Yarın geceyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow night.
Işığın değişmesini bekliyorum.I'm waiting for the light to change.
Ben hala Tom'dan duymayı bekliyorum.I'm still waiting to hear from Tom.
Ben hâlâ bunun olmasını bekliyorum.I'm still waiting for it to happen.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you.
Ben Tom'dan bir mektup bekliyorum.I'm waiting for a letter from Tom.
Ben senin özür dilemen için bekliyorum.I'm waiting for you to apologize.
Tom'un sakinleşmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to cool down.
Tom'un buraya gelmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to get here.
Ben Tom'dan bir çağrı için bekliyorum.I'm waiting for a call from Tom.
Bir açıklama bekliyorum.I'm waiting for an explanation.
Ben hâlâ paramı bekliyorum.I'm still waiting for my money.
Tom'dan haber almayı bekliyorum.I'm waiting to hear from Tom.
Tom'un gitmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to leave.
Bir telefon görüşmesi bekliyorum.I'm waiting for a phone call.
Sadece birini bekliyorum.I'm just waiting for someone.
Cevabınızı bekliyorum.I'm waiting for your answer.
Cevabını bekliyorum.I'm waiting for your answer.
Ben sadece bir çağrı bekliyorum.I'm just waiting for a call.
Tom'la konuşmak için bekliyorum.I'm waiting to talk to Tom.
Ben bir cevap bekliyorum.I'm waiting for an answer.
Ben bir çağrı bekliyorum.I'm waiting for a call.
Öğle yemeğini bekliyorum.I'm waiting for lunch.
Öğle yemeği için bekliyorum.I'm waiting for lunch.
Sizi bekliyorum.I'm waiting for you.
Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to spending time with Tom.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to my birthday party.
Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to the beach with Tom.
Boston'a gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to Boston.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Bu geziyi bekliyorum.I'm waiting for this trip.
Böylesine uzun bir süreden sonra hepinizle görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you all after such a long time.
Üç saattir burada bekliyorum.I've been waiting here for three hours.
Tom'un geri dönmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to get back.
Tom'un dönmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to return.
Bir arkadaşı bekliyorum.I'm waiting for a friend.
Konseri dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the concert.
Müsait olduğunda senden dört gözle haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you at your earliest convenience.
Ben son yarım saattir bekliyorum.I've been waiting the last half hour.
Bir ziyaretçi bekliyorum bu yüzden şimdi dışarıya çıkamam.I'm expecting a visitor, so I can't go out now.
Tom'dan bir çağrı bekliyorum.I'm expecting a call from Tom.
Tom'un bana yardım etmesini bekliyorum.I expect Tom to help me.
Ben sıramı bekliyorum.I am waiting my turn.
Sıramı bekliyorum.I am waiting my turn.
Bugün şirketten bir e-posta almayı bekliyorum.I expect to receive an email from the company today.
Feribotu bekliyorum.I'm waiting for the ferry.
Feribot için bekliyorum.I'm waiting for the ferry.
Kapının önünde seni bekliyorum.I'm waiting for you in front of the door.
Senin mektubunu bekliyorum.I'm waiting for your letter.
Doğru kadını bekliyorum.I'm waiting for the right woman.
Doğru adamı bekliyorum.I'm waiting for the right man.
Senelerdir bekliyorum.I've been waiting for years.
Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to meeting Tom again.
Yarını dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to tomorrow.
Boston'da Tom'u ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to visiting Tom in Boston.
Tom'un ne yapacağını görmek için bekliyorum.I'm waiting to see what Tom will do.
Bu, kapı. Ben bunu kullanmanı bekliyorum.This is the door. I expect you to use it.
Ben tüm gerekli düzenlemeleri yapmanızı bekliyorum.I expect you to make all the necessary arrangements.