вміст і форматування поточної комірки
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silИзтриване съдържанието и форматирането на текущата клетка.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silУдалить все содержимое и форматирование текущей ячейки
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silמחיקת כל התוכן והעיצוב של התא הנוכחי.
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini silامسح كل المحتويات والتنسيقات للخلية الحالية
Geçerli hücrenin tüm içeriğini ve biçimlenmesini sil現在のセルのすべての内容と書式をクリア
Gerçek olan durum, ayrı olmak. Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Co je skutečné je oddělenost a v určitém bodě útlého dětství myšlenka vlastního já, která se začne formovat.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.C'est comme si cette étape initiale était terminée -- l'unité : l'enfance, informe, primitive.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Dat hoofdstuk lijkt dan afgesloten -- eenheid: kinderjaren, ongevormd, primitief.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Det är som att den inledande fasen är över -- enhet: spädbarnstid, oformade, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.E ca şi cum faza iniţială a luat sfârşit; Unicitate: copilărie, ne-formare, primitivitate.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.È come se questa tappa iniziale finisca -- unità: infanzia, non formata, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.É como se o estágio inicial acabasse -- a unidade: infância, disforme, primitiva.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Ese estado inicial tiene un fin, esa unicidad: la primera infancia, ese estado sin forma y primitivo.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Es ist als ob diese initiale Phase vorbei ist -- Einheit: Kindheit, ungeformt, primitiv.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Giai đoạn ban đầu đã kết thúc -- ý thức về sự đồng nhất: thuở ấu thơ, thời kỳ non nớt, trạng thái nguyên thuỷ.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Jako by počáteční stadium bylo za námi - jednota: dětský, nerozvinutý, primitivní.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.마치 시작 단계가 지난것과 같습니다 -- 하나됨: 유아기, 미 성형, 원시적.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Sepertinya tingkat awal itu berakhir -- kesatuan: masa kecil, tidak berbentuk, primitif.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.To jak wstępny etap, który się kończy - harmonia: niemowlęctwo, nieukształtowane, prymitywne.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Είναι σαν αυτό το αρχικό στάδιο να τελειώνει -- ενότητα: βρεφική, άμορφη, πρωτόγονη.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Будто первая стадия окончена. Единство: младенчество, несформированное, примитивное.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Немов перша стадія завершена - єдність: дитинство, несформоване, примітивне.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.Сякаш този първи стадий се загубва- единството, ранното детство, недоразвитостта, примитивността.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.וכך השלב הראשון הזה מסתיים -- אחידות, ינקות, גולמי, פרימיטיבי.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.وكأن هذه المرحلة المبدئية انقضت -- الإتحاد: الطفولة، غير متشكلة، بدائية.
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.同一性の感覚は幼年時代の 未成熟で原始的なものです それは真のものではなくなり 別れていることが
Sanki o başlangıç aşaması bitiyormuş gibi, birlik, çocukluk, biçimlenmemiş, ilkel.就好似人生最初階段好快就結束咗-- 統一性:雛形, 未成型,原始的。
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.À un moment donné au début de la petite enfance, l'idée d'identité commence à se former.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Dan pada suatu titik dalam kehidupan awal bayi, ide kedirian mulai terbentuk.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.E ad un certo punto nella primissima infanzia, l'idea del sé comincia a formarsi.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.E em algum ponto da tenra infância, a ideia do Eu começa a formar-se
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.Ergens tijdens de babyfase begint het idee van zelf te ontstaan.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.És a korai csecsemőkor egy bizonyos pontján az én eszméje elkezd kialakulni.
Ve bebekliğin bir noktasında benlik fikri biçimlenmeye başlıyor.I na jakimś etapie niemowlęctwa, rodzi się pojęcie własnego 'ja'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod