Ayrıca çiçek, meyve ve diğer bitki bölümleri ile beslenirler.Ook eten ze vruchten, bloemen en ander plantaardig materiaal.
Yaylacılık metoduyla çok sayıda küçükbaş hayvan beslenir.In het strooistel komen veel kleine dieren voor.
Ayrıca leşle beslenir.Er wordt ook gevoetbald.
Balcıl keseligiller nektar ile beslenir.Ze voeden zich met nectar.
Hemen hemen sadece balıkla beslenir.Pożywienie Niemal wyłącznie ryby.
Bazıları da mantarlarla beslenirken, bir kısmı da predatördür.Pręciki są liczne, natomiast słupek jest jeden.
Genellikle yalnız başına beslenir.Zwykle żeruje samotnie.
Mikroorganizmalarla beslenir.Odżywia się drobnymi organizmami.
Planktonla beslenirler.Żywią się planktonem.
Ovalık kesimlerde sığır, yaylalarda ise koyun beslenir.Podobnie u owiec: samce wychowywane wśród kóz preferują potem samice kóz.
Plankton ve küçük balıklarla beslenir.Pożywienie Plankton i drobne ryby.
Genelde kuşlarla beslenir.Rzadko pożerają ptaki.
En çok karıncalarla beslenir.Lepiej czuje się wśród owadów.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Pisklęta karmione są przez oba ptaki z pary, opuszczają gniazdo po 14-16 dniach.
Yakıt (formik asit) doğrudan yakıt hücresine beslenir.Filtr paliwa czyści zanieczyszczone paliwo.
Birçok nehir tarafından beslenir.Przebiegają przez niego liczne rzeki.
Eti için beslenir.Obiecuje mięso.
Sincaplar genelde ağaçların tohumlarıyla beslenirler.Często zjada owoce zrzucone z drzew przez małpy.
Bu sayede gece karanlığında yüzeye yakın planktonla beslenirler.Nocą podpływają ku powierzchni, gdzie żywią się planktonem.
Böceklerle beslenirler.Potrafi kontrolować insekty.
Bu çiçeklerle kuş beslenirken dikkatli olunmalıdır.Po kwitnięciu należy rośliny przycinać.
Gece maymunları en fazla meyve ile beslenir.Nietoperze żywią się miąższem owoców.
Böcek lerle beslenirler.Granice z Popkowicami.
Çok çeşitli konakçı üzerinde beslenirler.Żywią się różnorodnymi bezkręgowcami.
Ancak uçmaya başladıktan sonra bir ay kadar daha ebeveynler tarafından beslenirler.Po opuszczeniu go są karmione przez rodziców przez około miesiąc.
Ayrıca bölgede süt verimi yüksek olduğu için az da olsa manda beslenir.Często też z powodu małej ilości pożywienia na danym terytorium duże stada dzielą się na mniejsze.
Çoğu fokgiller balık ve diğer deniz hayvanları ile beslenirler.Wody obfitują w wiele gatunków ryb i innych zwierząt morskich.
Balcıl keseligiller nektar ile beslenir.Dorosłe osobniki odżywiają się nektarem.
Genellikle daha küçük etçillerle beslenirler.Zwykle rośnie małymi kępkami.
Ufak balıklar ve plankton ile beslenir.Pożywienie Ryby, młode być może również plankton.
Gerçek zamanlı saatler genellikle ayrı bir güç kaynağından beslenirler.Boczne linie danego rodu najczęściej z czasem tworzą odrębne dynastie.
Birinci aşamada, hasta F-75 adı verilen iyileştirici bir tip süt ile beslenir.Under fas 1 ges patienterna en sorts terapeutisk mjölk som kallas F-75.
Hemen hemen sadece balıkla beslenir.Den lever nästan enbart av fisk.
Su havzası oldukça küçüktür ve sadece küçük çaplı akarsularla beslenir.Ost är ganska dum och lever i en egen liten värld.
Yavrular hayvan planktonla da beslenir.Ungfiskarna tar djurplankton.
En çok koyun beslenir.Lättast från frö.
Ender olarak küçük omurgalılar ve bazen de meyvelerle beslenir.I mindre mått äter de insekter och i undantagsfall även frukter.
Neredeyse sırf solucan ile beslenirler.De äter nästan uteslutande blad.
Uçuşu hızlı ve çeviktir, beslenirken böcekleri havada kıskıvrak yakalar.Den är en snabb flygare och dyker efter insekter när den är i luften.
Bambu makileri bambu ile beslenir.Troligen äter djuret bambu.
Çok nadir olarak, küçük omurgalı hayvanlar ile beslenir.Mycket sällan äter den ryggradslösa djur.
Sıklıkla leşlerle de beslenirler.Ofta äter eller fikar de tillsammans.
Peru pelikanı genel olarak çeşitli balık türleri ile beslenir.Musslan är i sin tur viktig föda för många fiskar.
Kuşlar, ağaç meyveleri ve bazı böceklele beslenir.De äter bland annat insekter, andra ryggradslösa djur och frukter.
Bir gece hayvanıdır ve neredeyse yalnızca karınca ve termit yiyerek beslenir.Djuret är aktiv på natten och äter främst termiter och myror.
Et ve yünü için beslenir.Den livnär sig på kött och ben.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Ungarna tas om hand av båda föräldrarna och blir flygga efter 12–13 dagar.
Çoğunlukla balıkla beslenir.Den äter främst fiskar.
Kötü duygulardan beslenirler.Оточують людей з поганими емоціями.
Balık (łuk) ve et (nëląy) ağırlıklı beslenirler.Подавати страву iз рибною (або м'ясною) поливкою (соусом).
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Їхньою їжею є людська радість і щастя.
Diğer kuşların besinlerini kaparak beslenirler.Яйця інших птахів, доповнюють раціон.
Ayçiçeği tanesi ile beslenirler.М'ясо цих акул їстівне.
Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler.Доводилось їсти мертвих тварин.
Ancak uçmaya başladıktan sonra bir ay kadar daha ebeveynler tarafından beslenirler.Вони починають приймати тверду їжу в близько один місяць після народження.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Деякі споживають водорості або планктон.
İnanışa göre lohusaların ve yeni doğmuş çocukların ciğerleriyle beslenir.Часто відокремлюють лістеріоз вагітних і новонароджених.
Hepsi otla beslenir.Все це подають з рисом.
Hemen hemen sadece balıkla beslenir.З м'ясного їсть тільки рибу.
Yumurtadan çıkan yavrular her iki ebeveyn tarafından beslenir.Яйце насиджують обидва батьки.