Ana içeriğe geç
Sözlük

beyni ile cümle

beyni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.一緒に考えみよう。少数の神経細胞でたくさんの処理を行うには どうすればいいのか?
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Det tycker jag är helt fascinerade och det visar hur fort flugans hjärna kan bearbeta information.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Dit fascinerende gedrag laat zien hoe snel vliegenhersenen informatie kunnen verwerken.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Ein faszinierendes Verhalten, das zeigt, wie schnell die Fliege Informationen verarbeitet.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.저는 이 비행이 파리의 뇌가 정보를 얼마나 빨리 처리할 수 있는지 보여주는 매력적인 행동이라고 생각합니다
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Myslím, že to je fascinující chování, které ukazuje, jak rychle dokáže muší mozek zpracovávat informace.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Szerintem ez elképesztő viselkedés, mely megmutatja, milyen gyorsan dolgozza fel a légy agya az információt.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.To fascynujące zachowanie ukazuje szybkość przetwarzania informacji przez mózg muszki.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.אני חושב שזו התנהגות מרתקת שמראה כמה מהר מוחו של הזבוב יכול לעבד מידע.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.وأعتقد أن هذا التصرف رائع والذي يوضح مدى سرعة دماغ الذبابة في معالجة المعلومات
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.情報を処理しているかを示す 興味深い動きだ では飛行だけど -- 飛ぶには何が必要かな?
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.누나가 저한테 3 곱하기 1은 어떻게 되냐고 물어봤어요
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Ela dizia, "Sal, quanto é três vezes um?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Elle disait, "Sal, ce qui est trois fois celui-ci?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Hvad er 3 gange 1?
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Ia akan berkata, "Sal, berapakah tiga kali satu?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Lei diceva: "Sal, quanto fa tre volte uno?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Ona se zeptala "Sale kolik je 3x1?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi."Sal, koľko je tri krát jeden?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi."Sal, mennyi háromszor egy?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Ze zouden zeggen: "Sal, wat is drie keer een? '
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.Μου έλεγε, "Σαλ, πόσο κάνει τρείς φορές το ένα;"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.И ме попита: "Колко е три пъти по 1?"
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi."Сал, сколько будет три раза по одному"?
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.كانت تقول لي, ما هو حاصل ضرب 3x1؟
Ben de hep, aslında daha çok beynim öyle derdi.聞かれ、
Ben en iyisi hesap makinemi kullanayım. Beynim video kaydederken biraz yavaş çalışıyor.Henter lommeregneren ... min hjerne arbejder lidt langsommere mens jeg laver videoer ...
Ben en iyisi hesap makinemi kullanayım. Beynim video kaydederken biraz yavaş çalışıyor.Mijn brein werkt een stuk slomer, terwijl ik videos aan het opnemen ben, ik heb dat goed.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.A tak je tady jedna věc, která mne žene k porozumění lidské povahy, a tohle mi to připomíná.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Et il y a une chose qui me pousse à chercher à comprendre la nature humaine et ça me fait penser à ceci :
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Há mais uma coisa que me faz prosseguir na minha compreensão da natureza humana, e isto recorda-me disso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Jest jedna rzecz, która każe mi dążyć do zrozumienia natury ludzkiej i to zdjęcie mi to przypomina.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Y hay una cosa que me hace perseguir mi comprensión de la naturaleza humana, y esto me recuerda eso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Zaradi ene stvari hočem razumeti človeško naravo in to je me spomnilo nanjo.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Има едно нещо, което ме кара да търся разбиране на човешката природа, и това ме подсеща за него.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.И я стараюсь помнить об этом в моих исследованиях человеческой природы.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Я враховую це при вивченні людської природи, це нагадує мені про наступний приклад з життя.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.제가 인간의 본성에 대해 연구를 계속하게 되는 이유가 있습니다.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.כך שיש דבר אחד שדוחף אותי להבין את הטבע האנושי,
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.لذا هناك شيء واحد هذا يجعلني أواصل محاولة فهم الطبيعة البشرية،
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.理解したいと 私を突き動かす理由は この写真が表しています
Benim dil konusuna olan ilgim, dilin insan beynine açılan bir pencere olmasıyla, sınırlı.인지과학자입니다. 저는 언어 그 자체에 관심이 있다기보단 사람 마음의 창이 되는 수단으로서의 언어에 관심이 있죠. 언어는 핵심적인 주제 중에 하나입니다.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Anda sebenarnya melihat ke dalam kepala saya saat saya berbicara.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Bạn đang nhìn vào não tôi ngay khi tôi đang nói đây.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Di fatto state guardando nella mia testa mentre parlo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Están viendo dentro de mi cabeza mientras hablo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Je kijkt in mijn hoofd terwijl ik praat.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.사실 여러분께서는 제가 말할 때 제 머리 속을 보고 있는 것입니다
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Näette pääni sisään samalla kun puhun.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Právě se díváte do mé hlavy, během toho, co hovořím.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Tatsächlich schauen Sie mir beim Sprechen in den Kopf.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vă uitaţi de fapt în capul meu în timp ce vorbesc.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vous regardez vraiment dans ma tête alors même que je parle.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Zaglądacie do mojej głowy kiedy mówię.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Στην πραγματικότητα βλέπετε μέσα στο κεφάλι μου καθώς μιλάω.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Всъщност наблюдавате какво се случва в главата ми, докато говоря.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Пока я говорю, вы смотрите внутрь моей головы.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.אתם בעצם מסתכלים לתוך הראש שלי בזמן שאני מדברת.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.أنتم في الواقع تنظرون داخل رأسي وأنا أتحدث.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.説得力がありますね 本当に波打っています
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod