Ana içeriğe geç
Sözlük

belirten ile cümle

belirten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu belirten çizgi nerede?Où est la ligne qui délimite ça ?
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Här borde sätta sig själv på posten innan vittnen som säger att han verkligen är en hertig. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Hier sollte sich aktenkundig zu machen, bevor Zeugen, wonach er wirklich ein Herzog. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Itt kellene tenni magát rekord előtt tanúk, mint arról, hogy az valóban egy herceg. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "여기 전에 기록에 자신을 넣어 야지 이 사람이 정말 듀크한다는로 증인. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Tu by mal dať seba v zázname pred svedkov o tom, že on naozaj je vojvoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Zde by měl dát sebe v záznamu před svědků o tom, že on opravdu je vévoda. "
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "Здесь должны поставить себя на записи до свидетелей, заявив, что он на самом деле герцог ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "يجب هنا أن يضع نفسه في سجل قبل شهود عيان قوله انه حقا الدوق ".
Burada önce kayda kendini koymak gerektiğini o gerçekten bir Dük olduğunu belirten tanıkların. "彼は本当に公爵であることを示すas証人。" "あなたは先生、どういう意味ですか?"少年は紫色の取得、叫んだ。
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.DATAVALUE 関数は日を表す数値 (1899年12月31日からの経過日数) を返します。
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.De functie DATEVALUE() geeft het aantal dagen terug dat is verstreken sinds 31 december 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funcția EVEN () întoarce numărul rotunjit pînă la primul număr întreg par.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funkce DATEVALUE vrací číslo reprezentující den, např. počet dní od 31. 12. 1899
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funkcia DATEVALUE vracia číslo reprezentujúce deň, napr. počet dní od 31. decembra 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funkcija DATEVALUE vrne število, ki predstavlja dan, t. j. število dni, ki so pretekli od 31. decembra 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funkcja DATEVALUE zwraca liczbę reprezentującą dzień, tzn. liczbę dni, które upłynęły od 31 grudnia 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Funktio DATEVALUE palauttaa päivämäärän aikakoodin eli päivien määrän päivästä 31. 12. 1899 lähtien.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Функция DATEVALUE возвращает числовое представление даты, то есть количество дней с 31 декабря 1899 года.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.Функция DATEVALUE връща число представляващо деня, броят дни изтекли от декември 31, 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.הפונקציה () DATEVALUE מחזירה מספר המייצג את היום, כלומר מספר הימים שעברו מאז ה־ 31 בדצמבר 1899.
DATEVALUE işlevi günü belirten bir sayısal değer gönderir.الدالة DATEVALUE ترجع الرقم الممثل لليوم ، كمثال عدد الأيام المنقضية منذ 31 ديسمبر ، 1899.
Eğri üzerinde, 1 saniyeyi belirten şu noktayı almak istiyorum. -Ce point de la courbe d'ici est donc quand le temps est égal a 1, vous pourriez dire ensuite.
Eğri üzerinde, 1 saniyeyi belirten şu noktayı almak istiyorum. -Então esse ponto na curva aqui é quando tempo é igual a 1, você poderia dizer segundo.
Eğri üzerinde, 1 saniyeyi belirten şu noktayı almak istiyorum. -Este punto aquí, que es el exacto correspondiente punto, es cuando el tiempo es igual 1/2 segundo.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Äktenskapets språk är ofta ägarskapets språk i stället för partnerskapets språk.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Die Sprache der Ehe ist eher eine Sprache des Eigentums statt die Sprache der Partnerschaft.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.El lenguaje del matrimonio es frecuentemente el lenguaje de propiedad en vez del lenguaje de una asociación.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.결혼에 대한 언어는 협력보다 지배의 언어에 가깝습니다.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Le langage du mariage est souvent un langage de possession plutôt qu'un langage de partenariat.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Limbajul căsătoriei e mai degrabă limbajul proprietății decât al parteneriatului.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Язык брака чаще язык обладания, нежели партнёрства.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.فلغة الزواج غالباً هي لغة التملك وليست لغة المشاركة.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.パートナーへの言葉使いでは ありません 私達は「尊敬」という言葉を
Hata belirten altçizgilerin çizileceği renkFarge for understreking av feil
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Albowiem jeszcze nie rozumieli Pisma, iż miał zmartwychwstać.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Căci tot nu pricepeau că, după Scriptură, Isus trebuia să învieze din morţi.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Car ils ne comprenaient pas encore que, selon l`Écriture, Jésus devait ressusciter des morts.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.De hade nämligen ännu icke förstått skriftens ord, att han skulle uppstå från de döda.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Denn sie wußten die Schrift noch nicht, daß er von den Toten auferstehen müßte.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.for de forstod ennu ikke Skriften, at han skulde opstå fra de døde.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.(저희는 성경에 그가 죽은 자 가운데서 다시 살아나야 하리라 하신 말씀을 아직 알지 못하더라)
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.lebo ešte neznali písma, že musel vstať z mŕtvych.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Mert nem tudják vala még az írást, hogy fel kell támadnia a halálból.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nebo ještě neznali Písma, že měl Kristus z mrtvých vstáti.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nista še namreč umela pisma, da mora on iz mrtvih vstati.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Non avevano infatti ancora compreso la Scrittura, che egli cioè doveva risuscitare dai morti
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Porque ainda não entendiam a escritura, que era necessário que ele ressurgisse dentre os mortos.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Pues aún no entendían la Escritura, que le era necesario resucitar de entre los muertos
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.(Sampai pada waktu itu mereka belum mengerti apa yang tertulis dalam Alkitab bahwa Ia harus bangkit dari mati.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Sillä he eivät vielä ymmärtäneet Raamattua, että hän oli kuolleista nouseva.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Thi de forstode endnu ikke Skriften, at han skulde opstå fra de døde.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Vì chưng hai người chưa hiểu lời Kinh Thánh rằng Ðức Chúa Jêsus phải từ kẻ chết sống lại.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Vì_chưng hai người chưa hiểu lời Kinh_Thánh rằng Ðức_Chúa_Jêsus phải từ kẻ chết_sống lại .
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Want zij wisten nog niet dat er geschreven stond dat Hij uit de dood zou terugkomen.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.διοτι δεν ενοουν ετι την γραφην οτι πρεπει αυτος να αναστηθη εκ νεκρων.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.А един от тях на име Каиафа, който беше първосвещеник през тая година, им рече: Вие нищо не знаете,
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Ибо они еще не знали из Писания, что Ему надлежало воскреснуть из мертвых.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Ще бо не знали писання, що має Він з мертвих воскреснути.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.כי לא הבינו עד עתה את הכתוב אשר קום יקום מעם המתים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod