Türleri ayıran sınırları belirlemek çok zordur.ただし、種の見分けは難しい。
Bir limes (Latince: pl. limites), Antik Roma'nın sınır savunma veya sınır belirleme sistemiydi.リメス(羅: Limes)は、ローマ帝国時代の防砦システムであり、ローマ領の境界線を示すものでもあった。
Nürnberg ilkeleri bir savaş suçunun ne şekilde teşkil ettiğini belirlemek için konulan bir dizi kuraldır.纽伦堡原则是确定哪些行为构成战争罪的一系列指导性原则。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.王與直指者論勿協時。
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.而人也是“天”按照自己的特點塑造的,人是為了體現天意被創造出来的。
Dolayısıyla ticaret yolunu kesin olarak belirleme olanağımız yoktur.未幾,俺答阿不孩復奉印信番文,欲詣邊陳款。
Bu Kasiski muayene ve Friedman testi yardımcı olabilir belirlemek anahtar uzunluğu.使用卡西斯基试验和弗里德曼试验来得到密钥的长度。
Ölenlerin sayısı da, harekât süresi ile ilgili belirlemeye bağlıdır.死亡人數還取決於持續的時間因素。
Chris DiBona ve Habib Haddad gibi birçok blogcu onun nerede olduğunu belirlemek amacıyla kampanya başlattı.不少部落客,例如克里斯·迪博納(英语:Chris DiBona)和哈比卜·哈達德(英语:Yamli)都試圖找出他的所在地。
Bu gezegenlerin büyüklüğü, şekilleri ve yörünge değerlerini belirlemek.測量這些行星軌道的大小和形狀的範圍。
Güncel araştırma bunu belirlemeye çalışır.现在的研究则想要确定这一点。
Enstrüman ekliptik yolunu belirlemek için öğle saatlerinde Güneş'in yüksekliğini ölçmek için kullanılırdı.這架儀器用於測量太陽在正午的高度,以確定黃道的路徑。
Gezegenlere ev sahipliği yapan yıldızların özelliklerini belirlemek.確定這些擁有行星的恆星的特性。
Mesela OMP_NUM_THREADS bir uygulama için işparçacıklarının sayılarını belirlemede kullanılır.可透過is_null_pointer來檢查物件是否為這種型態。
Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek.收受他人的犯罪所得之贈與。
1909'da Robert Andrews Millikan, tek bir elektronun elektrik yükünü belirleme deneylerine başladı.1909年,美国物理学家罗伯特·密立根通过油滴實驗测定了单个电子所带的电荷量。
Perey daha sonra aktinyum-227'nin beta bozunumunun alfa bozunumuna oranını belirlemeyi denedi.于是佩里试图测定锕-227中α衰变与β衰变的比率。
DNA denatürasyonu iki farklı DNA dizisi arasındaki farklılığı belirlemek için kullanılır.DNA變性,也可用於檢測兩個不同的DNA序列之間之序列差異。
Toplamda 211 üye ülkesi bulunan FIFA her ülke için kendine has ülke kodu belirlemektedir.현재 211개국이 FIFA에 가입했으며, 각각 고유 국가 코드를 가지고 있다.
Bu ikilemli kadın sadece kendi kaderini belirlemekle kalmamaktadır, bunun yanı sıra onunkini de bilmektedir.개별성의 파악은 이렇게 하나의 개별자를 그 자체로서만이 아니라 또한 그것이 속하고 있는 전체 속성과의 관계에서 이해하는 일이다.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.유전자 다양성을 측정하는 방법은 다양하다.
Yarışmanın kazananını belirlemek için farklı puan hesaplama yöntemleri vardır.승자를 결정하는 방법에는 또 여러가지가 있다.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.사고의 원인과 관련된 증거를 더 찾기 위해 시신의 부검을 위한 검시관이 파견되었다.
2000 FA Cup Finali, FA Cup'ın 1999-2000 sezonunun şampiyonunu belirlemek için oynanan maç.FA컵 2000 결승전은 FA컵 2000의 우승팀을 가리기 위한 경기이다.
Ülkenin nükleer tehlikelere karşı korunma stratejisini belirlemek.다른 핵무기 보유국에 대한 위협 및 견제.
Dış rollerdekiler ile "Kullanıcı Hikâyeleri"ni belirlemek.외부에서 발생한 이벤트(사용자 입력같은)에 대한 응답.
Gezegenlere ev sahipliği yapan yıldızların özelliklerini belirlemek.행성의 거주지는 행성이 주인지위를 가지는 별자리이다.
Çünkü Allah'ın yaratmada, yönetmede, tasarruf etmede, işleri düzenleme ve belirlemede ortağı yoktur.그러나 그것에 의해 하나님께서 죄의 창조자이시지 않고 피조물들의 의지가 침해되지도 않으며 또 제2원인들의 자유나 우연함이 제거되지도 않고 오히려 확립된다.
Ancak sonra, namlunun çapına göre belirlemeye başladılar (santimetre veya milimetre cinsinden).처음에는그 각문(刻文)이 다만 '모제(某帝)' 혹은 '모관신도지비(某官神道之碑)'라고 하였다.
Soğurma nedeniyle kümenin uzaklığını belirlemek de çok zor olmaktadır.높은 항복 응력 때문에 냉간 가공 또한 어렵다.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.באוגוסט 1928 התכנסו חבר הנאמנים של האקדמיה כדי לבחור את המנצחים.
Bir CRC kodunu belirlemek için, sözde polinom kod tanımlamak gerekir.אפיון של קוד CRC דורש הגדרה של מה שנקרא פולינום יוצר.
Başka bir görev ise en iyi seçeneği bulmak veya hangisinin diğerlerine göre önceliği olduğunu belirlemektir.מה שנותר למקבל זה, להחליט בדרך כלשהי איזה מהם הוא הנכון.
Yerel bir efsaneye şehrin adını belirlemek için Williams ve Demens yazı-tura düzenlemiş.אגדה מקומית מספרת שוויליאמס ודימנס הטילו מטבע מי יזכה לתת לה את השם.
Üçlemeye göre bu durumda Türkiye'nin döviz kurunu belirlemek gibi bir gücü yoktur.ככזו, אסור לטורקיה מבחינה חוקית לחוקק מחדש את עונש המוות.
Herhangi bir yılan ısırığının hayatı tehdit edici olup olmadığını belirlemek kolay değildir.אין זה פשוט לקבוע האם הכשה על ידי מין כלשהו של נחש מסכנת חיים או לא.
Sırada eşleşen veya eşleşmeyen karakterleri nasıl puanlandıracağımızı belirlemek var.נניח שאנו רוצים לבדוק האם השונויות זהות או שונות.
Bu branşta her ülke kendi yarışma kurallarını belirlemektedir.החוק מפרט את סמכויותיהם של כל אחד מאורגנים אלה.
Gama-ışın patlamalarının kökenini belirlemede önemli rol oynadı.כן היו חשופים לסכנה של התפוצצות הגז.
Oysa insan, içinde bulunduğu her anda, varoluşunu yeniden yaratmak, özünü belirlemek durumundadır.Той възниква, когато човек или имане бъдат зазидани при строежа.
Aynı zamanda gök ölçümü sonuçları, galaksideki karanlık maddenin dağılımını belirlemede kullanılıyor.Данни от астрометрията се използват и за определяне на разпределението на тъмната материя в галактиката.
Üst yaş sınırını belirlemek zordur.По-трудно е да се определи долната му граница.
İlk belirlemelere göre saldırıda 7 kişi öldü.При първия трус са загинали 7 души.
Böylece her hükümdara kendi topraklarının dinini belirleme yetkisi verilmiş oldu.Вече всеки владетел сам може да избира религията си.
Üstelik, bu kanıtın tam olarak zaman belirlemesini yapmak güçtür.Освен това, тези доказателства са трудни за датиране с прецизност.
Devlet temel ürünlerin fiyatlarını belirlemekteydi.ДДС до голяма степен определя равнището на цените на стоките.
İçerik dosyası farklı veri çeşitlerini belirleme ve sınıflandırmak için kullanılır.Контейнерният файл се използва за идентифициране и сливане на различни типове данни.
Söz konusu emir, Doğu Cephesi'nde 1942 yılı yaz seferinin esas hedeflerini belirlemektedir.Официалния край на ВДРО е възвестен на Великия добруджански събор през 1942 година.
Laboratuvar testi, sıvı kaybının derecesini belirlemek açısından az bir klinik öneme sahiptir.Лабораторните изследвания нямат голяма клинична полза за установяване на степента на обезводняване.
Bir CRC kodunu belirlemek için, sözde polinom kod tanımlamak gerekir.Определянето на CRC кода зависи от т.нар. генератор на полиноми.
Meclisin gündemini belirlemede hükûmetin büyük etkisi vardır.Важна роля за края на маккартизма изиграва Върховният съд.
Bu, aromatikliği belirlemenin önemli bir yoludur.Публикацията има важна роля за развитието на самосъзнанието на аромъните.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Неговият успех в страната насърчава Агнес да си постави за цел да развие кариера на международната арена.
Güncel araştırma bunu belirlemeye çalışır.Trenutačni istraživači nastoje to odrediti.
Bu Kasiski muayene ve Friedman testi yardımcı olabilir belirlemek anahtar uzunluğu.Testovi Kasiskog i Friedmana pomažu u određivanju dužine ključa.
Millî takımlar 15 Mayıs 2006'ya kadar takımlarında oynayacak yirmi üç futbolcuyu belirlemek zorundalar.Sve reprezentacije tj. njihovi nogometni savezi morali su prijaviti 23 igrača do 15. svibnja 2006.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Liječnik pregledava tijelo da utvrdi smrt.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Bogatstvo i varijacije izvezenih dizajna određuju društveni status seoskih žena.
Bu şekilde sabitleri belirlemesi bir pilota kabaca yatay pozisyonunu hesaplamasına yardımcı olur.Time je pilotu omogućeno da samo jednim pogledom razmotriti cijelu taktičku situaciju.
Sahip ülke o ırkın standartlarını belirlemektedir.Správny skus určuje štandard daného plemena.