Ana içeriğe geç
Sözlük

bek ile cümle

bek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
3
ORT. KELİME
Tom Mary ile bekliyor.Tom is waiting with Mary.
Jackson'lar bekliyor.The Jacksons are waiting.
Hiç kimseyi beklemiyordum.I'm not expecting anyone.
Sadece Tom'u beklemekteyim.I'm just waiting for Tom.
Dışarıda Tom'u bekledim.I waited outside for Tom.
Tom beni beklemiyordu.Tom wasn't expecting me.
Tom beklemek istemedi.Tom didn't want to wait.
Hemen dışarıda bekleyeceğim.I'll wait right outside.
Ben seni beklerdim.I'd have waited for you.
Tom beklemem gerektiğini söyledi.Tom said I was to wait.
Ben bir çağrı bekliyorum.I'm waiting for a call.
Seni burada bekleyeceğim.I'll wait here for you.
Seni orada bekleyeceğim.I'll wait for you here.
Tom 2.30'a kadar bekledi.Tom waited until 2:30.
Öğle yemeğini bekliyorum.I'm waiting for lunch.
Öğle yemeği için bekliyorum.I'm waiting for lunch.
Bekleyecek misin?Are you going to wait?
Bekleyecek misiniz?Are you going to wait?
Tom beklemek için oturdu.Tom sat down to wait.
Tom Mary'yi beklemeye aldı.Tom put Mary on hold.
Onlar beklemek zorunda kalacaklar.They'll have to wait.
Beklemekten bıktım.I'm tired of waiting.
Arabada bekleyeceğim.I'll wait in the car.
Yakında seni bekleyeceğim.I'll expect you soon.
Burada beklemeyi tercih ederim.I'd rather wait here.
Üç saat bekledim.I waited three hours.
Uzun süre bekledim.I waited a long time.
Tom nerede bekliyor?Where's Tom waiting?
Tom Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary.
Tom bir an bekledi.Tom waited a moment.
Sizi bekliyorum.I'm waiting for you.
Bekliyoruz, Tom.We're waiting, Tom.
Beklediğimize memnun oldum.I'm glad we waited.
Seninle bekleyeceğin.I'll wait with you.
Ben burada bekleyeceğim.I'll wait out here.
Hepimiz bekliyoruz.We're all waiting.
Beklemek zorundasın.You have to wait.
Beklemek zorundasınız.You have to wait.
Tom'u bekledim.I waited for Tom.
Tom için bekledim.I waited for Tom.
Bir saat bekledim.I waited an hour.
Beklemek zorundayız.We have to wait.
Dışarıda bekle.Wait outside.
Bekle, Tom.Hold on, Tom.
Beklememiz gerektiğini düşünmüyor musun?Don't you think we ought to wait?
O şimdi seni bekliyor.He is waiting for you now.
Mucizeler bekleme.Don't expect miracles.
Sadece bekle!Just wait!
Yılın bu zamanında burada iyi hava bekleyemezsin.You can't expect good weather here at this time of year.
Tom'u yine göreceğimi hiç beklemedim.I never expected to see Tom again.
Tom'la zaman geçirmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to spending time with Tom.
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to playing tennis with Tom.
Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm really looking forward to my birthday party.
Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to the beach with Tom.
Boston'a gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to Boston.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Bugünkü toplantıyı sabırsızlıkla beklemiyorum.I'm not looking forward to today's meeting.
Bu geziyi bekliyorum.I'm waiting for this trip.
Hatırlamanı beklemiyorum.I don't expect you to remember.
Böylesine uzun bir süreden sonra hepinizle görüşmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you all after such a long time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bek ile cümle - Sayfa 37 - bek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App