Ana içeriğe geç
Sözlük

belde ile cümle

belde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bir anda belden aşağımı hissetmemeye başladım.בשבריר שניה, איבדתי כל תחושה ותזוזה מתחת לאגן.
Bir anda belden aşağımı hissetmemeye başladım.خلال جزء من الثانية فقدت كل احساسي بالحركة اسفل جزعي
Bir anda belden aşağımı hissetmemeye başladım.下半身の感覚をなくし 動かすこともできなくなりました 入院して直ぐに
Birisi piyango. Yaklaşık 314 milyon dolar. Ve diğeri ise belden aşağısının felç olma durumu.Да спечелите от лотарията 314 мил. долара или да се парализирате?
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.A következő kérdés az volt, hogy tudok-e majd újra járni, mert deréktól lefelé lebénultam.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.A próxima preocupação era se voltaria a andar, porque estava paralisada da cintura para baixo.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Další starost byla, jestli budu znovu chodit, protože jsem byla ochrnutá od pasu dolů.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Den bekymring var om jeg kom til at gå igen, fordi jeg var lammet fra taljen og ned.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.De volgende zorg was of ik nog zou kunnen lopen, want ik was verlamd vanaf het middel.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Die nächste Sorge war, ob ich wieder laufen könnte, da ich von der Hüfte abwärts gelähmt war.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Điều phân vân tiếp theo là liệu tôi có đi lại được không, bởi vì tôi bị liệt từ hông xuống.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.다음 걱정거리는, 제가 다시 걸을 수 있는가 였어요. 왜냐하면 하반신이 마비되었거든요.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.La siguiente preocupación era si volvería a caminar, porque estaba paralizada de la cintura hacia abajo.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Masalah berikutnya adalah apakah saya akan bisa berjalan lagi karena saya lumpuh dari pinggang ke bawah.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Mojou ďalšou starosťou bolo, či budem môcť znovu chodiť, pretože som bola od pása dole ochrnutá.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Următoarea întrebare era dacă voi mai putea umbla, pentru că eram paralizată de la mijloc în jos.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Το επόμενο ζήτημα ήταν κατά πόσο θα ξαναπερπατούσα, γιατί από τη μέση και κάτω ήμουν παράλυτη.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Потом меня стало беспокоить, буду ли я снова ходить, потому что ниже пояса я была парализована.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.Следващият проблем беше дали ще мога да ходя отново, защото бях парализирана от кръста надолу.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.החשש הבא היה אם אוכל לשוב ללכת, מאחר ונותרתי משותקת מהמותניים ומטה.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.كان القلق التالي ما إذا كنت أستطيع المشي مجددا، لأنني كنت مشلولة من منطقة الخصر لأسفل.
Bir sonraki endişem tekrar yürüyüp yürüyemeyeceğimdi, çünkü belden aşağım felçli bir durumdaydım.腰から下が麻痺していたのです 医者は両親に言いました 首は安定骨折だが
Bu belden aşağı.Det är under bältet.
Bu belden aşağı.Det er under bæltestedet.
Bu belden aşağı.¡No es justo!
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.aparecem as flores na terra; já chegou o tempo de cantarem as aves, e a voz da rola ouve-se em nossa terra.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.blomstene kommer til syne i landet, sangens tid er inne, og turtelduens røst har latt sig høre i vårt land;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Blomster ses i Landet, Sangens Tid er kommet, Turtelduens Kurren høres i vort Land;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Bóng hoa nở ra trên đất ; Màu hát_xướng đã đến_nơi , Và tiếng chim cu nghe trong xứ ;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Bóng hoa nở ra trên đất; Màu hát xướng đã đến nơi, Và tiếng chim cu nghe trong xứ;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Cvetje se prikazuje po zemlji, čas petja je prišel, in grlice glas se sliši v deželi naši;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Di ladang bunga-bunga bermekaran; musim memangkas telah tiba; bunyi tekukur terdengar di tanah kita
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.지면에는 꽃이 피고 새의 노래할 때가 이르렀는데 반구의 소리가 우리 땅에 들리는구나
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Kukkaset ovat puhjenneet maahan, laulun aika on tullut, ja metsäkyyhkysen ääni kuuluu maassamme.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Kvety sa ukazujú po zemi, prišiel čas spevu, a hlas hrdličky čuť v našej zemi.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Kvítíčko se ukazuje po zemi, čas prozpěvování přišel, a hlas hrdličky slyší se v krajině naší.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Kwiatki się ukazują na ziemi; czas śpiewania przyszedł, a głos synogarlicy słychać w ziemi naszej.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Se arată florile pe cîmp, a venit vremea cîntării, şi se aude glasul turturicii în cîmpiile noastre.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.Virágok láttatnak a földön, az éneklésnek ideje eljött, és a gerliczének szava hallatik a mi földünkön.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.τα ανθη φαινονται εν τη γη ο καιρος του ασματος εφθασε, και η φωνη της τρυγονος ηκουσθη εν τη γη ημων
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.цветы показались на земле; время пения настало, и голос горлицы слышен в стране нашей;
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.הנצנים נראו בארץ עת הזמיר הגיע וקול התור נשמע בארצנו׃
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.الزهور ظهرت في الارض. بلغ اوان القضب وصوت اليمامة سمع في ارضنا.
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.地 上 百 花 開 放 . 百 鳥 鳴 叫 的 時 候 〔 或 作 修 理 葡 萄 樹 的 時 候 〕 已 經 來 到 、 斑 鳩 的 聲 音 在 我 們 境 內 也 聽 見 了
Çiçekler açtı, Şarkı mevsimi geldi, Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.地上 百花開放.百鳥鳴 叫 的 時候 〔 或 作 修理 葡萄樹 的 時候 〕 已 經來 到 、 斑鳩 的 聲音 在 我們境內 也 聽見了
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fais-leur des caleçons de lin, pour couvrir leur nudité; ils iront depuis les reins jusqu`aux cuisses.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fă-le ismene de in, ca să-şi acopere goliciunea, dela brîu pînă la glesne.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Farai loro inoltre calzoni di lino, per coprire la loro nudità; dovranno arrivare dai fianchi fino alle cosce
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Faze-lhes também calções de linho, para cobrirem a carne nua; estender-se-ão desde os lombos até as coxas.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần lót trong bằng vải gai, đặng che sự lõa lồ, mặc từ ngang lưng quần cho đến bắp vế.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần_lót trong bằng vải gai , đặng che sự lõa_lồ , mặc từ ngang lưng quần cho_đến bắp_vế .
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Ja tee heille pellavakaatiot hävyn peitteeksi; ulottukoot ne lanteilta reisiin asti.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.또 그들을 위하여 베로 고의를 만들어 허리에서부터 넓적다리까 지 이르게 하여 하체를 가리게 하라
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Maak ook linnen broeken voor hen, die tot aan de knie reiken, zodat hun naaktheid niet wordt gezien.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Nadělej jim i košilek lněných k zakrytí nahoty těla; od bedr až do stehen budou.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Så skal du gjøre dem benklær av lerret til å skjule deres blusel; fra lendene ned til lårene skal de nå.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Sprav im aj ľanové nohavice na pokrytie tela hanby, od bedier až po stehná budú sahať.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak."También les harás pantalones de lino para cubrir su desnudez desde la cintura hasta los muslos
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Urobisz im też ubiory lniane, dla zakrycia nagości ciała; od biódr aż do udów będą.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.И сделай им нижнее платье льняное, для прикрытиятелесной наготы от чресл до голеней,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod