Ana içeriğe geç
Sözlük

bekliyor ile cümle

bekliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to spending time with Tom.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to my birthday party.
Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to the beach with Tom.
Boston'a gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to Boston.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Bu geziyi bekliyorum.I'm waiting for this trip.
Böylesine uzun bir süreden sonra hepinizle görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you all after such a long time.
Ne zaman bekliyorsun?When are you expecting?
Beyaz bir at üzerindeki bir şövalyenin onu götürmesi için bekliyor.She's waiting for a knight on a white horse to take her away.
Tom, nerelerdesin? herkes seni bekliyor!Tom, where are you? Everyone's looking for you!
Tom ve Mary bir şeyin olmasını bekliyor gibi görünüyor.Tom and Mary seem to be waiting for something to happen.
Tom olacak bir şeyi bekliyor gibi görünüyor.Tom seems to be waiting for something to happen.
Tom ve Mary lobide seni bekliyor.Tom and Mary are waiting for you in the lobby.
Tom ve Mary arabada bizi bekliyor.Tom and Mary are in the car waiting for us.
Üç saattir burada bekliyorum.I've been waiting here for three hours.
Tom ve Mary otobüs bekliyor.Tom and Mary are waiting for the bus.
Hem Tom hem de ben Mary'yi bekliyoruz.Tom and I are both waiting for Mary.
Tom ve Mary, John'la birlikte bekliyorlar.Tom and Mary are waiting with John.
Tom ve Mary dışarıda bekliyorlar.Tom and Mary are waiting outside.
Tom'un geri dönmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to get back.
Tom ve Mary seni bekliyorlar.Tom and Mary are expecting you.
Tom'un dönmesini bekliyorum.I'm waiting for Tom to return.
Tom Mary için bekliyor olmalı.Tom must be waiting for Mary.
Peki, ne bekliyordun?Well, what did you expect?
Tom önde bekliyor.Tom is waiting out front.
Bir arkadaşı bekliyorum.I'm waiting for a friend.
Kimi bekliyordun?Who were you expecting?
Tom içeride bekliyor.Tom is waiting inside.
Onlar ne bekliyordu?What did they expect?
Tom bekliyor olacak.Tom will be waiting.
Tom ölmeyi bekliyor.Tom expects to die.
Tom çok şey bekliyor.Tom expects a lot.
Konseri dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to the concert.
Yakında sorunu düzelttirmeyi bekliyor musun?Are you expecting to have the problem fixed soon?
Ben az önce istasyona vardım.Seni kütüphanede bekliyor olacağım.I just got to the station. I'll be waiting for you at the library.
Müsait olduğunda senden dört gözle haber bekliyorum.I am looking forward to hearing from you at your earliest convenience.
Ben son yarım saattir bekliyorum.I've been waiting the last half hour.
Yakında senden haber almayı dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to hearing from you soon.
Yakında seni görmeyi dört gözle bekliyoruz.We're looking forward to seeing you soon.
Seni lobide bekliyor olacağım.I'll be waiting for you in the lobby.
Sizi lobide bekliyor olacağım.I'll be waiting for you in the lobby.
Birini bekliyor gibi görünüyorsun.You seem to be waiting for somebody.
Pasaportum için bekliyor olacağım.I'll be waiting for my passport.
Biz çay içip bekliyoruz.We're drinking tea and waiting.
Saat kaçta orada olmamı bekliyorsun?What time do you expect me to be there?
Tom ne bekliyor?What does Tom expect?
Seni 2.30'da bekliyorduk.We expected you at 2:30.
Tom bir şey bekliyor gibi görünüyor.Tom seems to be expecting something.
Tom bir şey olacağını bekliyor gibi görünüyor.Tom seems to be expecting something to happen.
Tom Mary'nin yardımını bekliyor gibi görünüyor.Tom seems to be expecting Mary's help.
Tom Mary'nin bir şey yapmasını bekliyor gibi görünüyor.Tom seems to be expecting Mary to do something.
Tom kapıyı açtı, Mary'yi görmeyi bekliyordu.Tom opened the door, expecting to see Mary.
Tom burada seninle karşılaşmayı bekliyor.Tom is expecting to meet you here.
Onlar bizi yarın 2.30'da bekliyorlar.They expect us tomorrow at 2:30.
Bir ziyaretçi bekliyorum bu yüzden şimdi dışarıya çıkamam.I'm expecting a visitor, so I can't go out now.
Tom'dan bir çağrı bekliyorum.I'm expecting a call from Tom.
Seni 2.30'da bekliyordum.I was expecting you at 2:30.
Sanırım Tom ta başından bunu bekliyordu.I think Tom expected this all along.
Tom'un bana yardım etmesini bekliyorum.I expect Tom to help me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod