Belki de Tom kazanacak.Maybe Tom will win.
Belki de işe yarar.Maybe that would work.
Belki de o çalışacak.Maybe it'll work.
Belki kimseyi asla bulamayacağım.Maybe I'm never going to find anyone.
Tom'un önerdiği belki de en kolay çözümdür.What Tom has suggested is perhaps the easiest solution.
Belki Tom bileti almayı göze alamadı.Maybe Tom couldn't afford to buy a ticket.
Belki de Tom sana sahip çıkar.Maybe Tom will adopt you.
Belki de Tom seni benimser.Maybe Tom will adopt you.
Belki de Tom seni evlat edinir.Maybe Tom will adopt you.
Belki Tom'un cevabı vardır.Maybe Tom has the answer.
Belki tamir edilebilir.Perhaps it can be repaired.
Bu belki tamir edilebilir.Maybe it can be fixed.
Belki biraz fazla ileri gittim.Maybe I went a little too far.
Belki de onların teklifini yeniden düşünmelisin.Perhaps you should reconsider their offer.
Belki o yasayı değiştirmeye çalışmalıyız.Maybe we should try to change that law.
Belki Tom Mary ile Boston'a gidecek.Maybe Tom will go to Boston with Mary.
Belki onu yarın yapabiliriz.Perhaps we could do that tomorrow.
Belki de rapor hatalıydı.Perhaps the report was incorrect.
Belki başka nedenler vardır.Perhaps there are other reasons.
Belki Tom fikrini değiştirdi.Maybe Tom has changed his mind.
Belki Tom'a yardım ettirebilirsin.Maybe you can get Tom to help.
Belki bir şeyler yememiz gerekir.Maybe we should eat something.
Belki bir ara seni arayacağım.Maybe I'll call you sometime.
Belki şansın değişiyor.Maybe your luck is changing.
Belki şimdi değişecek.Maybe that will change now.
Belkide bu yüzden hala bekarım.That's probably why I'm still single.
Yarın erken başlarım, belki erken uyumalıyım.I start early tomorrow, maybe I should go to sleep soon.
Belki biber katmamak en iyisi.Maybe it's best not to add pepper.
Yüzün kırmızı. İyi misin? Belki ateşin olabilir mi?Your face is red. Are you okay? Perhaps you have a fever?
Belki yarın gideceğim.Maybe I'll leave tomorrow.
Belki hafızanı tazeleyecek.Maybe it'll refresh your memory!
Belki de bu web sitesinin yavaş olmasındandır.Perhaps it's because the web is slow.
Nadiren, belkide hiç, bir saatten daha uzun süre beklemek zorunda kalacaksın.You will rarely, if ever, have to wait longer than an hour.
Bu sorunu nasıl çözeceğimiz konusunda belki Tom'un bir yardımı dokunabilir.Maybe Tom can help us figure out how to solve this problem.
Belki içkiyi bırakmalısın.Maybe you should quit drinking.
Belki de yıldızlar uygun şekilde hizalanmış değildi.Maybe the stars were not properly aligned.
Belki de burada konuşmamalıyız.We probably shouldn't talk here.
Belki kendini tehlikeye atmamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki risk almamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki riske girmemelisin.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki ölüme meydan okumamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki daha çok denemeliyiz.Maybe we should try harder.
Belki biz meslekleri değiştirmeliyiz.Maybe we should switch jobs.
Belki bize tedavi bulmamız için yardım ederler.Maybe they can help us find a cure.
Belki ona yanlışlıkla hasar verdim.Maybe I accidentally damaged it.
Belki sen yapmazsın ama ben yaparım.Maybe you don't, but I do.
Belki sen yaparsın ama ben yapmam.Maybe you do, but I don't.
Eğer iyi hissetmiyorsan, belki de yatakta biraz daha dinlenmelisin.If you aren't feeling well, maybe you should rest in bed a little longer.
Belki Tom onu yapabilir.Maybe Tom can do it.
Belki Tom beni sevmiyor.Maybe Tom doesn't like me.
Belki onu yanlış yapıyorsun.Maybe you're doing it wrong.
Belki tamamen anlamıyorsun?Perhaps you don't understand fully.
Belki o daha fazla açıklama gerektirir.Perhaps that requires further explanation.
Belki de biraz yardıma ihtiyacımız var.Perhaps we need some help.
Belki bir gün beni anlayacaksın.Maybe one day you'll understand me.
Yarın erken başlayacağım belki de erken uyumalıyım.I will start early tomorrow, maybe I should go to bed soon.
Belki bu günlerden birinde konuşacağız.Maybe we'll have a talk one of these days.
Boş zamanın olduğu zaman belki bizi görmeye geleceksin.Maybe you will come to see us when you have free time.
Belki de hatalıydım.Perhaps I've been wrong.
Sanırım belki de biz çok agresiftik.I think maybe we've been too aggressive.