Ana içeriğe geç
Sözlük

besliyor ile cümle

besliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Parce que toutes ces technologies s'autoalimentent
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Pentru ca toate aceste tehnologii se autodezvolta.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Ponieważ wszystkie te technologie napędzają się same.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologias estão a alimentar-se de si próprias.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologías se retroalimentan.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Weil all diese neuen Technologien von heute sich von sich selber ernähren.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Διότι όλες αυτές οι τεχνολογίες αυτοτροφοδοτούνται.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Защото всички тези технологии се самозахранват.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.כי כל הטכנולוגיות האלו שבות ומזינות את עצמן מעצמן.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.لأن كل تلك التقنيات تتغذى على ذواتها.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.何か新しいことが始まりそうです
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Als we meer mensen goedkoper voeden, hoe erg kan dat zijn?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Bila kita memberi orang makan dengan lebih murah, bagaimana mungkin itu buruk?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Cât de rău poate fi dacă hrănim mai mulţi oameni cu mai puţini bani?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Estamos a dar comida a mais pessoas de uma forma mais barata, "o que é que isso tem de terrível?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Ha több embert etetünk, olcsóbban, mennyire lehet az borzasztó?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Jeśli pozwala nam to wykarmić więcej ludzi, taniej, to cóż w tym złego?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Když budeme krmit víc lidí levněji, co se stane tak hrozného?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""우리가 더 많은 사람을 더 싸게 먹일 수 있는데 나빠봤자 얼마나 나쁘겠어?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Nếu chúng tôi cho nhiều người ăn một cách rẻ tiền hơn thì điều đó có tệ hại gì cơ chứ?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Om vi föder fler personer billigare, hur illa kan det vara?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Se riusciamo a nutrire più persone in modo più economico, cosa c'è di sbagliato in quello che facciamo?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""¿Si estamos alimentando a más gente de manera más barata, cuan terrible puede ser?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Si on nourrit plus de monde pour moins cher, est-ce que c'est si grave ? "
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Wenn wir mehr Leute billiger ernähren, wie schrecklich kann das schon sein?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Αν ταΐζουμε πιο πολύ κόσμο πιο φτηνά, πόσο κακό μπορεί να είναι αυτό;"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Если мы кормим всё больше людей, всё более дешёвыми продуктами, что же в этом плохого?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""Какво лошо има в това, да храниш повече хора за по-малко пари?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""אם אנחנו מאכילים יותר אנשים בזול, כמה גרוע זה יכול להיות?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?"" اذا كان بالأمكان إطعام أُناسٌ أكثر بسعر أقل فأي ضرر من هذا سيأتي ؟ "
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?"「バカげたことがあるだろうか?」 これが動機なんだ
Etrafına bak, bak hadi! Sanki amcıklar ruhumu besliyor bu gece amansızca!Rozejżyj się!!! ...O, mój boże... to jakby cipeczki wypełniały moją duszę
Koynumuzda yýlan mý besliyoruz lan.За това ли те отглеждам? За да се превърнеш в мой враг?
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Corre hacia los ríos, alimenta el plancton, las células microscópicas de las plantas en las aguas costeras.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Het komt mee met de rivieren en voedt het plankton, die microscopisch kleine plantencellen, in de kustwateren.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Jokivesien valumat ruokkivat planktonia, mikroskooppisen pieniä kasvisoluja rannikkovesissä.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.이것은 강을 따라 내려가 해안가에 사는 작고 미세한 식물 세포인
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Nó được thải xuống sông, và nó ăn những sinh vật phù du những tế bào thực vật cực nhỏ ở vùng lãnh hải.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Pupuk ini menghancurkan sungai dan memberi makan plankton, sel tanaman mikroskopis kecil di daerah pesisir.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Scorre lungo i fiumi, alimenta il plancton, quelle microscopiche cellule vegetali, sulla costa.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Se scurge în râuri, și alimentează planctonul, micile celule vegetale microscopice în apa de pe coastă.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.Стичат се по реките и хранят планктона, малките микроскопични растителни клетки в крайбрежната вода.
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.הם נשטפים עם הנהרות, ומזינים את הפלנקטון, התאים הצמחיים המיקרוסקופיים
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.يجري أسفل الأنهار ويغذي عوالق الكائنات الحية والخلايا النباتية المجهرية الصغيرة
Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri.プランクトンの餌となりました 沿岸部の水の中に生息する 微小生物の植物細胞です
Neyle besliyorsunuz?"Apa yang Anda berikan?"
Neyle besliyorsunuz?"Các anh cho cá ăn những gì?"
Neyle besliyorsunuz?"Ce hrană folosiţi?"
Neyle besliyorsunuz?"Che cosa date da mangiare ai pesci?"
Neyle besliyorsunuz?"Čím ty ryby krmíte?"
Neyle besliyorsunuz?"¿Con que los están alimentando?"
Neyle besliyorsunuz?"Czym je karmicie?"
Neyle besliyorsunuz?"De mivel takarmányoztok?"
Neyle besliyorsunuz?"O que é que lhes dão como alimento?"
Neyle besliyorsunuz?"Vad föder ni dem med?"
Neyle besliyorsunuz?"Vous les nourrissez avec quoi ? "
Neyle besliyorsunuz?"Was füttert ihr?"
Neyle besliyorsunuz?"Wat voer je?"
Neyle besliyorsunuz?"С какво ги захранвате?"
Onların fotoğrafları savaşa ve ırkçılığa direnişi besliyorduAs imagens deles alimentavam a resistência contra a guerra e o racismo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod