bekleyeceksin ile cümle
bekleyeceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bekleyeceksin, değil mi?You're going to wait, right?
Beni bekleyeceksin, değil mi?You'll wait for me, right?
Umarım bizi bekleyeceksin.I hope you'll wait for us.
Tom için ne kadar bekleyeceksin?How long are you going to wait for Tom?
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.In an interview for MTV News, he explained: "You just go in.
Unutma, beni dışarda bekleyeceksin...Remember, wait for me outside...
Daha ne kadar bekleyeceksin?How long are you going to wait?
Daha ne kadar bekleyeceksiniz?Is this your first?
O şöyle diyecek: "Bekleyeceksiniz!"He will answer: "You are to stay."
Rabbin işimizi bitirversin." O şöyle diyecek: "Bekleyeceksiniz!"He will answer, “Rather you are to stay (forever).” (*The guard of hell)
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.Dans une autre interview à MTV News, il déclare Il faut juste vous attendre à passer un bon moment.
" Saat neredeyse beş." " Saat beşte ne olur? " Bekleyeceksin ve göreceksin."«Casi son las cinco.» «¿Qué va a pasar a las cinco?» «Espera y verás.»
Ayrıca, MTV News'de yaptığı açıklamada, "Çok iyi bir zaman geçirmeyi bekleyeceksiniz.Também em entrevista à MTV News, Bieber disse: "Vocês podem esperar apenas por um grande momento.
Bekleyeceksin, dediler.Με την ομορφιά σου, θα τρελάνεις την αγορά.
Daha ne kadar bekleyeceksiniz?Eerste kindje?
Daha ne kadar bekleyeceksin?Meddig akarsz még várni?
Daha ne kadar bekleyeceksin?Tu vas attendre combien de temps ?
Daha ne kadar bekleyeceksin?Πόσο πρέπει να περιμένω;
Daha ne kadar bekleyeceksin?كم من الوقت علي ان انتظر؟
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Ale vně staneš, a člověk, jemuž jsi půjčil, vynese tobě základ svůj ven.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.ci să stai afară, şi cel pe care l-ai împrumutat să-ţi aducă afară lucrul pus zălog.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skal bli stående utenfor, og den mann du låner til, skal komme ut til dig med pantet.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skal blive stående udenfor, og den Mand, du yder Lånet, skal bringe Pantet ud til dig.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Du skall stanna utanför, och mannen som du har lånat åt skall bära ut panten till dig.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.ficarás do lado de fora, e o homem, a quem fizeste o empréstimo, te trará para fora o penhor.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Jää ulos, ja se mies, jolle lainasit, tuokoon pantin sinulle ulos.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Kivül állj meg, és az ember, a kinek kölcsönt adsz, maga vigye ki hozzád az õ zálogát.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.너는 밖에 섰고 네게 꾸는 자가 전집물을 가지고 나와서 네게 줄것이며
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.phải đứng ở ngoài , người mà mình cho mướn đó , sẽ đem của cầm ra ngoài đưa cho .
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.phải đứng ở ngoài, người mà mình cho mướn đó, sẽ đem của cầm ra ngoài đưa cho.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.sondern du sollst außen stehen, und er, dem du borgst, soll sein Pfand zu dir herausbringen.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.te ne starai fuori e l'uomo a cui avrai fatto il prestito ti porterà fuori il pegno
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Te quedarás fuera, y el hombre a quien prestaste te sacará fuera la prenda
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Tunggulah di luar dan biarkan ia sendiri membawanya kepadamu
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.tu resteras dehors, et celui à qui tu fais le prêt t`apportera le gage dehors.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.U moet buiten blijven staan! Hij zal wel naar buiten komen met wat hij u schuldig is.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Vonku budeš stáť, a človek, ktorému požičiavaš, vynesie záloh von k tebe.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.zunaj postoj, in mož, ki mu upaš, naj ti prinese ven zastavo svojo.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.εξω θελεις σταθη, και ο ανθρωπος εις τον οποιον δανειζεις θελει εκφερει εις σε το ενεχυρον.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.Вън да заставаш, и човекът, на когото заемаш, нека ти изнесе залога.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.постой на улице, а тот, которому ты дал взаймы, вынесет тебе залог свой на улицу;
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.בחוץ תעמד והאיש אשר אתה נשה בו יוציא אליך את העבוט החוצה׃
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.في الخارج تقف والرجل الذي تقرضه يخرج اليك الرهن الى الخارج.
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.要 站 在 外 面 、 等 那 向 你 借 貸 的 人 把 當 頭 拿 出 來 、 交 給 你
Dışarıda bekleyeceksin. Ödünç verdiğin kişi rehini kendisi sana getirsin.要 站在 外面 、 等 那 向 你 借貸 的 人 把 當頭 拿出 來 、 交給你
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Förlåt, fröken- -men du får vänta på att han ska bli straffad.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Lamento, menina, mas vai ter de esperar um pouco mais até ele ser castigado.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Lo siento, señorita, pero tendrás que esperar un poco hasta que reciba su castigo.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Mi dispiace, signorina, ma dovrai aspettare un po' per vederlo punito.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Pahoittelen- -mutta joudut odottamaan Scarin rankaisemista.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Przykro mi, panienko, ale będziesz musiała zaczekać, aż zostanie ukarany.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Undskyld, frøken, - - men du må vente på, at han kan blive straffet.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Λυπάμαι, δεσποινίς, αλλά θα πρέπει να περιμένετε λίγο πριν τιμωρηθεί.
Üzgünüm hanımefendi... ama işinin bitmesi için biraz bekleyeceksiniz.Простите, девушка, но его наказания вам придётся подождать.
İlgili Sayfalar