Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerВозможность указания времени начала и завершения задачи.
Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerВстановлює чи дати початку та завершення цього завдання мають пов’ язані з ними моменти часу.
Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerЗадаване на конкретен час за насрочените дати или са плаващи задачи.
Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerקובע האם משויכות שעות לתאריכי התחלה וסיום של מטלה זו.
Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerيعيين إذا ما كان لتاريخ الواجب هذا أوقات مرتبطة به أم لا.
Bu günlüğün de ilişkilendirilmiş zamanı olup olmadığını belirlerこの To-Do の開始および締切について時間を指定するかどうかを選択します。
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.30 % morálních apelů na TEDu se opírá o tento základ.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Acest al doilea fundament susține celelalte 30 de procente ale enunțurilor morale pe care le-am auzit la TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.A második pillér alátámasztja a morális kijelentések másik 30%-át itt a TED-en.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Cette seconde fondation rassemble les 30% restants des affirmations morales que j'ai entendues à TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dat tweede fundament onderbouwt de overige 30 procent van de morele stellingen die ik op TED heb gehoord.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dette andet grundlag ligger under de andre 30 procent af de moralske udsagn vi hører her på TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Dieser zweite Grundpfeiler stützt die anderen 30% der moralischen Äußerungen die ich hier bei TED gehört habe.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Ese segundo pilar es la base del otro 30 por ciento de las declaraciones morales que he escuchado aqui en TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Landasan kedua ini mendasari 30 persen lainnya dari pernyataan moral yang saya pernah dengar di sini di TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Nền tảng thứ hai làm cơ sở cho 30% còn lại của những phát biểu về đạo đức tôi đã nghe ở TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Ta druga podstawa stanowi podłoże pozostałych 30% twierdzeń moralnych, które słyszałem na TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.이러한 두번째 도덕적 토대는 TED에서 언급된 도덕에 관련된 이야기의 약 30%를 차지하지요.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Toinen peruspilari käsittää loput 30 prosenttia moraalisista toteamuksista, joita olen kuullut TEDissä.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Αυτό το δεύτερο θεμέλιο υποστηρίζει το άλλο 30 τοις εκατό των ηθικών προτάσεων που άκουσα εδώ στο TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Второй принцип лежит в основе 30 процентов нравственных высказываний, которые я слышал тут, на TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.Този втори фундамент лежи в основата на останалите 30 процента от моралните изказвания, които чух тук на TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.היסוד השני נמצא בכ-30 אחוז מההצהרות ששמעתי כאן ב-TED.
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.هذه السمة الثانية التي تسبب ال 30 % الأخرى من التعبيرات المعنوية التي سمعتها هنا فى تيد .
Bu ikinci kaynak burada TED'te duyduğum moral karar verme durumlarının diğer yüzde otuzunu belirler.残り3割はこれです 3. グループ性/忠誠
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Cela définit une zone à l'intérieur d'un mot (cette partie ne correspond pas en fait à un caractère)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Det här anger något som inte är en ordgräns (den här delen matchar alltså inga tecken)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Dette påstår at der er en ikke- ordgrænse. (Denne del matcher ikke noget egentligt tegn.)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Dies sichert einen Grenze von Nichtwörtern zu (dieser Teil prüft keine Zeichen ab)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Dit voegt een niet-woordgrens in (dit onderdeel komt niet werkelijk overeen met enig teken).
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Isto verifica o interior de uma palavra (Este componente não corresponde com nenhuns caracteres)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Nem szóalkotó részhez illeszkedik (nem rendelhető konkrét karakterhez)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Presupone un no-límite de palabra (esta parte no representa realmente a ningún carácter)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Questo elemento impone un non confine di parola (in effetti non combacia con alcun carattere)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Tämä vakiinnuttaa sanarajan (Tämä osa ei parita mitään merkkiä).
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)To predpostavi mejo ne- besede (ta del se pravzaprav ne ujame z nobenim znakom)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)To sprawdza czy nie jest granicą wyrazu (Ta część w zasadzie nie dopasowuje żadnych znaków)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Toto uplatňuje ne- slovní hranici (tato část se ve skutečnosti neshoduje se žádnými znaky).
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Toto zaručí, že na tomto mieste nebude okraj slova (Tento operátor v skutočnosti neodpovedá žiadnym znakom)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Αυτό επιβάλει ταίριασμα στο μέσο μιας λέξης (Αυτό το τμήμα δεν ταιριάζει με κανένα χαρακτήρα)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Вмъкване на съвпадение не на граница на дума. При тази операция не се вмъква знак.
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Не соответствует границе слова (этот элемент не соответствует какому- нибудь символу).
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)Це підтверджує межу не- слова (Ця частина не відповідає жодним символам)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)קביעת גבול שאינו של מילה (חלק זה לא באמת מתאים תווים כלשהם)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)هذا يوضّح حدّ غير كلمة (هذا الجزء لن يطابق أي رمز حقيقةً)
Bu kelime olmayan sınırları belirler (bu bölüm kelimeleri kontrol etmez)これは単語境界以外を指定します (この部分は実際にはどの文字にもマッチしません)。
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Cela définit une limite d'un mot (cette partie ne correspond pas en fait à un caractère)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Det här anger en ordgräns (den här delen matchar alltså inga tecken)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Dette påstår at der er en ordgrænse. (Denne del matcher ikke noget egentligt tegn.)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Dies sichert eine Wortgrenze zu (prüft keine Zeichen nach)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Dit voegt een woordgrens in (dit onderdeel komt niet werkelijk overeen met enig teken).
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Isto verifica um limite de palavra (Este componente não faz correspondência com nenhuns caracteres)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Presupone un límite de palabra (esta parte no representa realmente a ningún carácter)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Questo elemento impone un confine di parola (in effetti non combacia con alcun carattere)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Szó határához illeszkedik (nem rendelhető konkrét karakterhez)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Tämä asettaa sanarajan (Tämä osa ei itseasiassa täsmää mihinkään merkkiin)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)To predpostavi mejo besede (ta del se pravzaprav ne ujame z nobenim znakom)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)To sprawdza granicę wyrazu (Ta część w zasadzie nie dopasowuje żadnych znaków)
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Toto uplatňuje slovní hranici (tato část se ve skutečnosti neshoduje se žádnými znaky).
Bu kelime sınısını belirler (kelimeleri kontrol etmez)Toto zaručí, že na tomto mieste bude okraj slova (Tento operátor v skutočnosti neodpovedá žiadnym znakom)