Beyefendiye bir viski, lütfen.Een Whisky voor deze mijnheer.
Beyefendiye bir viski, lütfen. İlanı gördüm.Nigdy nie pożyczam, ale nie mam innej opcji.
Beyefendiye bir viski, lütfen.Jedna whisky pre pána.
Beyefendiye bir viski, lütfen.Jedna whisky pro pána. 192 00:21:35,440 --> 00:21:39,160 Četl jsem váš inzerát.
Beyefendiye bir viski, lütfen.Un whisky per il signore.
Beyefendiye bir viski, lütfen.Едно уиски за господина.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Een heer gedood, naast zijn koetsier.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Egy úr megölte mellett his kocsis. Balesetek, uram, egy pillanat alatt történik, nem ezek?
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Ein Herr getötet, neben dem Kutscher.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.En herre dödades, förutom hans kusk. Olyckor, min herre, ske på ett ögonblick, inte de det?
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Gentleman zabil, kromě jeho kočí.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Gentleman zabil, okrem svojho kočiša.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Herrasmies tappoi lisäksi hänen Coachman.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü. Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?신사는 자신의 마부 게다가, 죽였어. 사고, 선생님,하지, 순간 발생
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü. Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?وقتل الرجل ، إلى جانب حوذي له. الحوادث ، يا سيدي ، أن يحدث في لحظة ، لا
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü. Kazalar, efendim, yok, bir anda ortaya ?彼らは?"しかし、訪問者はように描画されるされていない
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Một người đàn ông bị giết, bên cạnh việc đánh xe của mình.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Pan zabił, obok woźnicy. Wypadki, proszę pana, się w jednej chwili, nie oni są?
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Pravi gentleman ubil, Poleg njegove kočijaž.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Seorang pria tewas, selain sais-nya.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Um cavalheiro mortos, além de seu cocheiro.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Un caballero muerto, además de su cochero.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Un domn ucis, în afară de vizitiu lui.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Un gentiluomo ucciso, oltre al suo cocchiere.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Un monsieur a tué, outre son cocher. Accidents, monsieur, arrive dans un moment, ne pas ils?
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Ένας κύριος σκοτώθηκαν, εκτός από αμαξάς του.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Джентльмен вбиті, крім свого кучера.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Джентльмен убиты, кроме своего кучера.
Bir beyefendi onun arabacı yanı sıra, öldürdü.Един джентълмен убил, освен неговия кочияш.
Bir keresinde bir beyefendi yapmakta olduğum bir sunumu izliyordu.언젠가 젊은 피아니스트 하나와 함께 이런 무대에 선 일이 있었습니다.
Bir keresinde bir beyefendi yapmakta olduğum bir sunumu izliyordu.Pewien pan obserwował raz moją prezentację.
Bir keresinde bir beyefendi yapmakta olduğum bir sunumu izliyordu.أتعلمون .. رجل محترم كان يشاهد أحد عروضي ذات مرة
Bir keresinde bir beyefendi yapmakta olduğum bir sunumu izliyordu.見ていた人がいて
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Arra az úriemberre utalok aki most hatalmon van, hogy ő felforgatná az egész helyzetet.
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Gospod, ki je sedaj na oblasi bo spremenil celotne razmere.
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,- I politisk mening.
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Mysleli sme si, že tento pán, ktorý je teraz pri moci, že by mohol zmeniť celú situáciu,
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Myśleliśmy, że ten dżentelmen, który jest teraz u władzy zmieni całą sytuację
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Pensavamo che questo signore che ora è al potere che lui cambiasse la situazione
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Politicamente. Pensamos que este senhor que está no poder mudaria a situação toda.
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Tadinya kami kira dia yang kini berkuasa... ...akan mengubah seluruh keadaan...
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Wir dachten, dass dieser Gentlemen, der jetzt an der Macht ist, dass er die ganze Situation ändern würde,
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Σκεφτήκαμε ότι αυτός ο κύριος που έχει τώρα την εξουσία... θα άλλαζε την όλη κατάσταση...
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,Мислехме, че господинът, който е на власт в момента, можеше да оправи ситуацията, защото беше ужасно...
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,חשבנו שאדון שנמצא עכשיו בשלטון ,ישנה את כל המצב
Biz bu şimdi iktidarda olan beyefendinin, bütün durumu değiştireceğini düşünmüştük,変えるだろうと考えています - それは混乱でした - ええ
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.1991年のことです
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.Dans ce contexte-là et à cette période un monsieur est venu à mon bureau.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.En ese contexto, un hombre se acerca a mi oficina.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi. Hala 1991 yılıydı.Neste contexto, um senhor entrou no meu escritório naquela altura, ainda em 1991.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.În acel context un domn a venit în biroul meu la acel timp.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.In die context kwam een meneer naar mijn kantoor.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.In diesem Zusammenhang kam zu dieser Zeit ein feiner Herr zu mir ins Büro.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.In quel contesto, in quel periodo venne un uomo nel mio ufficio.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.이런 상황에서 한 남성이 저희 사무실을 방문했습니다.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.W tym kontekście - w tym czasie przyszedł do mojego biura pewien gentleman.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.В този контекст, един господин дойде в офиса ми по това време.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.При этих обстоятельствах, ко мне в офис в то время пришел один господин.
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.בהקשר הזה אדון הגיע למשרד שלי באותה תקופה
Bu bağlamda o zamanlar ofisime bir beyefendi geldi.وفي هذا السياق جاء رجل أنيق إلى مكتبي في ذلك الوقت.