Ana içeriğe geç
Sözlük

bekle ile cümle

bekle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Bu tamamen beklenmedikti.It was totally unexpected.
Biz bunu asla beklemedik.We never expected this.
İnsanlar çok fazla beklerler.People expect too much.
Ne beklemeliyiz?What should we expect?
Beklenen bir durum.That's to be expected.
Beklentiler düşüktü.Expectations were low.
Biz onu hiç beklemiyorduk.We never expected it.
Onların kazanması bekleniyordu.They expected to win.
Hiç kimse bunu beklemiyordu.No one expected this.
Hiç kimse çok şey beklemiyordu.No one expected much.
Yağmur beklenmiyor.No rain is expected.
O beklenendi.That was expected.
O bekleniyordu.That was expected.
Daha fazlası bekleniyordu.More was expected.
Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.Tom waited impatiently for Mary to get ready.
Tom buraya gelinceye kadar beklemeliyiz.We should wait until Tom gets here.
Bence biraz daha beklemeliyiz.We should wait a little longer, I think.
Onlar beni bekletti.They made me wait.
Bir ay bekledim.I waited a month.
Daha ne kadar beklemek zorunda kalacağız?How much longer will we have to wait?
Biraz daha beklesek iyi olur.We'd better wait a little longer.
Bizim biraz daha beklememiz gerekir.We should wait a little longer.
Bekleme fazla uzundu.The wait was too long.
Tom Mary'yi bekletti.Tom made Mary wait.
Biz normalde sadece üç ya da dört dakika beklemek zorundayız.Normally we have to wait for only three or four minutes.
Bekleme salonundaki insanların bazıları TV izliyorlardı.Some of the people in the waiting room were watching TV.
Bu, beklediğinize değmiştir.That was well worth the wait.
Sadece yarına kadar bekleyin.Just wait until tomorrow.
Neden pazartesiye kadar beklemiyorsun?Why wait until Monday?
Çamaşır bekleyebilir.The laundry can wait.
Önümüzdeki yıla kadar bekle.Wait till next year.
Beklemek sıkıcıdır.Waiting is boring.
Tom bizi bekledi.Tom waited for us.
Herkesi bekleriz.Everyone is welcome.
Herkesi beklerim.Everyone is welcome.
Ben seni beklemiyorum.I'm not waiting for you.
O, bunun olacağını hiç beklememişti.She never expected this to happen.
Sonuna kadar Tom için beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom till the end.
Gereğinden fazla beklemek istemiyorum.I don't want to wait any longer than necessary.
Tom'un evinin önünde beklediğini gördüğümüz kız Mary idi.The girl we saw waiting in front of Tom's house was Mary.
Pastayı fırından çıkardıktan sonra onun soğumasını bekleyin.After taking the cake out of the oven, allow it to cool.
Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.If you wait a while, your eyes will adjust to the dark.
Tom onun olmasını hiç beklemediğini söyledi.Tom said that he never expected that to happen.
Tom onun olmasını beklemediğini söyledi.Tom said that he didn't expect that to happen.
Tom'un Mary'yi bekleyeceğini biliyordum.I knew Tom was going to wait for Mary.
Bazı beklenmedik sorular vardı.There were some unexpected questions.
Herhangi bir şiddet beklemiyoruz.We're not anticipating any violence.
Senin ilgini beklemiyorduk.We didn't anticipate your interest.
Bazı beklenmedik cevaplar vardı.There were some unexpected answers.
Ben onun meydana gelmesini beklemiyorum.I don't anticipate that happening.
Gerçekten onu beklemiyordum.I didn't actually anticipate that.
Yakında bir duyuru bekleniyor.An announcement is expected soon.
Tom'un Mary için beklediğini biliyordum.I knew Tom was waiting for Mary.
Teslimat için üç hafta bekleyin.Allow three weeks for delivery.
Pek çok beklenti var.There's a lot of anticipation.
Tom ve Maria birlikte asansör bekledi.Tom and Maria waited for the lift together.
Gerçek bir beyefendi bir bayanı bekletmemeli.A true gentleman must not keep a lady waiting.
Tom bekletilmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to be made to wait.
Bekleyemediğini biliyordum.I knew you couldn't wait.
Eğer her zaman başkalarından ödül beklersen sen bir köpek gibisin.You're like a dog if you always expect reward from others.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod