Bekletilmek hoşuna mı gidiyor?Do you like to be kept waiting?
O bekletilmekten rahatsız oldu.She was annoyed to be kept waiting.
Tom uzun süre bekletilmekten hoşlanmıyor.Tom doesn't like to be kept waiting for a long time.
Ben bekletilmekten hoşlanmıyorum.I don't like to be kept waiting.
Tom bekletilmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be kept waiting.
Çok uzun bekletilmekten hoşlanmadım.I didn't like being kept waiting so long.
Bekletilmekten hoşlanmam.I don't like being kept waiting.
Seyircilerin beş dakikadan uzun süren tezahüratı nedeniyle ödül töreni bekletilmek zorunda kaldı.The awards ceremony had to be halted as the audience cheered for more than five minutes.
Bu kapsamda nükleer silahlar son çare olsa da başvurulabilecek bir olanak olarak bekletilmektedir.Im Kriegsfall können Atomwaffen als letztes Mittel eingesetzt werden.
Tom uzun süre bekletilmekten hoşlanmıyor.A Tom no le gusta que le hagan esperar mucho.
Fransa'nın işgalinin ilk aşamalarında yedek birlik olarak cephe gerisinde bekletilmekteydi.突撃隊最初の任務はフランスでの前線守備だった。