Benim doğum günüm 22 Martta.My birthday is on March 22.
Benim doğum günüm seninkine yakındır.My birthday is close to yours.
Benim eski arabam bana 100 dolar getirdi.My old car brought me $100.
Benim şehrimde büyük bir kale vardı.There was a large castle in my city.
Benim sezon biletimin süresi 31 Martta doluyor.My season ticket expires on March 31.
Erkek kardeşim benim kadar çok çalışır.My brother studies as hard as I do.
Erkek kardeşim benim kadar hızlı koşabilir.My brother can run as fast as I.
Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.My suggestion is for more trees to be planted along the streets.
Benim kedi sepetten çıktı.My cat came out of the basket.
Benim yıllık gelirim beş milyona yeni geçiyor.My annual income exceeds five million yen.
Benim yaşımı tahmin edebilir misiniz?Can you guess my age?
Benim saçım sınıfımda en uzundur.My hair is the longest in my class.
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.My boyfriend is a journalist.
Benim sekreterim iyi derecede İngilizce bilmektedir.My secretary has a good command of English.
Benim sekreterim iyi bir İngilizce hakimiyetine sahiptir.My secretary has a good command of English.
Gerçekten benim dikkatsizliğimdi.It was very careless of me.
Babam benim gidip o yeri görmemi istedi.My father wanted me to go and see that place.
Benim odamda bir sürü kitap var.There are many books in my room.
Benim odamda bir radyo vardır.There is a radio in my room.
Benim apartmanım dördüncü kattadır.My apartment is on the fourth floor.
Benim odam çok küçük.My room is very small.
Benim odam caddeye bakar.My room looks out on the street.
Benim odam onunkinden 2 kat daha büyük.My room is twice as big as his.
Benim cevabım olumsuzdu.My reply was negative.
Benim eğitimime müdahele etme.Don't interfere with my studying.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.My mother doesn't like my watching TV.
Benim ana dilim Japonca'dır.My mother tongue is Japanese.
Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.I'm so proud of my boys.
Benim dileğim İsviçre'ye gitmektir.My wish is to go to Switzerland.
Benim dileğim bir şarkıcı olmak.My wish is to be a singer.
Benim kitabım masanızın üstündedir.My book is on your desk.
Benim kitabım nerede?Where's my book?
Kız kardeşim oğlu Jimmy benim favori yeğenimdir.My sister's son Jimmy is my favorite nephew.
Benim küçük kardeşim geçen geceden beri diş ağrısından kıvranıyordu.My little sister has been suffering from a toothache since last night.
Benim adım okulumdaki herkesçe bilinir.My name is known to everybody in my school.
Benim adım ve adresim onun üstündedir.My name and address are on it.
Benim adım James ama lütfen bana Jim deyiniz.My name is James, but please call me Jim.
Benim adım Robert, bu nedenle bana kısaca Bob derler.My name is Robert, so they call me Bob for short.
Benim adım Yamada.My name is Yamada.
Benim bir arkadaşım beni ofisimde ziyaret etti.A friend of mine called on me at my office.
Arkadaşım Tom benim sahip olduğumun iki katı kadar çok sayıda pula sahip.My friend Tom has twice as many stamps as I do.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Arkadaşım kız arkadaşından ayrıldı ve şimdi benimle çıkmak istiyor.My friend broke up with his girlfriend and now he wants to go out with me.
Benim suçluluğum şüpheye yer bırakmaz.My guilt leaves no room for doubt.
Lütfen kendini benim yerime koy.Please put yourself in my place.
Benim aşçılığım anneninkinin yerini tutamaz.My cooking cannot hold a candle to Mother's.
Benim vicdanım temiz.My conscience is clear.
Benim bitişiğimde yaşayan adam bir doktor.The man who lives next door to me is a doctor.
Benim buzdolabım bozuk.My refrigerator is out of order.
Eve geldiğimde, benim bavullardan birinin kaybolduğunu fark ettim.When I got home, I realized that one of my suitcases had disappeared.
Benim bir arabam var.I have a car.
Uyurken en mutlu benim.I am happiest when I sleep.
Benim adım Hisashi.My name is Hisashi.
Benim bir CD oynatıcım yok ama yine de CD'yi satın aldım.I don't have a CD player, but I bought the CD anyway.
Benim tavsiyem devlet tahvillerine yatırım yapmandır.My recommendation is that you invest in government bonds.
Duygularınıza zarar vermiş olabilirim, ancak bu benim niyetim değildi.I may have hurt your feelings, but such was not my intention.
Bir çocuk benimle konuştu.A boy spoke to me.
Benim güzel bir kameram var.I have a nice camera.
Benim için sakıncası yok.It's OK with me.
Benim için hava hoş.It's OK with me.