Ana içeriğe geç
Sözlük

besliyor ile cümle

besliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Khi tôi thở ra là lúc tôi cung cấp khí CO2 cho những củ khoai lang mà tôi đang trồng.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Quand j'expirais, mon CO2 nourrissait les patates douces que je cultivais...
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Saat saya mengeluarkan nafas, CO2 itu memberi makan ubi jalar yang saya tanam.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Wanneer ik uitademde, dan voedde mijn CO2 de aardappelen die ik aan het verbouwen was.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Когато издишах, моят въглероден диоксид подхранваше сладките картофи, които отглеждах.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Когда я выдыхала, мой CO2 питал батат, который я выращивала.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.כאשר נשפתי החוצה, הפחמן הדו חמצני שלי האכיל את תפוחי האדמה המתוקים שגידלתי.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.عندما أخرج CO2 من رئتي كنت أقوم بتغذية البطاطا التي كانت في تزايد.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.私の栽培するサツマイモになるのです 我々はサツマイモをものすごくたくさん食べました
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.지난 15년간, 유력한 커뮤니티들이 온라인에서 연결되어 서로에게 영감을 주었죠.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Az utolsó 15 évben erőteljes közösségek csatlakoztak online, egymásból csiholva ki ötleteket.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.De afgelopen 15 jaar zijn er online intens samenwerkende gemeenschappen ontstaan. Ze wakkeren elkaar aan.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.De senaste 15 åren har starka gemenskaper bildats på nätet och sporrat varandra.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.En los últimos 15 años, comunidades poderosas se conectaron online potenciándose unas a otras.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.În ultimii 15 ani, comunităţi puternice au fost conectate online, inspirându-se reciproc.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Negli ultimi 15 anni, comunità molto influenti si sono connesse online, stimolandosi a vicenda.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Nos últimos 15 anos, têm-se ligado comunidades poderosas, motivando-se umas às outras.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Posledních 15 let se na internetu propojovaly silné komunity inspirujíce se jedna od druhé.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Posledných 15 rokov sa silné komunity spájali online inšpirujúc sa jedno od druhej.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Przez ostatnie 15 lat wpływowe społeczności kontaktowały się online ucząc się od siebie nawzajem.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Selama 15 tahun terakhir, komunitas-komunitas kuat telah terhubung secara online, Memicu satu sama lain.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Trong vòng 15 năm qua, nhiều cộng đồng hùng mạnh đã kết nối với nhau qua mạng, tỏa sáng cùng nhau.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.Τα τελευταία 15 χρόνια, πανίσχυρες κοινότητες συνδέονται online, και εμπνέονται η μια από την άλλη.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.За последните 15 години, мощни общества се свързваха онлайн, зареждат се взаимно.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.За прошедшие 15 лет мощные сообщества создавались в сети, вдохновляя друг друга
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.ב-15 השנים שעברו, קהילות גדולות מתחברות דרך הרשת, ממריצות אחת את השניה.
Son 15 yıldır, güçlü komuniteler online olarak birbiriyle iletişim kuruyor, ve birbirlerini besliyor.強力なコミュニティがオンラインでつながり 互いを刺激してきました プログラマーにとっては
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor."학교급식제도"는 일년에 3천만명의 아이들을 지원하는데, 80억 달러를 씁니다.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Az amerikai iskolai étkeztetési program 30 millió gyerekre évente 8 milliárd dollárt költ.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Chương trình bữa trưa quốc gia chi 8 tỷ USD cho 30 triệu trẻ ăn một năm.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Het National School Lunch Program geeft 8 miljard dollar uit om 30 miljoen kinderen een jaar te voeden.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Nacionalni program šolskih kosil potroši 8 milijard dolarjev za prehrano 30 milijonov otrok na leto.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Program Szkolnych Obiadów wydaje 8 mld dolarów na wyżywienie 30 mln dzieci rocznie.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Националната програма за училищен обяд харчи 8 милиарда долара, за да храни 30 милиона деца годишно.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.Национальная Школьная Программа тратит 8 миллиардов долларов кормя 30 миллионов детей в год.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.תוכנית ההזנה הארצית מוציאה 8 מיליארד דולר בהאכלת 30 מיליון ילדים בשנה.
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.برنامج غذاء المدارس القومي ينفق ثمانية بلايين دولار لاطعام ثلاثين مليون طفل سنوياً
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı 8 milyar dolar harcayarak her sene 30 milyon çocuğu besliyor.年間3000万人の子供に食事を提供しています この金額は恐らく倍にならなきゃいけません
Ve alttan alta çalışan bir şey var, Şüphe veya bunun gibi bir şeyi besliyor.In tudi nekaj, včasih nekaj deluje, ki zadržuje dvom ali nekaj.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.A lidé si to uvědomují -- a právě z toho žije cynismus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.As pessoas conseguem perceber isso, o que alimenta o cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Az emberek megérzik az ilyet, és ez táplálja a cinizmust.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Dan orang-orang dapat merasakannya, dan ini menumbuhkan sinisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Det märks, och det göder folks cynisism och likgiltighet.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.E la gente la sente questa cosa, e incoraggia il cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Et les gens peuvent sentir ça, et ça se nourrit le cynisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.In ljudje to zavohajo in to hrani cinizem.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.그리고 사람들은 그걸 알아채곤 냉소적으로 변해갑니다.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Ľudia to ľahko vycítia, a to živí cynizmus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Ludzie potrafią to wyczuć. To karmi cynizm.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Mensen ruiken dat soort dingen. Dat voedt het cynisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Oamenii își dau seama. Și asta duce la cinism.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Und die Menschen riechen das, es führt zu Zynismus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Và người dân có thể cảm thấy những điều đó, và nó nuôi dưỡng tính hoài nghi cay độc.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Y la gente puede olerlo, y eso alimenta el cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Και οι άνθρωποι το μυρίζονται αυτό, και τρέφει τον κυνισμό.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.И люди это чувствуют, и это подкармливает цинизм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.И хората могат да почувстват това, и то подхранва цинизъм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.І люди завше це відчувають і це породжує цинізм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.ואנשים יכולים להריח את זה, וזה מזין לגלוג וציניות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod