bekçisi ile cümle
bekçisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cem’in bekçisidir.Sion őröme.
Clare: Kapı bekçisidir.Őrzők: Az ajtókat védik.
Mahalle bekçisi, Türkiye'de genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmakla görevli personeldir.Egy privát halottkémről szól, aki Miamiban segít a helyi erőknek.
Bundeswehr cenaze töreninde mezarı başında bir onur bekçisinin durmasını sağladı.Bundeswehr asetti hänen hautajaisiinsa kunniakomppanian.
Tanrı Kabil'e kardeşinin nerede olduğunu sorunca "Ben kardeşimin bekçisi miyim?" diye cevap verir.Kain vastasi: "Olenko minä veljeni vartija?"
Clare: Kapı bekçisidir.Είναι φύλακας πύλης.
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.Den medfølgende tiltaleform Sir benyttes også.
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.Den brukes også som vakthund.
Cehennem bekçisine şöyle feryad ederler: "Mâlik!Lalu dengan suara bulat mereka memutuskan dan berkata: "Ia harus dihukum mati!"
Ev Bekçisi olarak da bilinir.Dia terlihat sebagai seorang penjaga rumah tangga yang taat aturan.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."Tử cống viết: “Quân tử nhất ngôn dĩ vi tri, nhất ngôn dĩ vi bất tri, ngôn bất khả bất thận dã!
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."日来重んぜらるる所也」と書いてあり頼朝の信頼ぶりがうかがえる。
Ölüm Evi'nin bekçisiydi ve ruhları bir araya getirirdi.憑依体質で、死者の魂を呼び寄せていた。
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."”庞涓行三日,大喜,曰:“我固知齐军怯,入吾地三日,士卒亡者过半矣。
Cehennem bekçisine şöyle feryad ederler: "Mâlik!高后欲擊之,諸將曰:「以高帝賢武,然尚困於平城。
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.守护者也需要被看守。
İlk üç oyun, bir pizzacıda gece bekçisi olarak çalışan oyuncunun etrafında dönüyor.和前作相似的一点是玩家必须在披薩餐馆中进行夜间值班。
Bostan Bekçisi olarak da bilinir.슈겐도(修験道)의 창시자로써 알려져 있다.
Clare: Kapı bekçisidir.기호는 uk이다.
Elyesa Bazna 1970'te, Münih'te 66 yaşında, yoksul bir gece bekçisi olarak ölmüştür.אליאסה באזנה מת בשנת 1966 בשמשו כשומר לילה במינכן.
Tanrı’nın güçlü bir bekçisidir.אלא, האל הוא הצופה.
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.שימש בישיבה גם כמשגיח.
Clare: Kapı bekçisidir.מר גרינג': שומר השער.
Mustafa'nın babası da inşaatın bekçisi olur.Tassov otec sa stal jeho patrónom-ochrancom.
Eşik Bekçisi tabiri de kullanılır.Usukaitsjaid kasutatakse ka ennustamiseks.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Chủ quyền của mình cho ông gác cổng, người bán anh.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Domnia lui ia dat la portar, care l-au vândut.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Hänen herruutensa antoi hänelle vahtimestarille, joka myi hänet.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Hans herredømme gav ham til portneren, der solgte ham.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Hans herre gav honom till portvakten, som sålde honom.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Jaśnie pan dał mu do portiera, który sprzedał go.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Jeho lordstvo mu na vrátného, který prodal ho.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Jeho lordstvo mu na vrátnika, ktorý predal ho.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.영지 그를 판매 포터, 그를 주었다.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Lord Darlington memberinya kepada portir, yang menjual dirinya.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Njegovo gospostvo ga je dal v temno pivo, ki ga prodajajo.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Őlordsága adta neki, hogy a portás, aki eladta neki.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Sa seigneurie lui donna pour le portier, qui lui a vendu.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Seine Lordschaft gab ihm der Portier, der ihn verkauft.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Sua signoria gli diede al portiere, che gli ha venduto.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Zijn heerschappij gaf hem aan de portier, die hem verkocht.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Εξοχότητα του τον έδωσε στον θυρωρό, που τον πούλησε.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Его светлость дал ему портье, который продал его.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Його світлість дав йому портьє, який продав його.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.Неговото господство го дадоха на вратаря, който го продадоха.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.وقدم سيادته له العتال ، الذي باع له.
Beyliği onu satılan bekçisi, onu verdi.彼の支配は、で彼がかまれるの口座に動物に対する偏見を取った
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Als een poortwachter, heb ik vele mensen gedag gezegd.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ca portar... ... am condus multă lume...
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Como un guardián, he despedido a mucha gente.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.E como um "porteiro", Eu já deixei muitas pessoas passarem.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ed io, in qualitā di guardiano del cancello, ho accompagnato molte persone.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.En tant que gardien de cette porte, j'ai vu partir tellement de gens.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Kot vratar smrti sem jih že mnogo pospremil.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ως φρουρός αυτής της πύλης, αποχαιρέτησα πολύ κόσμο.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Я, как привратник смерти, проводил множество людей.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım...و كبواب فقد ودعت العديد من الناس
Buldum. Fener bekçisi. - Ben biliyorum.Je sais escaladeur de mât de cocagne !
Fener bekçisi. - Ben biliyorum.Aspetta un minuto, aspetta un minuto.
Fener bekçisi. - Ben biliyorum. Bir kaç kitap yazmıştı.انتظر لحظة ، والانتظار لمدة دقيقة. لا تقل لي. اسمحوا لي تخمين.