bekliyoruz ile cümle

bekliyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Tom'la konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to Tom.
Bir saatten fazladır bu trafikte bekliyoruz.We've been sitting in this traffic for over an hour.
Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.We are awaiting impatiently the arrival of our dear friend.
Senin ayrılmanı bekliyoruz.We're waiting for you to leave.
Sizi bekliyoruz.We've been waiting for you.
Seni bekliyoruz, Tom.We've been waiting for you, Tom.
Uzun süredir bekliyoruz.We've been working together for a long time.
Üç saattir bekliyoruz.We've been waiting three hours.
Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We're all looking forward to seeing you.
Hala Tom'u bekliyoruz.We're still waiting for Tom.
Tom'u bekliyoruz.We're waiting for Tom.
Hâlâ Tom'un kararını bekliyoruz.We're still waiting for Tom's decision.
Biz hâlâ bir cevap bekliyoruz.We're still waiting for an answer.
Dükkanın açılmasını bekliyoruz.We're waiting for the shop to open.
Hâlâ Tom'un gelmesini bekliyoruz.We're still waiting for Tom to arrive.
Onun yapmasını istediğimiz şeyi yapması için hâlâ Tom'u bekliyoruz.We're still waiting for Tom to do what we asked him to do.
Hâlâ Tom'un yapması istenen şeyleri yapmasını bekliyoruz.We're still waiting for Tom to do what he's been asked to do.
Hâlâ Tom'un buraya gelmesini bekliyoruz.We're still waiting for Tom to get here.
Saatlerdir bekliyoruz ama o gelmedi.We've been waiting for hours, but he hasn't come.
Güçlü direnme bekliyoruz.We expect heavy resistance.
Başka bir karar vermek için onu bekliyoruz.We are waiting for him to make another decision.
Tom'un işini yapmasını bekliyoruz.We're just waiting for Tom to do his thing.
Biz senin emrini bekliyoruz.We're awaiting your order.
Yemek yemek için otuz dakika bekliyoruz.We've been waiting thirty minutes to eat.
Bugün kötü hava bekliyoruz.We're expecting lousy weather today.
Yeterince uzun süredir bekliyoruz.We've been waiting long enough.
Kimi bekliyoruz?Who are we waiting for?
Bir çekici bekliyoruz.We're waiting for a tow truck.
Hazırlanmayı bitirmenizi bekliyoruz.We're waiting for you to finish getting ready.
Seninle konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to you.
Onlarla konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to them.
Onunla konuşmak için bekliyoruz.We're waiting to talk to him.
Biz hala seni bekliyoruz.We're still waiting for you.
Hâlâ onları bekliyoruz.We're still waiting for them.
Hâlâ onu bekliyoruz.We're still waiting for him.
Onları bekliyoruz.We're waiting for them.
Onu bekliyoruz.We're waiting for him.
Biz onların dönmesini bekliyoruz.We're waiting for them to return.
Biz onların gitmesini bekliyoruz.We're waiting for them to leave.
Biz onları bekliyoruz.We've been waiting for them.
Biz onu bekliyoruz.We've been expecting him.
Tom'un gitmesini bekliyoruz.We're waiting for Tom to leave.
Tom'un dönmesini bekliyoruz.We're waiting for Tom to return.
Talimatlarınızı bekliyoruz.We've been waiting for your instructions.
Neden Tom'u bekliyoruz?Why are we waiting for Tom?
Peki o zaman, biz ne bekliyoruz?Well then, what are we waiting for?
Peki, biz ne bekliyoruz?Well, what are we waiting for?
Tom'u bugün yarın bekliyoruz.We're expecting Tom any day now.
Hiç bir misafir olmadan evde bir akşam geçirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.We are waiting impatiently to spend an evening at home with no guests.
Hâlâ bir yanıt bekliyoruz.We're still awaiting an answer.
Biz sadece bir şeyin olmasını bekliyoruz.We're just waiting for something to happen.
Biz zaten üç saattir bekliyoruz.We've already been waiting for three hours.
Biz bir süredir bekliyoruz.We've been waiting for quite a while.
Daha fazla masraf bekliyoruz.We're anticipating more charges.
Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
Yarışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We look forward to competing.
Biz meşgul olmayı bekliyoruz.We expect to be busy.
Ondan daha fazlasını bekliyoruz.We expect more than that.
Biz onu tekrar görmek için endişeyle bekliyoruz.We anxiously wait to see it again.
Biz onu sabırsızlıkla bekliyoruz.We look forward to it.
İlgili Sayfalar