Monopoly®- benzeri tahta oyunlarıNameНастольная игра в духе МонополииName
Monopoly®- benzeri tahta oyunlarıNameחיקוי Abalon, משחק לוחName
Monopoly®- benzeri tahta oyunlarıNameחיקוי PuyoPuyo יפניName
Monopoly®- benzeri tahta oyunlarıNameמשחקי לוח נוסח Monopoly®Name
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.A mérnökök hamarosan hasonló technológiákat alkalmaznak majd a Földön is.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Bientôt des ingénieurs réincarneront pour apporter des technologies semblables sur la Planète.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.In curand inginerii vor descoperi tehnologii similare pe Pamant.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Inženýři brzy přinesou podobné technologie na Zemi.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.ln Kürze werden lngenieure reinkarnieren, um ähnliche Technologien zum Planeten zu bringen.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Vài kỹ sư sắp đầu thai và họ sẽ mang những công nghệ này theo. Công nghệ kiểu gì?
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Wkrótce inżynierowie na Ziemi odkryją podobne technologie.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Σύντομα οι μηχανικοί θα μεταφέρουν παρόμοιες τεχνολογίες στην Γη.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Скоро инженеры принесут похожие технологии на Землю
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.Họ làm ra giáo mác và các công cụ bằng đá tương tự như những thứ tìm thấy ở châu Phi.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.그들은 아프리카에서의 것과 비슷한 창과 돌로 만든 도구를 사용하었고,
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.Sie stellten Speere und Steinwerkzeuge her, ähnlich zu denen, die in Afrika gefunden wurden.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.They made spears and stone tools, similar to those
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.Wytwarzali dzidy i narzędzia z kamienia, podobne do tych znalezionych w Afryce.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.Вони виготовляли списи та знаряддя з каменю схожі на ті, що були знайдені в Африці.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.Те правели копия и инструменти от камък ,подобни на откритите в Африка.
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.صنعوا الرماح وأدوات حجرية,مشابهة لتلك
Neandertaller, Afrika'da bulunanların benzeri taştan aletler ve mızrak kullanıyordu.そして、驚くことに彼らは高い社会性を 持っていたと考えられています。
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.l'Associazione Nazionale per l'Educazione e altri programmi, quindi dobbiamo davvero fermarci e pensare:
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.NEA와 다른 프로그램으로 골치를 썩이고 있습니다.
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.Nous avons un gouvernement qui semble étriper la Dotation Nationale pour les Arts et d'autres programmes.
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.Onze overheid kort op de onderwijsorganisatie en andere programma's.
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.Rząd wydaje się redukować programy na rzecz edukacji.
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.ממשלה שנראה כי היא מחריבה את הקרן הלאומית לאמנויות ותוכניות אחרות,
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.حكومة يبدو كأنها تولع النيران في وكالة الطاقة النووية وبرامج اخرى
NEA ve benzeri programları temizlemeye çalışıyor.政府は骨抜きにしようとしているようです 本当に立ち止まって 考えるべきです
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.뉴턴은 빛이 원자같은 아주 작은 입자로 만들어져 있다고 믿었습니다. 그는 그 입자를 '작은 입자'라고 불렀습니다.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Newton credea că lumina e făcută din particule mici ca atomii pe care el i-a numit corpusculi.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Newton pensava che la luce fosse fatta di piccoli atomi simili a particelle, chiamati corpuscoli.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Newton tin rằng ánh sáng được cấu tạo từ những hạt tí hon giống nguyên tử, mà ông gọi là vi hạt
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Newton věřil, že světlo se skládá z malým, atomům podobných částic, které nazval "tělíska".
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Ο Νεύτωνας πίστευε ότι το φως απαρτίζεται από μικροσκοπικά σωματίδια σαν τα άτομα, που αποκάλεσε corpuscles.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Ньютон считал, что свет состоит из крошечных частиц, подобных атомам, которые он называл "корпускулами".
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.Нютон вярвал, че светлината е съставена от малки, подобни на атом частици, които той нарекъл корпускули.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.ניוטון האמין שאור עשוי מחלקיקים קטנטנים, דמויי אטומים, להם הוא קרא קורפוסלס.
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.إعتقد نيوتن أن الضوء يتكون من جزيئات صغيرة، مثل الذرة، كان يدعوها " كريات الضوء "
Newton ışığın minik, atom benzeri parçacıklardan oluştuğuna inanmış ve bunlara "corpuscle" adını vermişti.粒子からできていると信じ これをcorpuscles と名づけました この考えをもとに 光の持つ特性を説明しました
New York Times'in haftalık teknoloji yazarıyım. Kullanışlı alet ve benzeri ürünleri incelerim.Làm việc với New York Times, tôi nhận xét rất nhiều các tiện ích của công nghệ
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."Em que acreditas? Etc.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."¿En qué cree?, etc.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."En quoi croyez-vous ? Et ainsi de suite.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."În ce crezi? Și așa mai departe.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."In cosa credi? E così via.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."Miben hiszel? Stb.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."Waar geloof je in?" Enzoverder.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."W co wierzysz? I tak dalej.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."Woran glaubst du? Und so weiter.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."В какво вярвате? И така нататък.
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."Во что вы верите? И так далее.
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veCzemu jesteśmy podobni, czemu Irakijczycy i Japończycy,
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar ve왜 당신과 내가 같은지, 왜 이라크인들, 일본인들,
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar vePourquoi sommes-nous identiques, pourquoi les Irakiens, les Japonais
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veלמה אתם ואני דומים, למה העיראקים והיפנים
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veلماذا أنت وأنا مشتابهين، لماذا العراقيون واليابانيون
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veまた なぜイラク人と日本人が オーストラリアのアボリジニーとアマゾン川に住む人たちが似ているのか?
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar ve點解你同我都咁相似,點解伊拉克人同日本人