Ana içeriğe geç
Sözlük

bel bel ile cümle

bel bel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Belki Tom'a yardım ettirebilirsin.Maybe you can get Tom to help.
Belki bir şeyler yememiz gerekir.Maybe we should eat something.
Tom'un onu neden yaptığı belirsiz.It's unclear why Tom did that.
Belki bir ara seni arayacağım.Maybe I'll call you sometime.
Neyin yanlış gittiği belirsiz.It's unclear what went wrong.
Tom'a çok bel bağlama.Don't depend on Tom too much.
Bu belge sınıflandırılmış.This document is classified.
Belki şansın değişiyor.Maybe your luck is changing.
Belki şimdi değişecek.Maybe that will change now.
Tom'un ne zaman öldüğü belirsiz.It's unclear when Tom died.
Tom'un nasıl öldüğü belirsiz.It's unclear how Tom died.
Belkide bu yüzden hala bekarım.That's probably why I'm still single.
Şu belirli kişiler çalışacak.Those particular persons will run.
Bu belirli kişiler çalışacak.These particular persons will run.
Şu belirli kişi çalışacak.That particular person will run.
Şu belirli kişi çalışacaktı.That particular person would run.
Hippopotamuslar agresif ve ne yapacağı belli olmaz.Hippopotamuses are agressive and unpredictable.
Tom açıkça bir belanın içindeydi.Tom was clearly in trouble.
Tom açıkça bir belanın içinde.Tom is clearly in trouble.
Telefon 1876 yılında Bell tarafından icat edildi.The telephone was invented by Bell in the year 1876.
Bu belli ki bir yalan.It's obviously a lie.
Yarın erken başlarım, belki erken uyumalıyım.I start early tomorrow, maybe I should go to sleep soon.
Belediye Binası önünde fırıncı fiyatlarını artırdı.The baker in front of City Hall increased his prices.
Belki biber katmamak en iyisi.Maybe it's best not to add pepper.
Yüzün kırmızı. İyi misin? Belki ateşin olabilir mi?Your face is red. Are you okay? Perhaps you have a fever?
Belki yarın gideceğim.Maybe I'll leave tomorrow.
Belki hafızanı tazeleyecek.Maybe it'll refresh your memory!
Belki de bu web sitesinin yavaş olmasındandır.Perhaps it's because the web is slow.
Nadiren, belkide hiç, bir saatten daha uzun süre beklemek zorunda kalacaksın.You will rarely, if ever, have to wait longer than an hour.
O, belirtilen zamandan beş dakika sonra geldi.He arrived five minutes after the specified time.
O belli ki kırgın.She is obviously offended.
Belçikalı konsolosu bizi ülkesinin büyükelçiliğine yakın bir restoranda çaya davet etti.The Belgian consul invited us to tea in a restaurant close to his country's embassy.
Bu sorunu nasıl çözeceğimiz konusunda belki Tom'un bir yardımı dokunabilir.Maybe Tom can help us figure out how to solve this problem.
Bu belge, hafızanı tazeler mi?Does this document refresh your memory?
Birçok Boston sakini belediye başkanının planına karşı çıkıyor.Many Boston residents oppose the mayor's plan.
Başıma bela olacaksın.You're going to be the death of me.
Belki içkiyi bırakmalısın.Maybe you should quit drinking.
Bu belli ki taklit.This is obviously fake.
Belki de yıldızlar uygun şekilde hizalanmış değildi.Maybe the stars were not properly aligned.
Onu neredeyse beleşe aldım.I got it practically for free.
Belediye meclisine adaylığını koymalısın.You should run for city council.
Onlar gezi için tarih belirlediler.They decided the date for the trip.
Mary beline bir önlük bağladı ve daha sonra hindiyi fırından çıkardı.Mary tied an apron around her waist and then took the turkey out of the oven.
Belki de burada konuşmamalıyız.We probably shouldn't talk here.
Belki kendini tehlikeye atmamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki risk almamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki riske girmemelisin.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki ölüme meydan okumamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Belki daha çok denemeliyiz.Maybe we should try harder.
Belki biz meslekleri değiştirmeliyiz.Maybe we should switch jobs.
Bir ICANN alan bir DNS sunucusuna bir IP adresi belirtir.An ICANN domain signifies an IP address to a DNS server.
Belki bize tedavi bulmamız için yardım ederler.Maybe they can help us find a cure.
Belki ona yanlışlıkla hasar verdim.Maybe I accidentally damaged it.
Belki sen yapmazsın ama ben yaparım.Maybe you don't, but I do.
Belki sen yaparsın ama ben yapmam.Maybe you do, but I don't.
Eğer iyi hissetmiyorsan, belki de yatakta biraz daha dinlenmelisin.If you aren't feeling well, maybe you should rest in bed a little longer.
Bunu nasıl belirledin?How did you determine this?
"Yağmuru severim." "Belki sen seversin ama ben sevmem.""I love rain." "Maybe you do, but I don't."
Belki Tom onu yapabilir.Maybe Tom can do it.
Belki Tom beni sevmiyor.Maybe Tom doesn't like me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bel bel ile cümle - Sayfa 42 - bel bel kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App