Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.So they don't have to rely on people that are getting scarcer to help them.
Rabbinin yüce adını zikret, fânilere bel bağlamaktan kurtul ve bütün gönlünle yalnız O'na yönel.And remember the name of your Lord and, leaving others, devote yourself solely to Him.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Ainsi, ils n'ont pas à s'appuyer sur des personnes de moins en moins nombreuses pour les aider.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Así no tienen que depender de los ya escasos cuidadores.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Dadurch hängen sie nicht von Menschen ab, die ihnen immer seltener helfen können.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Ìgy nem kell az egyre fogyó ápolókra támaszkodnunk.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.노인들이 감소하는 복지사에게 의지하지 않아도 되도록 말이지요.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Non devono affidarsi a persone che scarseggiano per aiutarle.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Nu sunt nevoiți să depindă de ajutorul unor oameni tot mai puțini.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Op die manier zijn ze niet afhankelijk van mensen om hen te helpen.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Sehingga mereka tidak perlu bergantung pada SDM yang semakin langka untuk membantu mereka.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Takže se nebudou musel spoléhat na stále menší počet lidí.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Vì vậy, họ sẽ không phải dựa vào những người ngày càng trở nên khan hiếm để giúp họ.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Έτσι δεν θα χρειάζεται να βασίζονται σε ανθρώπους για βοήθεια, καθώς θα σπανίζουν.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Нам не нужно будет полагаться на людей, которых становится всё меньше, чтобы помочь нам.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Така няма да се налага да разчитат на помощта на все по-недостатъчния брой хората.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.Тож не муситимуть покладатися на тих небагатьох людей, що зможуть їм допомогти.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.כך שהם לא צריכים לסמוך על אנשים שנעשים נדירים מכדי לעזור להם.
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.فلا يعتمدون على الأشخاص الذين تقل مساعدتهم لهم
Böylece zaten nadir bulunan yardımcılara bel bağlamak zorunda kalmazlar.私はこう信じています 私たちは 日々の生活でバクスターのようなロボットと
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Al wat we vandaag de dag doen is vertrouwen op dingen zoals antimalariamedicijnen.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.왜냐면 요즘 있어서 대부분의 치료책이라고는 항말라리아 약품 정도에 의존하는 수준에 불과하기 때문이죠.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.La maggior parte delle cose che stiamo facendo oggi è basarsi su cose come gli antimalarici.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Porque la mayor parte de lo que hacemos hoy en día se basa en estrategias como los medicamentos anti-malaria.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.Но повечето от това, което е направено днес е да сме зависими от неща като лекарства против малария.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.מפני שרוב מה שנעשה היום, זה להסתמך על דברים כמו תרופות נגד מלריה.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.لأن معظم ما يتم عمله اليوم هو الإعتماد على أشياء مثل الأدوية المضادة للملاريا.
Çünkü günümüzde esas yapılan anti-malaryal (sıtma karşıtı) ilaçlara bel bağlamak.抗マラリア薬などです 確かに 抗マラリア薬を低価格で大量に
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?A gdyby, zamiast polegać na sobie zacząć polegać na innych przy tworzeniu sztuki?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Dacă nu m-aş mai baza pe mine, ci alţi oameni ar crea subiectul artei mele?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Et si, au lieu de compter sur moi-même, je devais compter sur autrui pour créer le contenu de mon travail ?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?그리고 만약 내 자신에게 의존하는 것이 아니라, 작품을 만들기 위해 그 구성을 다른 사람들에게 의존해보는 것은 어떨까?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Nebo co kdybych místo spoléhání na sebe musel spoléhat na jiné lidi, aby vytvořili obsah umění?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Of, wat als ik, in plaats van op mijzelf, op andere mensen moest vertrouwen voor de inhoud van de kunst?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Ou se, em vez de depender de mim, dependesse de outras pessoas para criar o conteúdo para a arte?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?Vagy mi lenne, ha ahelyett, hogy én találom ki, más emberekre kellene támaszkodnom, miről szóljon a műalkotás.
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?¿Y si en lugar de confiar en mí mismo, tuviera que confiar en otras personas para crear el contenido del arte?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?או, מה אם במקום לסמוך על עצמי, הייתי צריך לסמוך על אנשים אחרים בכדי ליצור את התוכן לאמנות?
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?أو ماذا لو ، بدلاً من الاعتماد على نفسي قمت بالإعتماد على الآخرين لإنشاء المحتوى الفني ؟
Ya da, sanat içeriği yaratmak için kendime bel bağlamak yerine diğer insanlara dayansam?考えてもらわなければ ならなかったら? 考えてもらわなければ ならなかったら? 6日間ウェブカメラの 前で暮らしました