Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Porque eu era muito baixo, e não era bom a desporto, nem nada do género.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Porque yo era muy pequeño, y no era bueno en los deportes, ni nada por el estilo.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Protože jsem byl velmi malý a nebyl jsem dobrý sportovec ani nic podobného.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Vì khi đó tôi rất nhỏ con và không giỏi các môn thể thao, hay bất cứ thứ gì tương tự.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Want ik was heel klein, en niet goed in sport en van die dingen.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Γιατί ήμουν μικρόσωμος και δεν ήμουν καλός στα αθλήματα, ή τίποτα σχετικό.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Защото аз бях много малък, а и не бях добър в някой спорт, или нещо такова.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.Потому что я был очень маленьким и не имел ни спортивных успехов, ни чего-либо вроде этого.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.כי הייתי מאוד קטן ולא טוב בספורט או דברים דומים.
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.لأنني كنت صغيراً جداً ولم أكن جيداً في الرياضة أو شيء آخر مثلها
Çünkü ufak tefek birisiydim ve ne sporda iyiydim, ne de benzeri işlerde.能がなかったから 私の育ちについてちょっとお話しましょう。父は
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.A veszély nem példa nélkül álló. A fajok állandóan kihalnak.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Die Gefährdungen sind nicht ohne Beispiel. Spezies sterben aus. Ständig.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.El peligro tiene precedentes. Se extinguen especies todo el tiempo.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Het gevaar is niet zonder precedenten. De hele tijd verdwijnen er soorten.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Il pericolo non è affatto senza precendenti. Le specie si estinguono di continuo.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.이 위험은 전례가 없는 새로운 것이 아닙니다. 생물 종은 언제나 멸종하였고,
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Le danger n'est pas sans précédent du tout. Des espèces s'éteignent tout le temps.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Nebezpečenstvo nie je ani náhodou bezprecedentné. Živočíšne druhy vymierajú neustále.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Nguy hiểm không phải chưa từng xảy ra. Các loài vẫn bị tuyệt chủng.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.O perigo não deixa de ter precedentes. As espécies estão sempre a extinguir-se.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Pericolul nu este deloc nemaiîntalnit. Speciile dispar tot timpul.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.To nebezpečí rozhodně není nic nového. Živočišné druhy vymírají neustále.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Zagrożenie wcale nie jest czymś nowym. Gatunki wymierają bez przerwy.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Καταστροφές έχουν συμβεί ξανά. Συνέχεια αφανίζονται είδη από τη Γη.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Опасността изобщо не е безпрецедентна. Постоянно изчезват видове.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.Угроза вымирания нашей цивилизации отнюдь не беспрецедентна. Различные биологические виды постоянно вымирают.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.הסכנה היא בכלל לא בלי תקדים. מינים נכחדים כל הזמן.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.الخطر سبق له مثيل. الكائنات الحية تنقرض بشكل دائم.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.種はいつだって絶滅しています 文明は終息します
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Apoi îl punem într-un aparat ca un cuptor, şi reușim să creăm acea structură, s-o configurăm.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Colocamos num dispositivo parecido com um forno, e conseguimos criar aquela estrutura e trazê-la cá para fora.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Dann stellen wir es in ein ofenähnliches Gerät und so können wir diese Struktur herstellen und herausbringen.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.그런 다음 그걸 오븐 같은 기계에 넣으면 그런 구조물이 완성되고 꺼내면 됩니다.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Luego lo colocamos en una especie de horno y así podemos crear esa estructura y llevarla a cabo.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Pak je umístíme do zařízení podobnému troubě a jsme schopni vytvořit strukturu a přivést ji k životu.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Potem umieścimy go w urządzeniu na wzór piekarnika, wtedy będziemy mogli tworzyć tę strukturę i ją stosować.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.Затем мы помещаем это в "печь" для тканей, и так мы можем создать нужную структуру и достать её оттуда.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.לאחר מכן מכניסים אותו למתקן דמוי תנור. כך אנו יכולים ליצור את המבנה.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.ثم ندخلها في جهاز يشبه الفرن، ونتمكن بذلك من صنع هذا الهيكل ثم نخرجه.
Daha sonra bunu fırın benzeri bir cihaza yerleştiriyoruz, ve böylelikle bu yapıyı yaratmamız mümkün oluyor.必要な構造を作り 取り出します これは私たちが作った
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.David Milch, a "Deadwood" és más nagyszerű sorozatok írója talált egy remek magyarázatot erre.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.David Milch, autor "Deadwood" a jiných skvělých televizních show, má pro tyto věci opravdu dobrý popis.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.David Milch, créateur de "Deadwood" et d'autres très bonnes séries, a une très bonne description du phénomène.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.David Milch, creatore di "Deadwood" e altri fantastici telefilm, ha un'ottima maniera per descrivere questo.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.David Milch, twórca m.in. "Deadwood" dobrze to opisuje.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.유명 방송 프로그램 "데드우드(Deadwood)"의 제작자인 데이비드 밀치(David Milch)는 이에 대해서 명쾌한 의견을 갖고 있습니다.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.לדיוויד מילץ', היוצר של "דדווד" וסדרות מדהימות אחרות, יש תיאור ממש טוב למצב הזה.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.ديفيد ميلش مؤسس "ديدوود" وبرامج تلفزيونية أخرى شيقة لديه توصيف جيد لهذا.
"Deadwood" ve benzeri TV programlarının yaratıcısı, David Milch'in bu konuda güzel bir açıklaması var.これを上手く説明します 彼は
"Doktor June' un ekibi eşi benzeri görülmemiş sonuçlar almayı sürdürüyor."Dr. June's team behaalt nog steeds weergaloze resultaten.
"Doktor June' un ekibi eşi benzeri görülmemiş sonuçlar almayı sürdürüyor."O time do Dr. June continue a atingir resultados sem precedentes.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Deci unii oameni cred că scriitura Indus reprezintă o limba indo-europeană veche cum ar fi sanscrită.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Dlatego niektórzy sądzą, że induskie pismo to starożytny język indoeuropejski jak sanskryt.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Donc certains croient que l'écriture Indus représente une ancienne langue Indo-Européenne tel que le Sanscrit.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Dus sommige mensen geloven dat het Indusscript een oude Indo-Europese taal zoals Sanskriet vertegenwoordigt.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Jadi beberapa orang percaya bahwa naskah Indus adalah Bahasa Indo-Eropa kuno seperti Sansekerta.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Jotkut siis uskovat Indus-kirjoituksen edustavan sanskritin tapaista muinaista indoeurooppalaista kieltä.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Manche glauben daher, die Indus-Schrift sei eine alte indo-europäische Sprache wie Sanskrit.
Dolayısıyla, bazı insanlara göre Indus yazısı, Sanskritçe benzeri antik bir Hint-Avrupa dilini temsil ediyor.Niektorí ľudia veria, že toto písmo predstavuje staroveký indoeurópsky jazyk, akým je aj Sanskrit.