Ana içeriğe geç
Sözlük

berbat ile cümle

berbat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Şimdi gözlerimi yarı gizli görüntü, duygu yönelik sert berbat ama kötü rahatその間 - 次へを何であったか確認する。
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Acum există studii care arată clar că războaiele sunt groaznice, că violurile sunt groaznice.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Ci sono nuovi studi che mostrano chiaramente che le guerre sono terribili, che gli stupri sono terribili.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Er zijn nu studies die duidelijk laten zien dat de oorlogen vreselijk zijn, dat verkrachtingen vreselijk zijn.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Há estudos que mostram claramente que as guerras são terríveis, as violações são terríveis.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Hay ahora estudios que muestran claramente que las guerras y las violaciones son terribles
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.최근 연구 결과를 보면 전쟁과 강간은 비록 끔찍한 일이지만
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Tutkimukset osoittavat selvästi, että sodat ja raiskaukset ovat kauhistuttavia.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Υπάρχουν μελέτες που δείχνουν καθαρά ότι οι πόλεμοι είναι τρομεροί, οι βιασμοί είναι τρομεροί.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Нові дослідження чітко показують, що війни та зґвалтування є одним із факторів.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Сега има проучвания, ясно показващи, че войните са ужасни, изнасилванията са ужасни.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Существуют исследования, которые точно показывают, что войны и изнасилования являются одним из факторов.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.מחקרים כעת מראים בבירור שהמלחמות הן נוראיות, מקרי האונס הם נוראים.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.هناك دراسات تشير بوضوح أن الحروب فظيعة، والاغتصابات مريعة
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.戦争は恐ろしいものですし、レイプも恐ろしいものです でもそれはアフリカでの高い感染率の原因ではありません
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Știind că vrea să înfigă un ac în pielea ta și să-ți sugă sângele e groaznic, nu-i așa?
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Η σκέψη πως θέλει να σου τρυπήσει το δέρμα και να σου ρουφήξει το αίμα; Είναι απαίσιο, σωστά;
Sivrisineğin derinize bir iğne saplamayı ve kanınızı emmeyi istediğini bilmek? Berbat bir şey, değil mi?Ожидание того, что в вашу кожу воткнут хоботок и высосут кровь — ужасно, не так ли?
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."지루했어요. 어쨋든 더럽게 재미없었어요."
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."Він нудний, навіть якщо старатись, тобто це відстій".
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."Скучно е, на кой му пука.
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."זה משעמם. אה... למי אכפת, וזה גם גרוע "
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."لقد كان الأمر مملاً. لا أهتم ، لقد كان الأمر سيئاً. "
Sıkıcıydı. Ee, çok da umrumda değil ve berbattı."同意する笑顔が
Sınır, muharebe başına üç KMS olduğu takdirde, sonuç berbat sırada bekleme süreleri oluyordu.Když nastavíme limit na tři samohybná děla na jednu bitvu, výsledkem jsou hrozně dlouhé fronty.
Sınır, muharebe başına üç KMS olduğu takdirde, sonuç berbat sırada bekleme süreleri oluyordu.Si la limite est fixée à trois canons automoteurs par bataille, les temps d'attente seront trop longs.
Sınır, muharebe başına üç KMS olduğu takdirde, sonuç berbat sırada bekleme süreleri oluyordu.Wenn die Beschränkung der SFLs auf drei reduziert wird, wird die Wartezeit unglaublich hoch.
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Akhirnya, murid favorit saya, dia menatap langsung ke mata saya dan berkata, "Bacaannya payah."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Alla fine, la mia alunna preferita mi guarda dritto negli occhi, e dice, "È stata una rottura".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Endlich schaut mir meine Lieblingsschülerin direkt in die Augen und sagt: "Das Kapitel war scheiße."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Finalmente, a minha aluna preferida olhou-me olhos nos olhos, e diz: "O texto era chato".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Finalmente, mi alumna favorita me mira directamente a los ojos, y dice, "La lectura estuvo espantosa".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Într-un final, eleva mea preferată mă privește în ochi și îmi spune: "Lectura a fost plictisitoare."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."마침내, 제가 제일 좋아하는 학생이 제 눈을 똑바로 쳐다보고선, "더럽게 재미없었어요" 라더군요.
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Končno me moja najljubša učenka pogleda naravnost v oči in reče: "Tekst je bil beden."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Konečne, moja obľúbená žiačka, pozrela mi priamo do očí a povedala: "Tá kapitola bola na hovno."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Nakonec se mi má oblíbená studentka podívá přímo do očí a řekne: "To čtení stálo za houby."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Slutligen tittar min favoritelev mig rakt i ögonen, och hon säger: "Pluggandet sög."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Tot mijn favoriete leerlinge me recht in de ogen kijkt en zegt: "Het leek nergens op."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Végül a kedvenc diákom rám nézett és így szólt: "Igen gáz az olvasmány."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."W końcu moja ulubiona uczennica spojrzała mi prosto w oczy i powiedziała: "To było beznadziejne".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Εν τέλει, η αγαπημένη μου μαθήτρια, με κοιτάζει στα μάτια, και μου λέει: "Η ανάγνωσή του ήταν χάλια".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Наконец, моя любимая ученица, смотря мне прямо в глаза, говорит: "Читать было невозможно".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Накрая любата ми ученичка ме поглежда в очите и казва "Супер тъпо беше"
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."Нарешті, моя краща учениця, дивлячись мені прямо в очі, заявляє: "Матеріал відстійний".
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."לבסוף, התלמידה החביבה עלי מסתכלת לי ישר בעיניים, ואומרת, "החומר היה גרוע."
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."ثم تتجاوب طالبتي المفضلة و تنظر مباشرة إلى عيني و تقول ، " لقد كانت القراءة سيئة للغاية. "
Sonunda en gözde öğrencim, direk gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi, "Okuma bölümü berbattı."「こんなの くだらない」 それから彼女は説明してくれました
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Ako Talus Spencer s jeho modernou mlátiť mu hrozí zničiť jeho nemotorné chvostom.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Al igual que Spencer Talus con su látigo moderno Amenaza ruina con su cola pesada.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Ca şi Talus Spencer cu laterală lui moderne El ameninţă ruina cu coada lui greoaie.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Come Talus Spencer con i suoi flagelli moderni Egli minaccia rovina con la sua coda pesante.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Comme Talus Spencer avec son fléau moderne, il menace ruine avec sa queue lourde.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Como Talus Spencer com seu mangual modernos Ele ameaça arruinar com sua cauda pesada.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Giống như mái Spencer với flail hiện đại của mình đe dọa làm hỏng với đuôi chạp của mình.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Jako Talus Spencer s jeho moderní mlátit mu hrozí zničit jeho nemotorné ocasem.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."그의 현대 도리깨와 스펜서 탈러스 마찬가지로 그는 그의 육중한 꼬리 파멸 위협하고 있습니다.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Kuten Spencerin Talus hänen moderni huitoa Hän uhkaa pilata hänen raskaasta häntää.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Ligesom Spencers Talus med sin moderne plejlen Han truer ruin med sine tunge hale.
"Spencer Talus onun modern bir yelken gibi onun hantal kuyruk ile berbat tehdit."Mint Spencer Talus az ő modern hadonászik Ő fenyegeti tönkre az ő nehézkes farok.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod