Ama beynin içine baktığınızı düşünün.ولكن يمكنك أن تتخيل أنّك تنظر داخل الدماغ.
Ama beynin içine baktığınızı düşünün.これがその脳の中身です
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.Ale w niedalekiej przyszłości będziemy w stanie skanować umysł człowieka i efektywnie go badać.
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.Dar la un moment dat vom putea să scanăm creierele tuturor celor implicaţi şi pur şi simplu să-i interogăm.
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.하지만 언젠가는 우리는 두뇌를 정밀촬영할 수 있을 것이고 실제로 거기서 정보를 얻어낼 수가 있을 것입니다.
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.Ma ad un certo punto saremo in grado di analizzare il cervello di tutti i coinvolti e di fatto interrogarli.
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.Maar op een bepaald moment kunnen we de hersenen van alle betrokkenen scannen en ze daadwerkelijk ondervragen.
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.אבל בנקודה מסויימת נוכל לסרוק את מוחות כל המעורבים בנושא וממש לבדוק את זה אצלם:
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.وفي يوما ما سوف نستطيع ان نمسح " ادمغة " الجميع - المعنين في تلك القصة - ومن ثم ندرسهم
Ama bir noktada konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve onları sorgulamamız mümkün olacak.人間の脳をスキャンして 把握できるようになるでしょう 例えば このような習慣をもつ人たちの
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Aber heute möchte ich über etwas reden, das Sie nicht sehen können, was passiert in diesen kleinen Gehirn.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ale dnes budu mluvit o něčem, co nemůžete vidět, o tom, co se děje v jejím malém mozečku.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Danes pa bom govorila o nečem nevidnem, in sicer o dogajanju v njenih možganih.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dar astăzi vă voi vorbi despre ceva ce nu puteți vedea, ce se petrece în acel căpșor al ei.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dnes vám však poviem o niečom, čo nemôžete vidieť, o tom, čo sa deje v jej malom mozgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dzisiaj powiem o czymś, czego nie możecie zobaczyć: co dzieje się w jego maleńkim mózgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.하지만 오늘 저는 여러분이 보지 못하는 것에 대해서 말씀드릴 것입니다. 아기의 작은 두뇌 안에서 무슨 일이 벌어지는지 말이죠.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ma azonban olyasvalamiről fogok beszélni, amit nem látunk -- hogy mi megy végbe az aprócska agyukban.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mas hoje vou falar sobre algo que você não consegue ver: o que acontece em seu pequeno cérebro.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men idag ska jag tala om något som ni inte kan se, det som händer i hennes lilla hjärna.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men i dag vil jeg tale om noget, som man ikke kan se, nemlig hvad der sker oppe i hjernen på det lille pus.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mutta tänään kerron jostain, mitä ei voi nähdä, mitä tapahtuu hänen pienissä aivoissaan.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Oggi vi parlerò di qualcosa che non potete vedere: di quello che succede nel suo piccolo cervello.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Vandaag ga ik vertellen over iets dat je niet kan zien, wat er gebeurt daarboven in haar kleine brein.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Αλλά σήμερα θα σας μιλήσω για κάτι που δε μπορείτε να δείτε, τι συμβαίνει στο μυαλουδάκι της.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но днес ще говоря за нещо, което не можете да видите, това което се случва в нейния малък мозък.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но сегодня я собираюсь говорить о том, что мы не можем увидеть, о том, что происходит в её растущем мозге.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.אבל היום אדבר אתכם על מה שאינכם יכולים לראות, על מה שמתרחש במוחה הקטן.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.إلا أنني سألفت إنتباهكم اليوم إلى شيء آخر يتعذر عليكم ملاحظته, فثمة شيء يعمل داخل دماغها الصغير.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.赤ちゃんの小さな脳で起きていることについてです そこではロケット科学に劣らぬ
Ama bu sadece fizyoloji. Bu sadece beyninizde.하지만 생리적인 일일 뿐입니다. 여러분의 뇌 덕분이죠.
Ama bu sadece fizyoloji. Bu sadece beyninizde.אבל זה רק פיסיולוגיה. זה רק אצלך במוח.
Ama bu sadece fizyoloji. Bu sadece beyninizde.لكنه فقط علم وظائف الأعضاء. فقط في عقلك .
Ama bu sadece fizyoloji. Bu sadece beyninizde.私たちの頭は上手くできてるんです
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale ak budeme hovoriť o ľudskom blahu, budeme nevyhnutne hovoriť o ľudskom mozgu.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale budeme-li hovořit o blahobytu lidstva, musíme nutně hovořit o lidském mozku.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale jeśli mamy zamiar rozmawiać o ludzkim szczęściu powinniśmy rozmawiać o ludzkim umyśle.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.De ha az emberi jólétről akarunk beszélni, akkor óhatatlanul is az emberi agyról beszélünk.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.하지만 만약 우리가 인간의 행복에 대해 이야기하려 한다면 우리는, 반드시 인간 두뇌에 관해 이야기 해야 합니다.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Maar wanneer we spreken over een mensenleven hebben we het natuurlijk over het menselijk brein.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ma se vogliamo parlare del benessere umano dobbiamo necessariamente parlare del cervello umano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mas se vamos falar sobre o bem-estar humano vamos, necessariamente, falar sobre o cérebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mutta jos aiomme puhua ihmisen hyvinvoinnista, emme voi välttää puhumista ihmisaivoista.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Nhưng khi nói về hạnh phúc của loài người là chúng ta đang nói về não bộ của con người.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Pero si vamos a hablar de bienestar humano estamos, por fuerza, hablando del cerebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Αλλά εάν θα μιλήσουμε για την ανθρώπινη ευημερία είναι απαραίτητο να μιλήσουμε για τον ανθρώπινο εγκέφαλο.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Но ако говорим за човешкото благосъстояние, сме принудени да говорим за човешкия мозък.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.אך אם בכוונתנו לדון ברווחת האדם הרינו בהכרח דנים במוח האנושי.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.ولكن ان كنا نريد التحدث عن معيشة الانسان فانه يتوجب علينا التحدث حتما عن دماغ الانسان
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.人間の脳は切り離せません なぜなら我々がこの世で経験することは
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Aber dies ist nur einer von vielen im Gehirn der Fliege.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Ale je to jen jeden z mnoha neuromodulátorů v mozku mouchy.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Dar e doar unul din numeroșii neuromodulatori din creierul insectei.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.De ez csupán egyike a számos neuromodulátornak, mely a légy agyában található.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Jednak to tylko jeden z wielu neuromodulatorów, które występują w mózgu muchy.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.하지만 이것은 파리 뇌에 있는 단 하나의 신경 조절 물질에 불과합니다.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Maar dit is maar één van vele neuronmodulators van vliegenhersenen.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Ma è solo uno dei molti neuromodulatori nel cervello della mosca.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Mais c'est juste un des nombreux neuromodulateurs présents dans le cerveau de la mouche.
Ama o sinek beynindeki bir sürü nöromodülatörden sadece biri.Mas este é apenas um dos muitos neuromoduladores no cérebro da mosca.