Beyaz yakalı işçiler birçok güçlüklerle karşı karşıya.White-collar workers face many difficulties.
Sami'nin beyaz yakalı bir işi vardı.Sami had a white-collar job.
Tom beyaz yakalı bir işte çalışıyor.Tom has a white-collar job.
Bokstan çekildikten sonra beyaz yakalı boks antrenörü oldu.After retiring from boxing he became a trainer in white-collar boxing.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Ordinary people: barbers, clerks, white-collar people.
Beyaz yakalı sektörlerde ve hafif imalatta koşullar o kadar da kötü değildi. [1]Conditions were not quite as bad in white collar sectors and in light manufacturing.[269]
Temmuz 1957 tarihli bir Kanun, beyaz yakalı işçiler için ücretle ilgili bir emeklilik formülü getirdi.Le 13 juillet 1957, la France adopte une loi instituant un congé d'éducation ouvrière pour les salariés.
Buna ek olarak, beyaz yakalı iş uzmanlarının çocukları bu sınıfta kalmamaktan daha olası durumdaydı.Además, las mujeres científicas tenían más difícil el acceso al mundo laboral por aquel entonces.
Bokstan çekildikten sonra beyaz yakalı boks antrenörü oldu.Na zijn spelerscarrière werd Van den Brom trainer.
Buna ek olarak, beyaz yakalı iş uzmanlarının çocukları bu sınıfta kalmamaktan daha olası durumdaydı.また、専門職のホワイトカラー労働者の子供は同じ職業階級に残る事がさらに多かった。
Bokstan çekildikten sonra beyaz yakalı boks antrenörü oldu.コーチの肩書を持って以降も、ブルペン捕手を務めた)。
Daha sonraları kadınlarla da denediler. Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.-- en estudios posteriores usaron mujeres -- gente normal: barberos, oficinistas, trabajadores no manuales.
Daha sonraları kadınlarla da denediler. Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.- később nőkkel is folytattak tanulmányokat- átlagembereket: fodrászokat, hivatalnokokat, értelmiségieket.
Daha sonraları kadınlarla da denediler. Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.-- в последните проучвания са използвали жени -- обикновени хора: бръснари, канцеларисти, чиновници.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Bedrägerier och förskingring är till exempel ekonomiska brott som kräver en specifik yrkesmiljö.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Goljufije in poneverbe so na primer gospodarska kazniva dejanja, ki zahtevajo posebno strokovno okolje.
Örneğin, dolandırıcılık ve zimmete para geçirme, belirli bir mesleki ortam gerektiren beyaz yakalı suçlarıdır.Zo zijn fraude en verduistering vormen van witteboordencriminaliteit die om een bepaalde werkomgeving vragen.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Frisöre, Buchhalter, Angestellte.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar."Gewone mensen: kappers, klerken, witte-boorden.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.어쨌든 이발사, 점원, 사무직 같은 일반인이 모였습니다.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Những con người bình thường: thợ cắt tóc, thư kí, người lao động chân tay,
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Normale mennesker: barberer, kontorfolk, funktionærer.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Pessoas normais: barbeiros, empregados de escritório.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Tavallisia ihmisiä: partureita, toimihenkilöitä.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Zwykli ludzie: fryzjerzy, urzędnicy.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.Звичайні люди: перукарі, службовці, білі комірці.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.אנשים רגילים: ספּרים, פקידים, עובדי צווארון לבן.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.أشخاص عاديون: حلاقون، محاسبون، ذوو الياقات البيضاء.
Sıradan insanlar: berberler, memurlar, beyaz-yakalı çalışanlar.そこに行くと 一人は生徒役で