"Berbat görünüyor."Jelek sekali.
Berbat görünüyor.Kelihatannya tidak bagus.
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?Alguém sabe?
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?È un piattino caldo?
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?너무 흉측해요. 소형 요리철판인가요?
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?Някой знае ли?
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?הוא נראה נורא, האם זו פלטת חימום?
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?إنه يبدو رهيبا. هل هي لوحة ساخنة صغيرة؟
Berbat görünüyor. Küçük bir sıcak tabak mı?わかりません
Berbat görünüyor.Nó trông thật kinh khủng.
"Berbat görünüyor."Okropne.
"Berbat görünüyor."To je otrasné.
"Berbat görünüyor."To je strašný.
"Berbat görünüyor."Tremendo.
Berbat görünüyor.Vypadá to strašně.
Berbat görünüyor.Vyzerá hrozne.
Berbat görünüyor.Wygląda okropnie.
"Berbat görünüyor."Αυτό είναι απαίσιο.
Berbat görünüyor.Δείχνει απαίσιο.
Berbat görünüyor.Виглядає жахливо.
Berbat görünüyor.Выглядит ужасно.
"Berbat görünüyor."Това е ужасно.
"Berbat görünüyor."Це жахливо.
"Berbat görünüyor."Это ужасно.
Berbat halde.Está perturbada.
Berbat halde.Ki van bukva.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.A prétendre qu'ils vont bien quand ils ne vont pas bien.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Da se pretvarjajo, da je vse v redu, ko so čisto zmedeni.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Fare finta di non essere un guaio quando invece lo sono.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Hogy úgy tegyenek, nincsenek bajban, amikor bajban vannak.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.그들이 정말 엉망진창일 때도 괜찮은 척 하도록 강요했습니다.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Phải tỏ ra họ không hề thiếu tổ chức trong khi họ là một đống lộn xộn.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Pretender que están bien cuando están desechos.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Să pretindă că nu sunt un dezastru atunci când sunt.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Te doen alsof ze ok zijn, terwijl ze dat niet zijn.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Vorzutäuschen, dass sie nicht durcheinander sind, wenn sie es sind.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Żeby udawali, że wszystko jest w porządku, kiedy w środku czują chaos.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Да се преструват, че не са развалини, когато са развалини.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Притворяться, что они в порядке, когда они в полном беспорядке.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.Робити вигляд, що вони в порядку, коли вони в повному безпорядку.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.להעמיד פנים שהם לא בבלאגן כאשר הם כן.
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.إنهم يتظاهرون أنهم ليسوا في فوضى بينما هم فيها ..
Berbat halde olduklarında berbat halde değilmiş gibi yapmayı öğretmişiz.ここでおもしろい話をひとつ
Berbat halde. - Tamam.E într-o stare groaznică.
Berbat halde. - Tamam.Elle est complètement déboussolée.
Berbat hissetmeme neden oldun.Amit tettél velem, ez így olyan megalázó.
Berbat hissetmeme neden oldun.Em khiến anh cảm thấy đau khổi thêm thôi
Berbat hissetmeme neden oldun.Kau membuatku menyedihkan
Berbat hissetmeme neden oldun.Me haces sentir tan miserable.
Berbat hissetmeme neden oldun.Me haces sentir tan miserable.
Berbat hissetmeme neden oldun.Mi hai fatto sentire un disgraziato.
Berbat hissetmeme neden oldun.Przez ciebie czuję się taki żałosny
Berbat hissetmeme neden oldun.Tu me fais sentir si misérable.
Berbat hissetmeme neden oldun.إنك تجعليني أشعر باليأس
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.Começaram a enviar as suas notícias mais cedo.
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.Il se sont sentis plutôt stupides, alors ils se sont mis à envoyer leurs signalements plus vite.
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.각국이 스스로를 반성하게 되었습니다. 그리고 보고를 더 일찍 하기 시작했습니다.
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.Poczuli się głupio i zaczęli wysyłać zgłoszenia wcześniej.
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.S-au simţit prost, şi au început să trimită rapoartele mai devreme.
Berbat hisstetiler, bu yüzden daha önce kendi raporlarında göndermeye başladı.Se sintieron bastante estúpidos y empezaron a mandar sus reportes más temprano.