Seninle biraz vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Seninle biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Tom, Avustralya'ya gitmeyi dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to going to Australia.
Tom onu ne zaman yapmamızı bekliyor?When does Tom expect us to do that?
Tom Mary'nin onu yapmasını bekliyordu.Tom was expecting Mary to do that.
Tom'un onu yapmasını bekliyordum.I was waiting for Tom to do that.
Sami çalıntı arabada oturup bekliyordu.Sami was sitting and waiting in the getaway car.
Sami onu bekliyordu.Sami was expecting that.
Sami yakındaki bir otelde bekliyordu.Sami waited at a nearby hotel.
Senden bir cevap bekliyorum.I await an answer from you.
Evde bekliyorum.I'm waiting at home.
Ben evde, bekliyorum.I'm in the house, waiting.
Sabırsızlıkla bekliyorum.I'm waiting impatiently.
Oh sevgili çocukluğum, bütün kalbimle senin için uzun zamandır bekliyorum!Oh my beloved childhood, I long for you with all my heart!
Tom'un katılmasını bekliyorum.I expect Tom to participate.
Tom'un bunu yapmasını bekliyorum.I expect Tom to do that.
Tom'un bunu bugün daha sonra yapmasını bekliyorum.I expect Tom to do that later today.
Tom yanıt bekliyordur belki.Perhaps Tom is waiting for a reply.
Tom üçümüzün bunu yapmasını bekliyor.Tom expects all three of us to do that.
Tom burada olmayı dört gözle bekliyor.Tom is looking forward to being here.
Tom ve ben otobüsü bekliyoruz.Tom and I are waiting for the bus.
Tom hâlâ Mary'nin bunu yapmasını bekliyor.Tom is still waiting for Mary to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmasını bekliyor.Tom has been waiting for Mary to do that.
Tom ve ben seni bekliyoruz.Tom and I are waiting for you.
Tom ara kontrolünü bekliyor.Tom is waiting for his check.
Tom ve Mary lobide bekliyorlar.Tom and Mary are waiting in the lobby.
Tom Mary'nin bunu onun için yapmasını bekliyor.Tom expects Mary to do that for him.
Tom yakında Mary'den haber bekliyor.Tom expects to hear from Mary soon.
Tom ve ben Mary ile bekliyoruz.Tom and I are waiting with Mary.
Tom Mary'nin zamanında gelmesini bekliyor.Tom expects Mary to be on time.
Tom bizi bekliyor.Tom is waiting for us.
Tom Mary'den bunu yapmasını bekliyor.Tom expects Mary to do that.
Ders çalışmam gerek. Kitaplarım beni bekliyor.I must study. My books are waiting for me.
Ders çalışmak zorundayım. Kitaplarım beni bekliyor.I have to study. My books are waiting for me.
Seni bekliyorum. Ne zaman hazırsın?I'm waiting for you. When are you ready?
Tom birini bekliyor gibiydi.Tom seemed to be waiting for somebody.
Tom'un doğum günü partisi için eve zamanında dönmeni bekliyorum.I expect you to get back home in time for Tom's birthday party.
Tom üçümüzün onunla gitmesini bekliyor.Tom expects all three of us to go with him.
Tom'un Pazartesi günü ayrılmasını bekliyoruz.We expect Tom to leave on Monday.
Bunu dün yapmanı bekliyordum.I expected you to do that yesterday.
Tom, Mary'den ne satın almasını bekliyordu?What did Tom expect Mary to buy?
Tom'un katılmasını bekliyordum.I expected Tom to participate.
Tom'un kazanmasını bekliyor musun?Do you expect Tom to win?
Tom'un kazanmasını bekliyordum.I'd expected Tom to win.
Tom'un kazanmasını bekliyorduk.We expected Tom to win.
Tom, Mary'nin bir şey yapmasını bekliyor görünüyordu.Tom seemed to be expecting Mary to do something.
Tom, Mary'nin pazartesi gününe kadar Boston'da kalmasını bekliyor.Tom expects Mary to stay in Boston until Monday.
Tom restoranın dışında Mary'yi bekliyor.Tom is waiting for Mary outside the restaurant.
Tom genellikle beni bekliyor.Tom usually waits for me.
Ne Tom ne de Mary lobide bekliyor.Neither Tom nor Mary is waiting in the lobby.
Bunu yapmanı bekliyorum.I expect you to do that.
Tom evde bekliyor.Tom is waiting at home.
Tom, Mary'nin bunu yapmayı kabul etmesini bekliyor.Tom expects Mary to agree to do that.
Tom gerçekten Mary'nin kazanmasını bekliyor mu?Does Tom really expect Mary to win?
Tom, Mary'nin kazanmasını bekliyordu.Tom was expecting Mary to win.
Tom Mary'nin kazanmasını bekliyor.Tom expects Mary to win.
Bizi bekliyor olmalılar. Saat kaç?They must be waiting for us. What's the time?
Leyla benden bir çocuk bekliyor olduğunu söyledi.Layla said she was expecting a child by me.
Tom, Mary'nin ne yapmasını bekliyor?What is Tom expecting Mary to do?
Biliyorum ki Mary ona yardım etmemi bekliyor.I know that Mary expects me to help her.