Ana içeriğe geç
Sözlük

bekle ile cümle

bekle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Herkesin sana benzemesini bekleme.Don't expect everyone to like you.
Herkesin seni sevmesini bekleme.Don't expect everyone to like you.
Herkesin sizinle aynı fikirde olmasını beklemeyin.Don't expect everyone to agree with you.
Beni evin önünde bekle.Wait for me in front of the house.
Adam ambulans beklerken öldü.The man died waiting for an ambulance.
Biz bekledik, ama o gelmedi.We waited, but he didn't come.
Yeni ürünün satışları beklentileri aştı.The new product's sales exceeded expectations.
Onu bir daha görmeyi hiç beklemiyordum.I didn't expect to ever see him again.
Bekle, daha fazlası var.Wait, there's more.
Seni bekleyemedim.I couldn't wait for you.
Bir süre beklemelisin.You must wait a while.
Ben beklemezdim.I wouldn't have waited.
Beklemek zorunda kalacak mıyız?Will we have to wait?
Beklemek dışında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do except wait.
Bekleyemediğini biliyorum.I know you can't wait.
Bekleyemeyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait.
Tom, Mary'ye beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait.
Bekleyeceğine eminim.I'm sure you'll wait.
Beklemeye değmedi.It wasn't worth the wait.
Beklemeye değer.It's worth the wait.
Sonuç beklenmiyordu.The result was unexpected.
Bu gece bir sürpriz bekle.Expect a surprise tonight.
Yarına kadar bekleyemez misin?Can't you wait until tomorrow?
Tom'u bekleyemedim.I couldn't wait for Tom.
Bugün güzel bir şey olmasını beklemiyorum.I don't expect anything good to happen today.
Beklemek zorunda kalsaydım bir yıl daha beklerdim.I'd have waited another year if I'd had to.
Bekleyelim ve Tom'un ne düşündüğünü duyalım.Let's wait and hear what Tom thinks.
Tom Mary oraya gelinceye kadar beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait till Mary got there.
Bunu sevmeni beklemiyordum.I didn't expect you to like that.
Tom konuşmaya başlamadan önce kapı kapanıncaya kadar bekledi.Tom waited till the door was closed before he started talking.
Tom Mary'ye onu istasyonun önünde beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait for him in front of the station.
Okulun önünde seni bekleyeceğim.I'll wait for you in front of the school.
Dönüşünü bekleyeceğiz.We'll wait for your return.
Tom bunun bir sorun olacağını beklemiyordu.Tom didn't anticipate that it would be a problem.
Sabırla bekleyeceğiz.We'll wait patiently.
Tom Mary'nin partisinde olmasını beklemiyordu.Tom didn't expect Mary to be at his party.
Bekleme neredeyse bitti.The wait is almost over.
Bekleme bitti.The wait is over.
Ekime kadar bekleyeceğim.I'll wait until October.
Artık bekleyemeyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait any more.
Pazartesi sonrasına kadar bekleyebilir misin?Could you wait until after Monday?
Benimle ilgili ne bekleniyor?What's expected of me?
Tom beni bekledi.Tom waited for me.
Beni sevmeni beklemiyordum.I didn't expect you to love me.
Tom Mary'yi beklemeyi kabul etti.Tom agreed to wait for Mary.
Tom Mary'yi beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait for Mary.
Tom ön sundurmada Mary'yi bekledi.Tom waited on the front porch for Mary.
Artık bekleyemedim.I couldn't wait any longer.
Daha fazla bekleyemeyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait any longer.
Belki biraz daha beklememiz gerekiyor.Maybe we should wait a little longer.
Uzun süre bekledin mi?Did you wait long?
Neden çok uzun süre bekledin?Why did you wait so long?
Neden çok uzun süre beklemek zorunda kaldık?Why did we have to wait so long?
Tom çok uzun süre beklemek zorunda olmadığını söyledi.Tom said he didn't have to wait very long.
O kadar uzun beklemedik.We didn't wait that long.
Tom Mary'yi uzun bekletmedi.Tom didn't keep Mary waiting long.
Tom bizi uzun bekletmedi.Tom didn't keep us waiting long.
Tom beni uzun bekletmedi.Tom didn't keep me waiting long.
Tom daha fazla bekleyemedi, bu yüzden gitti.Tom couldn't wait any longer, so he left.
Geç kalırsan seni bekleyemiyeceğimi biliyorsun.You know I can't wait for you if you're late.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod