O benim önümü kesti.He blocked my way.
Benim sahip olduğumun üç katı kadar kitabı var.He has three times as many books as I have.
O benim iş arkadaşımdır.He is my working mate.
O benim kız kardeşim ile evlendi.He married my sister.
O, dün benim ofisime geldi.He came to my office yesterday.
O benim soruma cevap vermedi.He didn't answer my question.
O benim amcam.He is my uncle.
O benim dayım.He is my uncle.
O benim tavsiyemi istedi.He asked for my advice.
O benim patronum.He is my boss.
O benim patronumdur.He is my boss.
O, benim yeni arabama hayran kaldı.He admired my new car.
O tam benim arkamdaydı.He was just behind me.
O benim can dostumdu.He was my dear friend.
O benimle akraba değil.He is no relation to me.
O, benim en iyi arkadaşlarımdan biridir.He is one of my best friends.
O, benim başarımı kıskandı.He was jealous of my success.
O benim yaşayan tek akrabamdır.He is my only living relative.
O benim öğretmenim.He is my teacher.
O benim oğlum değil, ama yeğenimdir.He is not my son, but my nephew.
Oraya benim yerime o gitti.He went there instead of me.
O, benim tavsiyemi dikkate almadı.He took no notice of my advice.
Benim tavsiyemi dinlemediği için pişman oldu.He regretted not having taken my advice.
O benim için yorumladı.He interpreted for me.
Benim yediğimin iki katı kadar çok yedi.He ate twice as much as I did.
O benim hastalğımı tedavi etti.He cured my illness.
Bu benim babam.He is my father.
O, benim babam kadar uzundur.He is as tall as my father.
O benim odama girdi.He entered my room.
O benim odama geldi.He came into my room.
O benim altımda çalışır.He works under me.
O, benim özrümü kabul etmedi.He did not accept my apologies.
O benim kız kardeşimi oyuncaklarından etti.He deprived my little sister of all her toys.
O benim arkadaşım değil.He is no friend of mine.
Benim cehaletim tarafından şaşırmış görünüyordu.He seemed surprised by my ignorance.
O benim gözüme vurdu.He hit me in the eye.
O benim gözlerime baktı.He looked me in the eye.
O benim arkadaşlarımın arasında dahildir.He is included among my friends.
O benim arkadaşım.He is my friend.
Benim yokluğumda beni görmeye geldi.He came to see me during my absence.
O benim bitişiğimde yaşıyor.He lives next to me.
O, benim sahip olduğumdan daha çok kitaba sahiptir.He has more books than I do.
O, benim bu ofiste çalışmama izin verdi.He let me work in this office.
O, onu benim yardımım vasıtasıyla yapıyor.He is doing it with my help.
O, benim başvurumu geri çevirdi.He turned down my application.
O, saati benim için tamir etti.He fixed the watch for me.
O programını benimkilere uydurdu.He fitted his schedule to mine.
O benim şakama güldü.He laughed at my joke.
O benim yakın arkadaşımHe is my close friend.
O benim yakın arkadaşım.He is my close friend.
O, benimle hiç konuşmadı.He didn't speak to me at all.
Başkaları hakkında kötü konuşmamayı kendisine prensip olarak benimsemektedir.He makes it a rule never to speak ill of others.
O benim yetişebileceğimden çok hızlı koşuyordu.He ran too fast for me to keep up with him.
O, onun fikrini benimsedi.He adopted her idea.
Benimle onu yapamayacağıma yirmi dolara bahse girdi.He bet me twenty dollars that I wouldn't do it.
Sanki onun benimle karşılaşmaktan çekindiğini hissettim.I felt as if he shrank from meeting me.
O beni benim sağlığıma karşı dikkatsiz olmama karşı uyarıda bulundu.He cautioned me against being careless of my health.
O benim çantamı soydu.He robbed me of my bag.
Benim bahanelerimi duymazdan geliyordu.He was deaf to my pleas.
O benim tavsiyemi biraz umursar.He cares little for my advice.