berâat ile cümle
berâat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?Or is there immunity for you in the Scriptures?
Sizin kafirleriniz onlardan daha hayırlı mıdır? Yoksa sizin için kitaplarda bir beraat mi var?Are your disbelievers better than they were, or have you been given exemption in the Books?
15 yıllık dava boyunca Selek, üç kez beraat edildi.During her nearly 15 year-long trial, she was acquitted three times.
23 Mayıs 2008'de, Selek, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ikinci kez beraat edildi.On May 23, 2008, Selek was acquitted for the second time by the Istanbul 12th High Criminal Court.
Bu karar yapılan bir başka itirazdan sonra, 9 Şubat 2011'de, üçüncü kez beraat edildi.After another appeal to this decision, on February 9, 2011, she was acquitted for the third time.
@Balciceki: Pınar selek'e 3 kez beraattan sonra müebbet!Life sentence for Pınar Selek after three acquittals.
Hemşirelerin açtığı beraate itiraz davaları ise delil yetersizliği yüzünden reddedildi.The nurses' appeal against their acquittal was rejected due to insufficient evidence.
Arnavut milletvekilinin beraati dokunulmazlık tartışmalarına yol açtıAcquittal of Albanian MP spurs debate on immunity
Ankara Hukuk Dergisine göre, Türkiye'deki her 100 davadan 54'ü beraatle sonuçlanıyor.According to the Ankara Law Review, out of every 100 cases in Turkey, 54 result in acquittal.
Kehoe de mahkemeden beraat kararı çıkmasına kesin gözüyle bakıyor.Kehoe too is sure of an acquittal.
Ancak, Prijedor'un eski belediye başkanı, en ciddi suçlama olan soykırımindan beraat etti.However, the former mayor of Prijedor was acquitted of genocide, the most serious charge.
Stakiç, bugüne dek soykırım suçundan beraat eden 3'ncu savaş suçlusu oldu.He is the 3rd war crimes suspect to be acquitted of genocide so far.
Eski Bosnalı Sırp bakan savaş suçlarından beraat ettiFormer Bosnian Serb minister acquitted of war crimes
Bunların çoğu ya beraat etti ya da haklarındaki suçlamalar düşürüldü.Most have been acquitted, or have had the charges against them dropped.
Savaş suçları savcısı Vladimir Vukceviç beraatlere itiraz etme sözü verdi.War crimes prosecutor Vladimir Vukcevic vowed to appeal the acquittals.
Sağlık görevlilerine işkence yapmakla suçlanan dokuz Libyalı subay Haziran 2005'te beraat etti.Nine Libyan officers charged with torturing the medics were acquitted in June 2005.
Türk yazar Atatürk'e hakaretten beraat ettiTurkish author acquitted of insulting Ataturk
Pek çok Sırp onun beraatinin mahkemenin Sırplara karşı önyargısının bir kanıtı olarak görmüştü.Many Serbs saw his acquittal as proof of what they perceive as the tribunal's bias against Serbia.
Maddesine dayanılarak açılan davaların çoğu ya beraatle sonuçlandı ya da suçlamalar düşürüldü.Nevertheless, Turkey has been urged to amend or scrap legislation that limits freedom of expression.
Savcılar, BM mahkemesi tarafından beraatine itiraz ediyorlar.Prosecutors are appealing his acquittal by the UN court.
Libya'daki tutuklu sağlık çalışanları iftiradan beraat ettilerLibya-jailed medics acquitted of defamation
Türk temyiz mahkemesi akademisyenlerin beraat kararını bozduTurkish appeals court overturns academics' acquittals
Lahey'den Makedon Boskovski'ye beraat, Tarculovski'ye hapis cezası çıktıThe Hague acquits Macedonia's Boskovski, convicts Tarculovski
"Türklüğe hakaretle" suçlanan tanınmış romancı beraat ettiProminent novelist, charged with "insulting Turkishness", acquitted
Üçüncü sanık General İvan Cermak ise beraat etti ve serbest bırakıldı.A third co-defendant, General Ivan Cermak was acquitted and released.
Sağlık görevlilerine işkence etmekle suçlanan dokuz Libyalı memur Haziran 2005'te beraat etti.Nine Libyan officers charged with torturing the medics were acquitted in June 2005.
ICTY eski Sırp Cumhurbaşkanı Milutinoviç'i beraat ettirdiICTY acquits former Serbian President Milutinovic
Eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Milan Milutinoviç 26 Şubat Perşembe günü beraat etti. [Getty Images]Former Serbian President Milan Milutinovic was acquitted on Thursday (February 26th). [Getty Images]
Biri kadın olmak üzere dört sanık davadan beraat etti.Four defendants, including the only woman, were acquitted.
Bu sanıklar 2002'de beraat etmelerinden bu yana kaçak durumundalar.They have been on the run since their 2002 acquittal.
Georgiev beraat etmesine karşın Libya'dan ayrılmasına izin verilmedi.Georgiev was acquitted, but was not allowed to leave Libya.
Üç diğer yetkili bir ila üç yıl hapis cezasına çarptırılırken iki sanık beraat etti.Three other officials got jail terms ranging from one to three years. Two were acquitted.
Hırsızlıkla suçlanan iki kişi beraat etti ve serbest bırakıldı.Two men accused of a burglary won their acquittal and release.
Üçüncü sanık, Miroslav Radiç, beraat etti.A third defendant, Miroslav Radic, was acquitted.
ICTY savcılığı Haradinay'ın beraatine itiraz ettiICTY prosecution appeals Haradinaj's acquittal
Dört sanık ise delil yetersizliğinden beraat etti.Four of the defendants were acquitted for lack of evidence.
Davada iki sanık delil yetersizliğinden beraat etti.Two others were acquitted for lack of evidence.
Üçüncü sanık Miroslav Radiç ise beraat etti.A third, Miroslav Radic, was acquitted.
Her ikisi de adil bir hüküm, beraat beklediğini söyledi.Both said that they expect a just verdict -- acquittal.
Türk sümerolog, dini nefrete teşvikten beraat ettiTurkish scholar acquitted of inciting religious hatred
Limaj hakkındaki bütün suçlamalardan beraat etmişti.He was acquitted of all charges.
Mahkeme diğer üç sanığın beraatine karar verdi.The court acquitted three other defendants.
29 Şubat 2004 tarihinde tüm suçlamalardan beraat etti.He was acquitted of all charges on February 29, 2004.
Ancak She-Hulk #20'de Liderin suçlarından beraat ettiği ortaya çıktı.However, in She-Hulk #20, it is revealed that the Leader has been acquitted of his crimes.
Wanda yaptıklarını itiraf etmişti ancak daha sonra mahkeme kararınca beraat etmişti.Wanda Dobrodzicka had confessed but was acquitted.
Purickis ve diğer üç kişi Şubat 1925'te soruşturuldu, yargılandı ve beraat etti.Purickis and three other men were investigated, put on trial, and acquitted in February 1925.
1877-1878'de beraat etti.She was acquitted in 1877–1878.
Koresh'in takipçileri beraat etti ve Koresh davasında bir yanlış yargılama ilan edildi.Koresh's followers were acquitted, and in Koresh's case, a mistrial was declared.
İki kişi masum olduğunu iddia etti[1]ve Ekim 2007'de beraat etti.The two pleaded innocent,[196] and were acquitted in October 2007.
Cholokashvili tutuklandı, ancak suçlamalardan beraat etti.Cholokashvili was arrested, but acquitted of charges.
Müvekkilini "Uymuyorsa beraat etmelisin!" gibi tekerlemelerle savundu.[2] KaynakçaHe defended his client with rhymes like "if it doesn't fit, you must acquit!"[2]
Delil yetersizliğinden beraat eder, hala bir kampta tutulur.Acquitted for lack of evidence, he is still interned in a camp.
Teukros beraat eder, ancak ihmalden suçlu bulunur.Teucer was acquitted for responsibility but found guilty of negligence.
O ve meslektaşı Charles Bradlaugh mahkum edildiler ancak temyizde beraat ettiler.She and her colleague Charles Bradlaugh were convicted but acquitted on appeal.
Acıdıkları için onu beraat ettirmeye karar verdiler.They decided to acquit her out of pity.[3]
Mart 2010'da, Hırvatistan Yüksek Mahkemesi Ademi'nin beraatını onadı.[1]In March 2010, the Supreme Court of Croatia upheld Ademi's acquittal.[4]
Onun ölümüyle suçlanan iki İran istihbarat ajanından biri Eylül 2003'te beraat etti.One of the two Iranian intelligence agents charged with her death was acquitted in September 2003.
25 Temmuz 2004'te Ağdam-Ahmedi beraat etti.On 25 July 2004, Aghdam-Ahmadi was acquitted.[citation needed]
El-Haffar, Bağdat'a kaçtı ve mahkeme tarafından beraat ettirilene kadar orada kaldı.Al-Haffar escaped to Baghdad, and remained there until he was acquitted by the courts.
Patrik Gregory beraat etti ve piskoposluk makamına geri döndü.Patriarch Gregory was acquitted and returned to his episcopal see.