Ana içeriğe geç
Sözlük

bekleme odası ile cümle

bekleme odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Bekleme odası o kadar gürültülüydü ki adımın çağrıldığını duyamadım.The waiting room was so noisy that I couldn't hear my name called.
Kütüphaneye bitişik bir bekleme odası var.There is an anteroom adjoining the library.
O, bekleme odasında oturuyor.He's sitting in the waiting room.
Bekleme odası etrafına bakındı.He looked around the waiting room.
Lütfen ceketinizi bekleme odasına asın.Please hang your coat in the anteroom.
Bekleme odasında beş hasta var.There are five patients in the waiting room.
Burası bekleme odası değil toplantı odası.This is a meeting room, not a waiting room.
Tom bekleme odasında yalnız oturuyor.Tom is sitting alone in the waiting room.
Bekleme odasında bekleyen bir müşterim var.I have a client waiting in the waiting room.
Bekleme odasında olacağım.I'll be in the waiting room.
Tom hâlâ bekleme odasında oturuyor.Tom is still sitting in the waiting room.
Tom bir dergi okuyarak bekleme odasında oturdu.Tom sat in the waiting room reading a magazine.
Tom hastane bekleme odasında.Tom is in the hospital waiting room.
Köpeğim röntgen çekilirken bekleme odasında oturdum.I sat in the waiting room while my dog was getting X-rayed.
Bekleme odası boşalıyor.The waiting room is clearing out.
Bekleme odası boş.The waiting room is empty.
Bekleme odası nerede?Where is the waiting room?
Tom bekleme odasında.Tom is in the waiting room.
Tom bekleme odasında oturuyor.Tom is sitting in the waiting room.
Romanın adı Elizabeth Bishop'un In the Waiting Room (Türkçe: Bekleme Odasında) adlı şiirinden gelir.The title comes from the poem In the Waiting Room by Elizabeth Bishop.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.If I hadn't joked around back then, you wouldn't have vacated the waiting area.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.It was like the waiting room in the doctor's office.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Since you were in the waiting room, there must have been other objects there, too.
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Where did you put all the outfits and props that were in the waiting room?
Bekleme Odası HastasıWaiting Room Patient
Bekleme odası steril bir hayvanat bahçesi pavyonunu andırır.La station se présente comme une navette avec Zoologischer Garten.
Bekleme odasında beş hasta var.Hay cinco pacientes en la sala de espera.
İstasyonun bekleme odasında 1812 Vatanseverlik Savaşı'na adanmış sergi mevcuttur.В зале ожидания размещена экспозиция, посвященная Отечественной войне 1812 года.
Tom bekleme odasında yalnız oturuyor.Tom istuu yksin odotushuoneessa.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Była pani w poczekalni, muszą tam być też inne rzeczy.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Da du im Wartezimmer warst, <br />muss es andere Objekte auch gegeben haben.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Dal momento che erano in sala d'attesa, ci dovevano essere anche altri oggetti lì.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Intrucat erati in camera de asteptare, probabil erau si alte obiecte acolo.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Karena kamu dalam ruang tunggu, pasti ada benda lainnya juga disana.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Puisque vous étiez dans la salle d'attente, il y avait peut-être d'autres objets.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Εφόσον είσασταν στον χώρο αναμονής, θα πρέπει να υπήρχαν και άλλα αντικείμενα εκεί, επίσης.
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.Вы были в комнате ожидания, там наверное были другие объекты
Bekleme odasına gittiysen, buradaki diğer nesneler de orada olmalı.بما انك كنت في صالة الانتظار , يمكن ان يكون هنالك اشياء اخرى
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Dimana kamu meletakkan semua pakaian yang ada di ruang tunggu?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Dove ha messo i vestiti e gli accessori che stavano nella sala d'aspetto?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Gdzie znajdują się wszystkie stroje i rekwizyty, które były w poczekalni?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Où avez-vous mis tous les vêtements et accessoires qui étaient dans la loge ?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Unde ai pus toate hainele si lucrurile care erau in camera de asteptare?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Wo hast du all die Outfits und Requisiten, <br />die im Wartezimmer waren?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Που έβαλες όλα τα ρούχα και τα κομμάτια που ήταν στην αίθουσα αναμονής;
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_Куда ты забрал все наши вещи, которые были в комнате ожидания?
Bekleme odasındaki, kıyafetleri ve aksesuarlar neredeydi?<br /><br />_اين قمت بوضع كل الملابس و الاكسسوارات التي كانت في غرفة الانتظار ؟
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Daca nu m-as fi prostit atunci, nu ai fi plecat de acolo.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Hätte ich nicht damals gescherzt, <br />würdest du nicht den Wartebereich verlassen haben.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Jeśli nie żartowałbym dookoła, nie opuściłabyś poczekalni.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Kalau aku tidak membuat lelucon, kau tidak harus mengosongkan ruang tunggu.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Se non avessi scherzato allora, non avresti lasciato libera la sala di attesa.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Si je n'avais pas fait l'andouille à ce moment là, tu ne serais pas sortie de la loge.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Αν δεν είχα αστειευτεί εκείνη την μέρα, δεν θα είχες φύγει από την αίθουσα αναμονής.
Ben seninle şakalaşmasaydım, bekleme odasını terk etmezdin.Если бы я не шутил тогда, ты бы не освободила помещение
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.Bolo to ako čakáreň u doktora.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.Bylo to jako v čekárně u lékaře.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.C'était comme la salle d'attente d'un médecin.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.Det såg ut som väntrummet på vårdcentralen.
Doktor muayenesindeki bekleme odası gibi.Era ca o cameră de aşteptare la medic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod