Ana içeriğe geç
Sözlük

beyi ile cümle

beyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oymak beyi devletin en yüksek askerî mevkilerine çıkabiliyordu.Graças a esta posição, foram capazes de acessar as mais altas funções do Estado.
Buffy'nin annesi Joyce, beyin anevrizmasından ölür.A avó de Joy morre de repente, depois do sucesso.
Beyin böylece sol ve sağ serebral hemisferler olarak ikiye bölünmüş olarak tarif edilebilir.Desta maneira, o cérebro pode ser dividido em hemisfério cerebral esquerdo e hemisfério cerebral direito.
1968 yılında beyin kanaması geçirdi.Faleceu de hemorragia cerebral em 1965.
Ancak Eylül ayında sanatçı bir beyin kanaması geçirdi.Em outubro de 2001 a atriz sofreu uma hemorragia cerebral.
Nöbetler basınç artışı ve beyin dokusundaki enflamasyondan dolayı olabilir.As convulsões podem ser o resultado do aumento da pressão e de áreas inflamadas nos tecidos do cérebro.
2013 yılında beyin kanaması geçirdi.Morreu de hemorragia cerebral em 2010.
Beyin ve sinir kordonu bulunur.Possuem um sistema nervoso e um cérebro.
Beyin atardamarları ve aort damarı, anevrizmaların en sık yerleştiği bölgelerdir.As vértebras lombares e torácicas inferiores são as áreas da coluna mais frequentemente afetadas.
Cemal beyin evinde durdum.Era um craque do tipo cerebral.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Segundo de dois no-hitters em sequência.
Buddha'ya göre aslında "gerçek zihin" beyinde yahut vücudun içinde de oluşmaz.O real é tido como aquilo que existe fora da mente ou dentro dela também.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Na realidade, porém, não existe quase nenhuma área do cérebro que pode ser danificada sem perda de funções.
1970 FIFA Dünya Kupası'nı kazanan Brezilya millî futbol takımında Beyin olarak bilinmektedir.A Copa do Mundo FIFA de 1970 é transmitida a cores no Brasil.
Semptomlar daha çok tutulan beyin bölümüne bağlıdır.Os sintomas sentidos dependem da área do cérebro afetada.
Bunun üzerine Ali Muhsin Beyi dişçiye götürür ve dişçi Muhsin Beyin dişini çeker.Seu maior receio é ir ao dentista, por isso escova os dentes muito bem.
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Phala bood hem echter geen hulp.
Gerçekten de, beşinci sezonda Joyce beyin tümöründen ölecek.In het vijfde seizoen sterft Jonathan aan een hartaanval.
Hafsa Hatun, Aydınoğulları beyi İsa Bey'in kızı, I. Bayezid'in eşi.Broeders van Onze-Lieve-Vrouw van Barmhartigheid Zusters van Onze-Lieve-Vrouw van Barmhartigheid.
Alzheimer hastalığında hipokampus beyinde ilk etkilenen yerlerden biri olur.Bij de ziekte van Alzheimer is de hippocampus een van de eerste hersendelen waar de ziekte schade aanricht.
Kullanılmayan beyin hücreleri bozulmaya başlar.Verouderde hersencellen worden afgebroken.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Wanneer iemand wakker is, vertonen de hersengolven een bepaald ritme.
Beyin için glutamattan sonra en önemli moleküldür.De verbinding komt - na glutamaat - als meeste voor in de hersenen.
Rourke, bu maçın ardından beyin sarsıntısı geçirdiğini iddia etmiştir.Rourke beweerde achteraf dat hij er een hersenschudding aan had overgehouden.
Çeşitli sancaklarda, sancak beyi olarak görev yaptı.Tussentijds werkte hij op diverse werven in het land.
Beyin ölümü geliştiği an solunum durmuş ve ölüm gerçekleşmiştir.Na het blijvend wegvallen van de hartslag en de ademhaling is de dood ingetreden.
Sonuçta kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir.Hersenontsteking kan ook blijvende schade opleveren.
Marjorie 30 Nisan 2000 tarihinde Cavaillon, Vaucluse'ta beyin kanaması nedeniyle yaşamını yitirdi.Op 30 april 2000 stierf ze in Cavaillon aan een hersenbloeding.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Door verwijding van de bloedvaten rond de hersenen kan hoofdpijn optreden.
Sentetik dopamin kan ile beyin arasındaki bariyeri aşamamaktadır.Dopamine zelf kan niet door de bloed-hersenbarrière.
126 beyitten oluşmaktadır.In totaal gaat het om 126 beenderen.
Muhtamelen beyinleri küçüktü.De kleine hersenen waren weinig ontwikkeld.
Filogenetik olarak en eski beyin kısımlarındandır.Het is evolutionair gezien een van de oudste delen van de hersenen.
Memelilerin çoğu erişkin beyin büyüklüklerinin %90'ına yakın bir beyin büyüklüğü ile doğarlar.De meeste zoogdieren hebben 90% van hun hersengrootte al bij de geboorte.
Fakat düşmanlarının entrikaları sonucu sancak beyi vazifesine indirilmiştir.De duivel zat vóór zijn verbanning aan de linkerzijde van God.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.4 - De Israëlische premier Ariel Sharon wordt door een ernstige hersenbloeding getroffen.
Karaca Ahmet Sultan, Horasanlı bir Türkmen Beyi'nin oğludur.Selahattin Koçak is de oudste zoon van een Turkse mijnwerker.
Çeşmede 4 sütun, 9 satır ve 18 beyitten oluşan bir kitabe bulunmaktadır.Er zijn in het totaal, naast tien zegels, negen brieffragmenten en achttien hoofdstukken.
Her biri beşle on arası beyitten oluşan, beş-on iki bendin bir araya gelmesiyle kurulur.Daarna gingen zij uiteen in groepjes die bestonden uit vijf tot tien man.
Susan Atkins hapishanede yakalandığı beyin kanseri sebebiyle 24 Eylül 2009 tarihinde ölmüştür.Susan Atkins overleed in september 2009 in de gevangenis aan de gevolgen van een hersentumor.
Bu zarlar, beyin zarlarının devamıdır.Deze delen van de hersenen zijn net boven de oren gelegen.
Semptomlar daha çok tutulan beyin bölümüne bağlıdır.De verschijnselen hangen af van het getroffen deel van het brein.
Yeni Şiirler (1913) Beyinler.Gedichten (1961) Een bruggehoofd.
Orta beyin, beyin sapının bölümlerinden biridir.Anders gezegd, het netvlies is een deel van de hersenen.
Memelilerde, daha fazla kıvrımlı beyin, daha gelişmiş beyinle karakterizedir.Ze lijken nog wel het meest op drijvende hersenen met tentakels.
O beyi sadece ismen tanıyorum.Ik ken die meneer alleen van naam.
Bu gerçek olsaydı doğal seleksiyon yetersiz beyinleri olan insanları elerdi.Gdyby to była prawda, proces naturalnej selekcji wyeliminowałby nieefektywne mózgi.
Mühezzebüddin Mesud, Pervâneoğulları beyi.Uchodził za syna Aleosa i Neajry (lub Kleobule).
25 Şubat 1932'de ders verirken bir beyin kanaması geçirerek öldü.Zmarł 25 lutego 1932 roku, na wylew krwi do mózgu.
Cemal beyin evinde durdum.Znajduje się w obrębie mózgoczaszki.
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir.Żonglerka ogniem może być wykonywana solo lub zespołowo.
Beyin ayrıca egzersiz sırasında laktat kullanabilir.Ponadto perkusista może korzystać ze słuchawek podczas ćwiczeń.
2009'da en eski beyin keşfedildi.W sierpniu 2009 roku wykryto guza mózgu.
Ölen on bir genç kuşun beyinlerinde BAtı Nil virüsünün öldürücü bir ırkına rastlanmıştır.Z mózgu jedenastu martwych młodych osobników wyizolowano zjadliwy szczep wirusa gorączki Zachodniego Nilu.
2006 - İsrail Başbakanı Ariel Şaron beyin kanaması geçirerek komaya girdi.2006 – Premier Izraela Ariel Szaron doznał ciężkiego udaru mózgu, po którym zapadł w śpiączkę.
Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar.Od zwojów mózgowych odchodzi kilka pni nerwowych.
Dinlendiği sürece, insanın beyin dalgalarını değiştirmeyi sağlar.Zamykają wtedy oczy na przemian, by dać odpocząć poszczególnym partiom mózgu.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Poszerzenie naczyń krwionośnych w mózgu może wywoływać ból głowy.
Filogenetik olarak en eski beyin kısımlarındandır.Jądro pasma samotnego należy do najstarszych filogenetycznie części mózgowia.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Jednakże w mózgu prawie nie ma regionów, które po uszkodzeniu nie prowadzą do utraty zdolności.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod