Ana içeriğe geç
Sözlük

bekle ile cümle

bekle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biri okullardan her şeyi bekleyemez.One can't expect everything from schools.
Sadece bekleyebilirim.I can only wait.
O kadar uzun beklemek istemiyorum.I don't want to wait that long.
Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.You can't expect me to always think of everything!
Her şeyi devletten beklemeyin!Don't expect others to think for you!
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!Don't expect others to think for you!
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.Don't expect others to think for you!
On yıl beklemek için uzun bir süre.Ten years is a long time to wait.
O, oldukça beklenmeyen bir durumdur.That is rather unexpected.
Yüz elli bin çiftin, 2006 yılında Shanghai'da evlenmesi bekleniyor.One hundred and fifty thousand couples are expected to get married in Shanghai in 2006.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.Life starts when you decide what you are expecting from it.
Bekle , biri kapıma vuruyor.Hold on, someone is knocking at my door.
Bekle , biri kapımı çalıyor.Hold on, someone is knocking at my door.
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Senden bunu beklemiyordum doğrusu.I really wasn't expecting that from you.
Senden bir şey beklemiyorum.I don't expect anything from you.
Bekleme salonunda bekleyin.Wait in the waiting room.
En kötüsünü beklemek zorundayız.We have to expect the worst.
Tüm yapmanız gereken, onun cevabını beklemek.All that you have to do is to wait for his reply.
Ondan çok şey bekleyemezsin.You cannot expect much of him.
Bekletilmek hoşuna mı gidiyor?Do you like to be kept waiting?
Sınavı geçmen bekleniyor.You are expected to pass the exam.
Tek yapman gereken geri dönmemi beklemek.All you have to do is to wait for me to return.
Yapmanız gereken tek şey onun gelişini beklemek.All you have to do is wait for his arrival.
Tüm yapman gereken beklemek.All you have to do is to wait.
Burada beklemesen iyi olur.You'd better not wait here.
5:00'e kadar gelmeniz bekleniyor.You are expected to come by 5:00.
Seni görmek ümidiyle dışarıda bekledim.I waited outside on the chance of seeing you.
Tüm yapabileceğin beklemektir.All you can do is to wait.
Tüm yapabileceğin beklemek.All you can do is to wait.
Bütün yapman gereken beklemek.All you have to do is wait.
Sen mektubu yazıncaya kadar bekleyeceğim.I will wait till you have written the letter.
Ev ödevini bitirinceye kadar bekleyeceğim.I will wait until you have finished your homework.
Sen geri dönünceye kadar burada bekleyeceğim.I'll stay here till you get back.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.I didn't expect such a nice present from you.
Sizden böyle güzel bir hediye beklemiyordum.I didn't expect such a nice present from you.
O kadar kısa sürede buraya varmanı beklemiyordum.I didn't expect you to get here so soon.
Cuma günkü partiyi bekleyemeyiz.We can hardly wait for the party on Friday.
Ben, kalbim heyecanla atarken perdenin yükselmesini bekledim.I waited for the curtain to rise with my heart beating in excitement.
Yardım gelmeden saatlerce bekledik.We waited for hours before help arrived.
Tren beklediğim kadar çok kalabalık değildi.The train was not so crowded as I had expected.
Ben dönünceye kadar burada bekle.Wait here till I come back.
O dönünceye kadar orada beklememi rica etti.He asked me to wait there until he came back.
Beklenildiği gibi testi geçti.He passed the test as was expected.
Neşeli beklentiyle doldurulduk.We were filled with joyful expectation.
Beklenildiği gibi, ödülü kazandı.As was expected, he won the prize.
İşlerin kolay olmasını beklememelisin.You shouldn't expect things to be easy.
Öğrencilerin şüpheli yerlerden uzak kalması bekleniyor.Students are expected to stay away from dubious places.
Eğitimi bitirinceye ve para kazanmaya başlayıncaya kadar beklemek zorunda kalacağım.I will have to wait till I finish schooling and start earning money.
Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.The number of students who were late for school was much smaller than I had expected.
Seçim sonuçları beklediğimizdi.Election returns were what we had expected.
Partiye katılım beklenenden daha büyüktü.The attendance at the party was larger than had been expected.
Saat ikiye kadar yatmadan onu bekledik ve sonra yatmaya gittik.We waited up for him until two o'clock and then finally went to bed.
Onun bizi desteklemesini bekledik.We expected him to support us.
Havada beklenen değişikliklikten pikniğimizi erteledik.We postponed our picnic pending a change in the weather.
Salı gününe kadar beklesen daha iyi olur.You might as well wait until Tuesday.
Salı gününe kadar sizden haber bekleyeceğim.I'll expect to hear from you by Tuesday.
Lütfen evin dışında bekle.Please wait outside of the house.
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bekle ile cümle - bekle kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App