begen ile cümle

begen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonraki filmi Batman & Robin'de eleştirmenler filmi beğenmese de, film gişede çok başarılı oldu.לעומתו, הסרט השני שביים "באטמן ורובין" קיבל ביקורות קשות ולא הצליח בקופות כמו קודמיו.
Yeni albümümü umarım beğenirsiniz,” diye konuştu."זה אינו אחד מהאלבומים המועדפים עלי", הודה.
1994'te Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) filminde dünya çapında beğeni kazandı.ב-1995 השתתף בסרט "ארבע חתונות ולוויה אחת".
Dante'yi gördüğünde beğenir ve onunla çalışmaya başlar.מחבבת מאד את קליי ומנסה להתחיל איתו.
İşimde zor beğenen biriyimdir.אתה איש שאוהב מאד עובדות.
Turgut, Fatma’yı görmüş beğenmiştir.אני לא רוצחת, אהבתי את פייגה.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Сигурен съм, че ще ти хареса да работиш с него“.
Yörükler orayı beğenir ve yerleşir.Мястото му харесва и се преселва там.
Ve orayı beğenirler.Харесало им мястото.
(Her ülke beğendiği 10 şarkıyı 1-8, 10 ve 12 puanla ödüllendirir.Всяка държава дава на предпочитаните песни точки от 1 до 8, 10 или 12.
Jüri ise filmi çok beğendiğini açıkladı.В интервю заявява, че театърът му харесва повече.
Büyük beğeni toplayan The Blueprint albümünü iki günde yazdı.Неговият критично приет албум „The Blueprint“ беше написан само за два дни.
Brandy kendini beğenmiş ve moda düşkünüdür.Сантра има влечение към модата.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Маслините и бялото вино на Агилар се ценят в цяла Испания.
Konusu ile eser bir skandal yarattıysa da müziği beğenildi.Колкото и да ми е неприятно, ако трябва да бъда честен, намразих пиесата.
Bu albüm oldukça beğenilmiş ve birçok ödül almıştır.Албумът е много успешен и носи много продажби и награди.
Basketbol da beğeniyle izlenen bir spor dalıdır.Баскетболът е харесвана игра в Чад.
Fox senaryoyu çok beğendi ve filmde rol almayı kabul etti.Хепбърн харесва книгата и с удоволствие приема предложената роля.
Salonda sergilenen eserlerin kraliyet tarafından da beğenildiği düşünülürdü.Неговите идеи първоначално са приети позитивно и в кралския двор.
Paul Dini, Bruce Wayne'in karakterizasyonunu beğendi.Paulu Diniju se svidjela karakterizacija Brucea Waynea.
Çoğu eleştirmen filmi beğendi.Kritičarima se film uglavnom svidio.
2002 yılının yazında, yazar Carl Hiassen'in üvey oğlu bir kitapçıda Eragon'u buldu ve beğendi.U ljeto 2002. godine, polu-unuk autora Carla Hiaasena našao je Eragona u knjižari i odmah mu se svidjela.
Bir bak, beğenirsen alırsın" demişti.Volio bih vidjeti kako biste to izveli..."
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Bio je vrlo omiljen među studentima.
Günümüzde radyonun Facebook sayfa beğenisi 900.000 beğeniyi aşmıştır.9GAG-ova stranica na Facebooku trenutno se sviđa više od 35 milijuna osoba.
Jennifer Aniston, Matthew Perry ve Lisa Kudrow da seçmelerde beğenilerek kadroya eklendi.Jennifer Aniston, Matthew Perry i Lisa Kudrow dobili su uloge zahvaljujući svojim audicijama.
Beğeninize Göre Satranç Açılışları.U njoj se bavi šahovskim otvaranjima.
En beğenilen mantarlardan biridir.Najviše ih love gepardi.
Gerçekten Martin onların müziklerinden çok kişiliklerini beğenmiştir.Martin voli više vrsta glazbe.
Beğenen beğenene, seven sevene" yazarak dile getirdi.Ona pristaje i dobacuje mu ceduljicu na kojoj piše: "Upomoć!
Elçi Gitme: Erkek tarafı kız ailesince de beğenilirse kız tarafına hatırı sayılır kişilerle elçi gönderilir.Do robova (ropstvo je bilo prisutno) i žena dolazilo se kupnjom.
Maç boyunca kendisini beğenerek izledim.Volio je igru cijelog života.
Bu tank Vietnam savaşında başarılı bir biçimde kullanılmış, performansıyla beğenilmiştir.U filmu vijetnamske snage su tretirane s poštovanjem.
Çoğu izleyici tarafından beğenilmeyen şeyler tasarlıyor.Rezultat je bio taj da ljudi nisu bili oduševljeni viđenim.
Film eleştirmenler tarafından beğenilmemiştir.Nekim se kritičarima film nije svidio.
Bunların içinden Avea için yaptığı reklam müziği beğeni topladı.Puštala se njegova glazba te glazba koju je i sam volio.
Beğenir, grubun menajeri olur.Glavna je zabavljačica grupe.
O kadar beğenildi ki besteci tam 32 kez sahneye çağrıldı.S istim učinkom gostovala je na 32.
Eleştirmenlerin beğenisini toplamasına rağmen bu albümden sadece 12.000 adet kopya satıldı.Iako je uglavnom primio pohvale od kritike, album se prodao u samo 39.000 primjeraka.
Albüm, Amerika’da beklenen başarıyı sağlayamasa da, Avrupa’da oldukça beğenildi.Iako je album u početku bio slabo primljen u Americi, veliki je uspjeh postigao u Europi.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı."Organski je riječ koju volim koristiti."
Grubun en bilinen ve beğenilen şarkısı bu olmuştur.Jedna je od najpoznatijih i najprepoznatiljivih pjesama sastava.
NBC fikri beğendi ve senaryonun yazılmasını istedi.NBC sa scenár páčil a seriál si objednala.
Halk tarafından şarkıları çok beğenildi.Pieseň sa publiku veľmi páčila.
1863 yılında henüz bitirmediği taslağı, yayıncı Macmillan'a götürdü ve Mcmillan hikâyeyi beğendi.V roku 1863 ukázal nedokončený rukopis vydavateľovi Macmillanovi, ktorému sa ihneď zapáčil.
Umarım beğenilir." demiştir.Dúfam, že sa vám názov páči..".
Öğrenciler tarafından çok beğenilir.Medzi svojimi žiakmi bol veľmi obľúbený.
Bu eser çok beğenilmiş ve halk arasında popüler olmuştu.Tie sa čoskoro ukázali ako veľmi účinné a medzi ľuďmi sa stali obľúbenými.
Çok beğeni almıştır.Veľmi rýchlo si ju obľúbili.
Ve O bizim ve birçoklarının beğendiği gibi bakmadı.Niektorým ľuďom sa to páčilo, a niektorým ľudom nie.
Buna karşın söz konusu single MTV'den büyük destek gördü ve geniş kitleler tarafından beğenildi.Pochádzajú z neho úspešné single Miss Murder a Love Like Winter.
Böylece kendini kilise ve manastır mensuplarına beğendirmeye çalıştı.Rád bol a je zväzok samosprávnych kláštorov.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Je veľmi sebecký a egoistický.
Kendi tarzını beğensede, herkes onun kötü giyindiğini düşünüyor.Dodal, že si cení mužov, ktorí sa radi obliekajú do tesných pančucháčov.
Ne var ki Kraliçe, biraz kendini beğenmiş bir kadınmış.Súčasne sa cisárovná prejavila ako veľmi sociálne cítiaca žena.
Eser çok tartışıldı ve beğenilmedi.Akokoľvek, bolo to nepríjemné a nepáčilo sa mi to.
Millais ayrıca yaptığı çocuk resimleri ile de büyük beğeni topladı.Plicka s obľubou fotografoval deti.
Oyun, eleştirmenler tarafından beğenildi ve iyi bir satış başarısı elde etti.Hra bola pozitívne prijatá kritikmi a mala komerčný úspech.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.Seriál si našiel silnú podporu medzi fanúšikmi.
Bu dönemde genellikle eskiden hazırladığı güzel eserleri dolayışyla beğenilmekteydi.Obľúbil si najmä krásne štýly batožín, ktoré videl.

İlgili Sayfalar