Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.Z wiedzą przychodzi troska.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.Και με τη γνώση έρχεται η φροντίδα.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.А със знанието идва и грижата.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.Со знанием приходит забота.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.ועם הידיעה מגיעה הדאגה.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.وبالمعرفة تأتي العناية.
Ve bilmek, önemsemeyi beraberinde getiriyor.思いやりによって希望がもたらされます
- Ve tabi ki bu fosfat gruplarını da beraberinde taşıyorA samozřejmě nese fosforové skupiny.
Ve tabi ki bu fosfat gruplarını da beraberinde taşıyorDan tentu saja itu membawa kelompok-kelompok fosfat.
- Ve tabi ki bu fosfat gruplarını da beraberinde taşıyorE claro está carregando esses grupos fosfato.
Ve tabi ki bu fosfat gruplarını da beraberinde taşıyor Fosfatlar pozitif yüklüBędzie miała przyłączone trzy jony sodu, które są dodatnio naładowane.
Ve tabi ki bu fosfat gruplarını da beraberinde taşıyorY por supuesto está llevando a cabo estos grupos fosfato.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Alleen Lukas is nog bij mij. Als je komt, breng dan Markus mee, want ik heb hem nodig.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Chỉ có một mình Lu-ca ở với ta. Hãy đem Mác đến với con, vì người thật có ích cho ta về sự hầu việc lắm.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Chỉ có một_mình Lu-ca ở với ta . Hãy đem Mác đến với con , vì người thật có_ích cho ta về sự hầu việc lắm .
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Egyedül Lukács van velem. Márkust magadhoz vévén, hozd magaddal: mert nekem alkalmas a szolgálatra.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.누가만 나와 함께 있느니라 네가 올 때에 마가를 데리고 오라 저가 나의 일에 유익하니라
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Luc seul est avec moi. Prends Marc, et amène-le avec toi, car il m`est utile pour le ministère.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas allein ist bei mir. Markus nimm zu dir und bringe ihn mit dir; denn er ist mir nützlich zum Dienst.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas er alene hos mig. Tag Markus og bring ham med dig; thi han er mig nyttig til Tjenesten.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukas er alene hos mig. Ta Markus og ha ham med dig! for han er mig nyttig til tjeneste.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukáš je samotný so mnou. Marka pojmi a doveď so sebou, lebo mi je veľmi užitočný k službe.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Lukež je sam pri meni. Marka vzemi in pripelji s seboj, kajti koristen mi je za službo.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Numai Luca este cu mine. Ia pe Marcu, şi adu -l cu tine; căci el îmi este de folos pentru slujbă.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sám toliko Lukáš se mnou jest. Marka vezmi s sebou; nebo jest mi velmi potřebný k službě.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sam tylko Łukasz ze mną jest. Marka wziąwszy, przywiedź ze sobą; bo mi jest bardzo pożyteczny ku posłudze.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Solo Luca è con me. Prendi Marco e portalo con te, perché mi sarà utile per il ministero
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Sólo Lucas está conmigo. Toma a Marcos y tráele contigo, porque me es útil para el ministerio
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.só Lucas está comigo. Toma a Marcos e traze-o contigo, porque me é muito útil para o ministério.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.ο Λουκας ειναι μονος μετ' εμου. Τον Μαρκον παραλαβων φερε μετα σου διοτι μοι ειναι χρησιμος εις την διακονιαν.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Ераст остана в Коринт, а Трофима оставиха болен Милит.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Лука один зо мною. Марка взявши приведи з собою, він бо менї потрібен на служеннє.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.Марка возьми и приведи с собою, ибо он мне нужен для служения.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.ולוקס הוא לבדו עמדי קח את מרקוס והביאהו אתך כי יועיל לי למאד לעבודה׃
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.لوقا وحده معي. خذ مرقس واحضره معك لانه نافع لي للخدمة.
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.獨 有 路 加 在 我 這 裡 。 你 來 的 時 候 要 把 馬 可 帶 來 . 因 為 他 在 傳 道 的 事 上 於 我 有 益 處 。 〔 傳 道 或 作 服 事 我
Yanımda yalnız Luka var. Markosu alıp beraberinde getir, yapacağım hizmette bana yardım eder.獨有路 加在 我 這裡 。 你 來 的 時候 要 把 馬可帶來 . 因為 他 在 傳道 的 事上 於 我 有益處 。 〔 傳道 或 作服 事 我