Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.Megkülönböztetünk úszó és elmerülő damilt.
Neredeyse sırf karınca ve termit ile beslenirler.Majdnem kizárólag hangyát és termeszeket eszik.
Genellikle tek olarak ya da çift halinde beslenirler.Táplálkozni egyedül vagy párban szokott.
Birçok nehir tarafından beslenir.Az öböl vizét számos folyó táplálja.
Yine de beslenirlerken yüzlercesi bir araya gelebilir.Táplálkozás közben akár 100 állat is összegyűlhet.
Özellikle koyun beslenir.Főként hóolvadék táplálja.
Kral antiloplar Orta Afrika'daki sık yağmur ormanında yaşar, yaprak ve yere düşmüş meyvelerle beslenirler.A góliátbogarak Afrika trópusi erdőiben élnek, ahol fák nedveivel és gyümölccsel táplálkoznak.
Özellikle koyun beslenir.Hän huolehtii erityisesti lampaista.
Planktonla beslenirler.Ne syövät planktonia.
Genellikle yalnız başına beslenir.Sen vuoksi hän tavallisesti söi yksin.
Planktonlar, küçük canlılar ve bitkilerle beslenir.Hepokatit syövät ravinnokseen kasveja tai pieniä eläimiä.
Larvası bazı kuzukulağı (Rumex spp.) türleri ile beslenir.Toukka elää erilaisilla hierakoilla (Rumex sp.).
Neredeyse sırf solucan ile beslenirler.Ne syövät lähes yksinomaan raatoja.
Başka balık ve omurgasızlarla beslenirler.Se syö muita kaloja ja äyriäisiä.
Hemen hemen sadece balıkla beslenir.Kalatiira syö lähes yksinomaan kalaa.
Neredeyse sırf karınca ve termit ile beslenirler.Isomuurahaiskarhu käyttää ravintonaan lähes yksinomaan muurahaisia ja termiittejä.
Foklar en çok levrekle beslenirdi.Kauriita syötiin ylivoimaisesti eniten.
Genellikle gece beslenirler.Ne ruokailevat pääasiassa öisin.
Balıkla beslenirdi.Syö kalaa.
Tırtıllar genellikle geceleri beslenirler.Pikkumalluaiset parittelevat yleensä yöllä.
Eti için beslenir.Syö lihaa.
Su yosunlarıyla beslenirler.Ne syövät vesikasveja.
Hemşire köpekbalığı remoraslarla beslenirken.Muurahaiset syöttävät sokkokuoriaista.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler.Ne syövät pieniä selkärangattomia eläimiä.
Bu yumurtalardan çıkan yavrular plankton ile beslenirler.Helmiäiskala siivilöi ravintonsa planktonista.
Yavrular hayvan planktonla da beslenir.Poikasiässä siika syö eläinplanktonia.
Çeşitli balıklarla beslenir.Se on tärkeää ravintoa monille kaloille.
Hepçildirler ve çoğunlukla yerde beslenirler.Syö pääasiassa siemeniä ja ruokailee yleensä maassa.
Bu yumurtalardan çıkan yavrular plankton ile beslenirler.Το χελιδονόψαρο τρέφεται με πλανγκτόν.
Başta tarla fareleri olmak üzere kemirgenlerle beslenirler.Άλλοτε τη συντηρούσαν στα σπίτια για να τρώει ποντίκια.
Sürü halinde gezerek, kendilerinden küçük balık türleriyle beslenirler.Το είδος τρέφεται κυρίως με μικρά κοπάδια ψαριών.
Böcek, balık ve amfibilerle beslenirler.Τρέφεται με ψάρια, έντομα και αμφίβια.
Bazı kara balıkçıllar tek başına beslenirken bazıları elli bireye kadar oluşan gruplar hâlinde avlanır.Μερικοί μαυροτσικνιάδες τρέφονται μοναχικά, ενώ άλλοι σε ομάδες μέχρι και 50 ατόμων.
Oluklu balinalar, süzerek beslenme denen yöntem ile beslenirler.Οι μπαλένες τούς επιτρέπουν να συγκρατούν την τροφή αποβάλλοντας το νερό.
Karıncayiyenler sırf böcek ile beslenir.Άχυρα τρώνε μόνο τ'άλογα."
Küçük memeliler ve leşlerle beslenirler.Ληγμένα τρόφιμα και ληγμένες ελπίδες.
Ak pelikanlar ayrıca kabuklular, iribaşlar ve hatta kaplumbağalarla da beslenirler.Επίσης, οι ροδοπελεκάνοι τρώνε οστρακοειδή, γυρίνους, ακόμη και χελώνες.
Neredeyse sırf solucan ile beslenirler.Τρέφεται σχεδόν αποκλειστικά με φίδια.
Genellikle gece beslenirler.Η αναζήτηση της τροφής γίνεται συνήθως τη νύχτα.
Genelde leş ile beslenir.Συνήθως ελατά κράματα.
Birinci aşamada, hasta F-75 adı verilen iyileştirici bir tip süt ile beslenir.Under fase 1 gives patienten en type terapeutisk mælk kaldet F-75.
Büyük bir olasılıkla küçük balıklar ve mürekkep balıklarıyla beslenirler.Føden består sandsynligvis af små fisk og blæksprutter.
Hemen hemen sadece balıkla beslenir.De fangede næsten ingen fisk mere.
Balcıl keseligiller nektar ile beslenir.New World trupialerne suger nektar.
Çoğunlukla hayvansal beslenirler.Føden er overvejende animalsk.
Yeni Zelanda Alpleri' den (Southern Alps) beslenir.New Zealands største ø Sydøen er delt på langs af de Sydlige Alper (engelsk: Southern Alps).
Her ikisi de doğrulama yanlılığı ile beslenir.Begge dele vil forbedre holdbarheden.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler ama küçük balıkları da yiyebilirler.De æder ådsler, men jagter også levende dyr.
İçeride kalan balıklar doğal olarak beslenir büyüdüklerinde avlanır. eski bir yöntemdir.Sæljagt var i gamlle dage en almindelig måde at skaffe kød på.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.De forestillede De forskellige menneskealdres glæder og sysler.
Ot ve diğer bitkilerle beslenir.Den lever af græs og andre planter.
Dişli balinalar etkin avcılardır ve balık, kalamar ve bazen deniz memelileri ile beslenirler.Tandhvaler er aktive jægere, som ernærer sig ved fisk, blæksprutter og i nogle tilfælde andre havpattedyr.
Kar ve yağmur suyu ile bolca beslenir.Regn, sne og is bidrager til flodens vandforsyning.
En çok keçi beslenir.Hunnen bidrar imidlertid mest.
Ormanlık alanlarda yaşarlar ama genellikle açık arazide beslenirler.De finner mat andre steder, som regel ute i skogen.
Bu süre boyunca Tanrı’nın gökten yağdırdığı Man ile beslenirler.Man skulle da takke Gud for maten man fikk fra marken.
Genellikle tek olarak ya da çift halinde beslenirler.Den sees vanligvis alene eller i par.
Omnivor olarak beslenirler.Den regnes som omnivor.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Den spiser hovedsakelig fisk.
Yavrular hayvan planktonla da beslenir.De blir selv spist av dyreplankton.