Ana içeriğe geç
Sözlük

beklemek ile cümle

beklemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Umduğumdan daha uzun beklemek zorunda kaldım.I had to wait a lot longer than I expected I'd have to.
Tom'un uyanmasını beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom wake up.
Sanırım biraz daha beklemek zorunda kalacağım.I guess I'll have to wait a little longer.
Üç saatten daha fazla beklemek zorunda kaldık.We had to wait for more than three hours.
Tom beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait.
Beklemek zorunda olabilirsiniz.You may have to wait.
Beklemekten başka bir şey yapamayız.We can't do anything but wait.
Tom'u beklemek istediğinden emin misin?Are you sure you want to wait for Tom?
Beklemek zorunda kalacak mıyız?Will we have to wait?
Beklemek dışında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do except wait.
Beklemek zorunda kalsaydım bir yıl daha beklerdim.I'd have waited another year if I'd had to.
Tom Mary oraya gelinceye kadar beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait till Mary got there.
Tom Mary'yi beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait for Mary.
Neden çok uzun süre beklemek zorunda kaldık?Why did we have to wait so long?
Tom çok uzun süre beklemek zorunda olmadığını söyledi.Tom said he didn't have to wait very long.
Tom üç saat beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait three hours.
Tom üç saatten daha fazla süre bilet gişesinde kuyrukta beklemek zorunda kaldı.Tom had to stand in line at the ticket office for over three hours.
Tom'un buraya gelmesi için beklemek zorundayım.I have to wait for Tom to get here.
Sadece beklemek ve ne olduğunu görmek zorunda olacağız.We'll just have to wait and see what happens.
Sadece beklemek zorundasın. Yapabileceğin başka bir şey yok.You just have to wait. There's nothing else you can do.
Yapmak zorunda olduğun tek şey onun cevabını beklemek.All you have to do is wait for her reply.
Benim tavsiyem beklemek ve Tom'un ne yaptığını görmek.My advice is to wait and see what Tom does.
Ben onları beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like waiting for them.
Ben onları beklemek istiyorum.I want to wait for them.
Ben onu beklemek istiyorum.I want to wait for him.
Onu beklemek istiyorum.I want to wait for her.
Onların uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for them wake up.
Onun uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for him wake up.
Onlar için burada beklemek zorundayız.We have to wait here for them.
Onlar için burada beklemek zorundayım.I have to wait here for them.
Onun için burada beklemek zorundayım.I have to wait here for him.
Tom için burada beklemek zorundayız.We have to wait here for Tom.
Beklemekten usandık.We're tired of waiting.
Bu yarına kadar beklemek zorunda kalacak.It'll have to wait until tomorrow.
Tom daha fazla beklemek istemiyordu.Tom didn't want to wait any longer.
Ne kadar süre burada beklemek zorundayız?How long do we have to wait here?
Bu tür şeyin olmasını beklemek olağan dışı değil.It's not unusual for this kind of thing to happen.
Üç saat, beklemek için uzun bir süre.Three hours is a long time to wait.
Bu kadar uzun zaman beklemek istemezsiniz.You don't want to wait such a long time.
Daha ne kadar beklemek zorunda kalacağız?How much longer will we have to wait?
Biz normalde sadece üç ya da dört dakika beklemek zorundayız.Normally we have to wait for only three or four minutes.
Beklemek sıkıcıdır.Waiting is boring.
Sonuna kadar Tom için beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom till the end.
Gereğinden fazla beklemek istemiyorum.I don't want to wait any longer than necessary.
Tom beklemekten bıktı ve eve gitti.Tom got tired of waiting and went on home.
Tom beklemekten usandı ve gitti.Tom got tired of waiting and left.
Tom beni beklemek zorunda değil.Tom doesn't have to wait for me.
Tom sırada beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait in line.
Tom beni beklemek zorunda değildi.Tom didn't have to wait for me.
Bütün yapabileceğimiz Tom'u beklemek.All we can do is wait for Tom.
Nadiren, belkide hiç, bir saatten daha uzun süre beklemek zorunda kalacaksın.You will rarely, if ever, have to wait longer than an hour.
Biz beklemek istemiyoruz.We don't want to wait.
Uzun süre beklemek zorunda olmamalısın.You shouldn't have to wait long.
Hiç kimse beklemek zorunda değildi.No one had to wait.
Beklemek mümkün değil.It's not possible to wait.
Keşke üç gün daha beklemek zorunda olmasam.I wish we didn't have to wait three more days.
Keşke beklemek zorunda olmasak.I wish we didn't have to wait.
Biz beklemek zorunda değildik.We didn't have to wait.
Biz birkaç saat beklemek zorunda kalacağız.We'll have to wait a couple of hours.
Onların ne önereceğini beklemek ve görmek istiyorum.I want to wait and see what they propose.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beklemek ile cümle - Sayfa 5 - beklemek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App