Ana içeriğe geç
Sözlük

belki ile cümle

belki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Belki o hastaydı.Maybe he was ill.
Bu mesajı açamıyorum. Bir virüs, belki?I can't open this message. A virus, maybe?
Sadece birkaç hata var ya da belki de hiç yok.There are only a few mistakes, or perhaps none at all.
Belki konuşabiliriz.Maybe we can talk.
Belki hatalısınızdır.Perhaps you are mistaken.
Belki hatalıdır.Perhaps she is mistaken.
Belki o genç değil.Maybe he's not young.
Ben Lyon'dayım, ama belki bir iş bulmak için Paris'e gideceğim.I am in Lyon, but maybe I'll go to Paris for hunting a job.
O, genç, belki de fazla genç.He's young, maybe too young.
O genç, belki de daha genç.She's young, maybe too young.
Belki gelecek sefer.Maybe next time.
Belki beni duyamazsın?Maybe you can't hear me?
Belki yardım edebilirim.Maybe I can help.
Sovyetler Birliği'nde, belki de sadece resmi veya siyasi fikirler vardı.In the Soviet Union, there were maybe only official or political ideas.
Belki şanslı olacağız ve hırsızı yakalayacağız.Maybe we'll get lucky and catch the thief.
Belki o bir tuzak.Maybe it's a trap.
Belki çok geçtir.Maybe it's too late.
Belki bu çok geç olabilir.Perhaps it's too late.
Belki kitaplarımın nerede olduğunu biliyorsun.Maybe you know where my books are?
Belki o sana daha fazla anlatabilir.Maybe she can tell you more.
Belki bu sürmeyecek.Maybe it's not going to last.
Belki o İtalyan ya da İspanyol.Maybe he is Italian or Spanish.
Şikayet etme yerine belki yardımcı olmalısın.Instead of complaining, maybe you should help.
Belki onu kontrol edersin.Maybe you control it.
Belki hatalıyım.Perhaps I am wrong.
Belki doğrudur.Perhaps it is true.
Belki de onların ikisi de kesinlikle boşanmak istiyorlar.Maybe they both definitely want divorce.
Belki çok fazla içtim.Maybe I drank too much.
Belki odamı temizlemesem iyi olur diye düşündüm.I thought maybe I'd better not clean my room.
Belki hemen eve gitmesem iyi olur diye düşündüm.I thought maybe I'd better not go home right away.
Belki bu konuda daha sonra konuşabiliriz.Maybe we can talk about that later.
Ben belki de onu yememeliydim.I probably shouldn't have eaten that.
Sevgilim, belki benden bir şey saklıyorsun.My dear, maybe you are hiding something from me!
Bazı şeyler belki tercüme etmeye değmez.Some things are perhaps not worth translating.
Belki sen haklısın.Perhaps you're right.
Belki Tom buraya gelene kadar beklemeliyiz.Maybe we should wait until Tom gets here.
Belki Tom'a onun iğrenç olduğunu söylemeliyiz.Maybe we should tell Tom that he's being obnoxious.
Belki daha sonra geri gelmeliyiz.Maybe we should come back later.
Belki de bizim sessiz olmamız gerekir.Maybe we should be quiet.
Belki bu eski piyanoyu isteyip istemediğini Tom'a sormalıyız.Maybe we should ask Tom if he wants this old piano.
Belki yarın öğleden sonra bir araya gelebiliriz.Maybe we could get together tomorrow afternoon.
Belki Tom bizi bir şey hakkında uyarmaya çalışıyor.Maybe Tom was trying to warn us about something.
Belki Tom seni seviyor.Maybe Tom likes you.
Belki Tom âşık.Maybe Tom is in love.
Belki hatalıydım.Maybe I was wrong.
Belki bir ressam olabilirim.Maybe I should become a painter.
Belki bugün bize sözlükleri nasıl kullanacağımız hakkında birkaç ipucu verebilirsin.Maybe today you can give us a couple of tips about how to use the dictionaries.
Belki sana bir içki ısmarlayabileceğimi düşündüm.I thought maybe I could buy you a drink.
Belki yardım edebileceğimi düşündüm.I thought maybe I could help.
Belki süpermarkete gideceğimi ve akşam yemeği için bir şey alacağımı düşündüm.I thought maybe I'd go to the supermarket and buy something for dinner.
Belki bensiz daha iyi vakit geçirirsiniz diye düşündüm.I thought maybe you would have a better time without me.
Belki de bir fikrin olacağını düşündüm.I thought maybe you'd have an idea.
Belki vazgeçeceğini düşündüm.I thought perhaps you'd give up.
Belki bir silah almalısın.Perhaps you should buy a gun.
Belki de o kadar sık TV izlemiyorsun.Maybe you don't watch TV that often?
Belki Tom bir şey saklıyordu.Maybe Tom was hiding something.
Belki biri onu istiyor.Maybe somebody wants that.
Belki bilmek istemiyorum.Maybe I don't want to know.
Belki Tom sizi rahatsız etmek istemedi.Maybe Tom didn't want to bother you.
Belki de Tom endişelenmeni istemiyor.Maybe Tom doesn't want you to worry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod