Ana içeriğe geç
Sözlük

beklemeli ile cümle

beklemeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ne kadar para ödemeyi beklemelisiniz?¿Cuánto dinero esperarías pagar por ella?
Ne kadar para ödemeyi beklemelisiniz?Quanti soldi dovresti aspettarti di pagare?
Ne kadar para ödemeyi beklemelisiniz??כמה כסף אתם צפויים לשלם
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Aspetta che io abbia finito la scuola.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Espera a que termine la escuela. Eso es el futuro.
Okulun bitmesini beklemeliyiz. Gelecekten bahsediyorsun.Vänta tills jag blir klar med plugget.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Warte, bis ich fertig studiert habe. Das ist dann.
Okulun bitmesini beklemeliyiz.Πε- ρίμενε να τελειώσω τις σπουδές.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?A či budem azda čakať, keď nehovoria, keď stoja, neodpovedajú viacej?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Am aşteptat pînă şi-au sfîrşit cuvîntările, pînă s'au oprit şi n'au ştiut ce să mai răspundă.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Čekal jsem zajisté, však poněvadž nemluví, ale mlčí, a neodpovídají více,
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Czekałemci, ale nie mówią; umilknęli, a nic więcej nie odpowiadają.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?¿He de esperar porque ellos no hablan, porque pararon y no respondieron más
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Hei de eu esperar, porque eles não falam, porque já pararam, e não respondem mais?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Ho atteso, ma poiché non parlano più, poiché stanno lì senza risposta
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?In jaz naj čakam, ker oni ne govore, ker tu stoje in ne odgovarjajo več?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?J`ai attendu qu`ils eussent fini leurs discours, Qu`ils s`arrêtassent et ne sussent que répliquer.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?그들이 말이 없이 가만히 서서 다시 대답지 아니한즉 내가 어찌 더 기다리랴
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Mereka berdiri saja, tak dapat berbicara lagi. Haruskah aku menunggu meskipun mereka berdiam diri
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Moet ik mij dan stil blijven houden als u er het zwijgen toe doet?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Och jag skulle vänta, då de nu intet kunna säga, då de stå där och ej mer hava något svar!
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Odottaisinko minä, kun he eivät puhu, kun he siinä seisovat enää vastaamatta?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Skal jeg tøve, fordi de tier og står der uden at svare et Ord?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Skal jeg vente, fordi de ikke taler, fordi de står der og ikke svarer mere?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Tôi há phải chờ đợi, vì họ hết nói, Không còn chi trả lời gì nữa sao?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Tôi há phải chờ_đợi , vì họ hết nói , Không còn chi trả_lời gì nữa sao ?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Vártam, de nem szóltak, csak álltak és nem feleltek többé.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Weil ich denn geharrt habe, und sie konnten nicht reden (denn sie stehen still und antworten nicht mehr),
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?Και περιεμενον, επειδη δεν ελαλουν αλλ' ισταντο δεν απεκρινοντο πλεον.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?А да чакам ли аз понеже те не говорят, - Понеже стоят и не отговарят вече?
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?И как я ждал, а они не говорят, остановились и не отвечают более,
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?והוחלתי כי לא ידברו כי עמדו לא ענו עוד׃
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?فانتظرت لانهم لم يتكلموا لانهم وقفوا لم يجيبوا بعد.
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?我 豈 因 他 們 不 說 話 、 站 住 不 再 回 答 、 仍 舊 等 候 呢
Onlar konuşmuyor diye ben beklemeli miyim, Duruyor, yanıt vermiyorlar diye?我 豈因 他 們不說話 、 站住 不 再 回答 、 仍 舊 等候 呢
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.Auto-gyro nu a putut aştepta inventarea elicopterului, deşi ar fi trebuit -- nu a fost un mare succes.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.El autogiro no esperó a la invención del helicóptero, pero debería haberlo hecho --no fue un gran éxito.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.오토자이로는 헬리콥터의 발명을 기다리지 못 했습니다. 하지만 기다려야 했습니다. 큰 성공은 아니었죠.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.Nie mogło to poczekać na wynalezienie helikoptera, a powinno - to nie był duży sukces.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.Автожирът не могъл да дочака изобретяването на хеликоптера, а трябвало -- не е бил голям успех.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.Автожиры не могли дождаться появления вертолётов, но им пришлось - это не был успешный проект.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.האוטו-ג'ירו לא יכול היה להמתין להמצאת המסוק, אבל מוטב שהיה ממתין-- הוא לא הצליח כל כך,
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.لم تستطع الانتظار لاختراع الهليكوبتر، ولكن كان يجب أن تنتظر -- لم يكن نجاحا كبيرا.
Otojir helikopterin icadını bekleyemedi, fakat beklemeliydi -- o büyük bir başarı değildi.時期尚早で大きな成功とは なりませんでした 20世紀にスペインで生まれた 唯一の科学技術でもあります
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz. - Acele edelim! - Evet, Efendim!Tenemos que quedarnos aquí hasta el mediodía como prometimos. - ¡Rápido! - ¡Sí, Sr.!
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz.Chúng ta phải ở đây cho đến giữa trưa như đã hứa.
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz.Nous devons attendre ici jusqu'à midi, comme promis.
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz.Мы должны оставаться здесь до полудня, как и обещали.
Söz verdiğimiz gibi tam öğlene kadar burada beklemeliyiz.Ще стоим до обед, както обещахме.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.그리고 실비아는 2년 정도가 이미 예약되어 있어서 당신이 실비아의 리딩을 들으려면 2년을 기다려야 합니다.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.A musíte na ni čekat až dva roky, protože má na tak dlouho dopředu plno.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.E dovrete aspettare fino a due anni perché la lista di attesa dura così tanto.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.En je moet tot twee jaar wachten, omdat ze zo ver van tevoren al volgeboekt is.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.És akár két évig is várnod kell, mert ennyire előre be van táblázva.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.E têm de esperar dois anos porque ela tem marcações até essa data.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Et vous devez attendre jusqu'à deux ans parce que son agenda est plein pour cette durée.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Ja pitää odottaa jopa kaksi vuotta, koska hän on varattu niin pitkälle etukäteen.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Och du kan behöva vänta upp emot två år eftersom hon är förbokad så långt fram.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Og man må vente i op til to år fordi hun er booket op, så langt frem i tiden.
Ve onunla görüşmek için iki yıl kadar beklemelisiniz çünkü o tarihe kadar randevuları dolu.Şi trebuie să aștepți până la doi ani deoarece timpul ei este rezervat în avans pentru acel interval de timp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod