benzin istasyonu ile cümle
benzin istasyonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Ils doivent aller à la gare maintenant.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Il travaille dans l'industrie du pétrole.
Benzin istasyonu haftanın yedi günü açık.La gasolinera está abierta los siete días de la semana.
Benzin istasyonunda sandviç satın aldım.Compré el sándwich en la gasolinera.
Benzin istasyonu zombilerle doludur ve ikisi polis arabasına zar zor kaçmaktadır.La gasolinera está llena de zombis y los dos escapan por poco en un coche de policía.
Bu eve yakın olarak ayrıca Drayton Sawyer'ın benzin istasyonu bulunmaktadır.Junto a la estación de trenes se encuentra la empresa de productos químicos Saenz.
Ayrıca mahallede kooperatif tarafından işletilen bir adet de benzin istasyonu bulunmaktadır.También cuenta con un espacio hoy ocupado por un puesto de gasolina.
Benzin istasyonuysa Clive (Rob Schneider) isimli birisi tarafından soyulmaktadır.Entretanto, en otro lugar de la ciudad, Clive (Rob Schneider) está asaltando una gasolinera.
Köyün içerisinde bir benzin istasyonu vardır.في القرية محطة لتعبئة البنزين.
Bir benzin istasyonu olup insan etinden barbekü yapmaktadır.لانه في الواقع قد اتفق مع أحد لموظفي محطة بنزين.
Bir Total benzin istasyonu.محطة لتخزين البترول.
Köyün içerisinde bir benzin istasyonu vardır.Tem um posto de Abastecimento de combustíveis dentro da vila.
Bir Total benzin istasyonu.Er is hier een tankstation van Total.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Nick gaat intussen naar het tankstation.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Hij bevindt zich aan een tankstation.
Alfredo kendisine ait olan bir benzin istasyonunda çalışmaktadır.Derochette was een pompbediende die in een benzinestation te Elsene werkte.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Zatrzymują się na stacji benzynowej.
Bir Total benzin istasyonu.Istnieje stacja benzynowa.
Mahallenin girişinde benzin istasyonu bulunmaktadır.Przy zjeździe znajduje się stacja benzynowa.
Daha sonra bir benzin istasyonu açacak kazanca ulaşır.Man har även öppnat en bensinstation igen.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Därefter fortsätter färden till stationen.
En yakın banka ve benzin istasyonu Ayancık'tadır.Närmaste lanthandel samt bensinmack ligger i Bograngen.
Bir benzin istasyonu olup insan etinden barbekü yapmaktadır.Idag finns där en bensinstation och frisör.
Bir Total benzin istasyonu.Тут знаходиться газорозподільна станція.
Bir saat sonra siyahi birinin işlettiği bir benzin istasyonuna sığınır ve elinde bir balkabağı maskesi vardır.Через якийсь час до нього під'їжджає чорношкірий чоловік, в бензобаку машини якого скінчився бензин.
En yakın benzin istasyonu nerede?Де найближча заправка?
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Práce na ropné plošině .
Herkes, yakınlardaki benzin istasyonunda, şövalyeler tekrar saldırmadan birlik olmaya çalışır.Při návštěvě jedné z bojových jam na ně opět zaútočí vzpurní obyvatelé.
Ayrıca fırın ve benzin istasyonu da bulunmaktadır.În același timp, aici mai există industria bumbacului și a petrolului.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Épp csatlakozásra vár a pályaudvaron.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Benzinben ázik a barikád.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Yhdessä he kulkevat rautatieasemalle asti.
27 Ocak 2009 tarihinde benzin istasyonundan, LPG çalmakla suçlanan türkücü gözaltına alındı.Pihlavan työväentalo paloi 28. heinäkuuta 2011 poliisin epäilyn mukaan tuhopoltossa.
Köyün içerisinde bir benzin istasyonu vardır.Στο χωρίο υπάρχει βενζινάδικο.
Cesetleri bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edildi.Deres lig blev hængt op med hovedet nedad på en benzinstation i Milano.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Den kjøper du på bensinstasjonen.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.De hjelper henne å komme seg til nærmeste bensinstasjon.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Ông làm việc tại trạm xăng.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.ガソリンスタンドで働いている。
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.その後もガソリンスタンドそばのインターチェンジに移動している。
Cesetleri bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edildi.その後、死体は広場内のガソリンスタンドの桁から逆さに吊るされた。
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.在加油站工作。
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.現在已經成為秘境車站。
Bir Total benzin istasyonu.全線未設置加油站。
Benzin istasyonundaki kameralarla eşkalleri belirlenen ikili aynı gün içinde yakalandı.사건 당일 전철역 방범카메라에 용의자의 모습이 포착되었다.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.עובד בתחנת דלק.
Köyün içerisinde bir benzin istasyonu vardır.В рамките на селото има газстанция.
Ayrıca fırın ve benzin istasyonu da bulunmaktadır.Nachádza sa tu vrakovisko a benzínová stanica.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Trenutno se uporablja policijska postaja.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Ajutiselt asub ta tööle bensiinijaama.
Alfredo kendisine ait olan bir benzin istasyonunda çalışmaktadır.McLean asus tööle kodulinnas asuvas bensiinijaamas.
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Am fost în benzinărie cu ceva timp în urmă, am cumpărat o bijuterie soției mele, dar nu o mai găsesc."
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Az előbb ott jártam a benzinkúton, vettem a feleségemnek egy ékszert, és most nincs meg."
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Bol som na vašej pumpe pred chvíľou, a kúpil som šperk pre manželku, a neviem ho nájsť."
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Byłem przed chwilą na waszej stacji, kupiłem biżuterię dla żony i nie mogę jej znaleźć".
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Estuve en su gasolinera hace poco; compré una joya para mi esposa y no puedo encontrarla".
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Ik was net nog in je benzinestation, en ik had een juweel voor mijn vrouw gekocht, en ik vind het niet."
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."나는 당신네 주유소에 잠시 있었는데, 이 보석을 내 부인을 위해 샀는데, 찾을수가 없어요"
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Olin huoltoasemallanne hetki sitten, ostin koruja vaimolleni enkä löydä sitä mistään."
"Biraz önce benzin istasyonunuzdaydım, ve karıma bir mücevher almıştım ve şimdi bulamıyorum" diyordu."Před chvílí jsem byl u vás na stanici, a koupil jsem svojí ženě šperk a teď ho nemůžu najít."